Irak Dünya Mahkemesi Basın Açıklaması Richard Falk, Irak Dünya Mahkemesi İçin Basın Konferansı Bildirisi
Press Releases
http://www.worldtribunal.org/main/?b=11
Basından: WTI: Irak savaşı haksız ve ahlaksız ABD'nin Irakta direnişçilerle görüştüğü öne sürüldü Amerikalıların yüzde 59'u Irak savaşına karşı çıkıyor Bush Salı gecesi TV'de önemli bir konuşma yapacak ve Bush konuştu: faşist yalan ve demagojinin tipik örneği, aldatılan ABD halkı Bush: 'Çekilme takvimini açıklamak ciddi bir hata olur' Bush, Irak konuşmasını yaptı Bush: Irak'tan çekilme takvimi hata olur Irak'ta bombalı saldırılar devam ediyor... Irak'ta polis devriyesine pusu: 8 ölü Musul'da üç saldırı: 31 ölü fotoğraf "Hürriyet" Gazetesi'nden ödünç alındı 'ABD askerleri, Kuran'ın suretlerini tuvaletlere atıyordu!..' BM: 'GİZLİ HAPİSANE GEMİLERİ VAR' İDDİALARI ÇOK GÜÇLÜ New York Times'in yalanı CIA kaynaklı yalanı: 'Irak'da kitle imha silahı var'
|
|
IRAK DÜNYA MAHKEMESİ, İSTANBUL NİHAİ OTURUMU, 24 -26 Haziran 2005 http://www.worldtribunal.org/main/docs/jurikarar.rtf http://www.worldtribunal.org/main/?b=92 Dosya olarak indirmek için buraya tıklayın 2003 Şubatında, Iraka savaş ilan edilmeden haftalar önce, dünyanın sokaklarında milyonlarca gösterici protesto gösterileri düzenledi. BU çağrılar karşılık bulmadı. Hiçbir uluslararası kurum ya da kuruluş, ABD ve Birleşik Krallıkın şiddetine karşı durma cesaretini ve vicdanını gösteremedi. Kimse onları durduramadı. Aradan iki yıl geçti. Irak bu süre içinde işgal ve talan edildi. Iraka yapılan saldırı, aynı zamanda adalet, özgürlük, güvenlik gibi kavramlara, geleceğimize, hepimize yapılan bir saldırıydı. Biz, vicdan sahibiinsanlar olarak ayağa kalktık ve barışçıl ve adil bir gelecek istemiyle Irak Dnüya Mahkemesini oluşturduk. İstanbul oturumu, Irakın yasadışı işgali üzerine dünyanın farklı yerlerinde 20 şehirde düzenlenen 20 oturumun sonuncusuydu, oturum, 24-26 Haziran 2005 tarihleri arasında İstanbulda düzenlendi. Irak Dünya Mahkemesinin (World Tribunal on Iraq / WTI) temel amacı, Irak Savaşı hakkındaki gerçekleri mümkün olabildiğince gün yüzüne çıkarmak, Irak halkına karşı adaletin sağlanmasının ve sorumluların hesap vermesinin önemini vurgulamak. Irak Dünya Mahkemesinin meşruiyeti, insanlığın ortak vicdanına dayanmaktadır. Biz Vicdan Jürisi, 10 ayrı ülkeden bir araya gelip İstanbulda toplandık. İddia Heyeti ve Irak, ABD ve Birleşik Krallıktan gelen toplam 54 katılımcının tanıklıklarını dinledik. I. Genel Bakış 1. ABD ve Birleşik Krallık hükümetlerinin Irakın 2003 Martındaki yasadışı işgali öncesinde uluslararası kamuoyuna sundukları kanıtların yanlışlığı ortaya çıkmıştır. Gerçek amaç, Ortadoğuyu baskı ve denetim altında tutmaktır. Ortadoğuda hegemonya kurmanın nedeni, dünyanın en büyük petrol rezervleri üzerinde kontrol elde etmek, ve ABDnin bölgedeki stratejik müttefiği İsrailin konumunu güçlendirmektir. 2. Irakta kitle imha silahlarının varlığına ve Saddam Hüseyin rejimi ile El Kaide terör örgütü arasındaki ilişkiye dair düzmece kanıtlar, bağımsız bir ulusa karşı önleyici saldırı düzenlemek için gereken kamuoyu desteğini sağlamak üzere imal edilmiştir. 3. Irak yıllardır kuşatma altındadır. 1991deki ilk Körfez Savaşının ardından uygulanmaya başlayan yaptırımlar, ülkenin Kuzey ve Güney bölgelerinde ilan edilen uçuşa yasak bölgeler, ve ülkenin aynı anda bombalanması, Irakın insani ve maddi kaynak ve kapasitesinin, ülkenin işgal ve istilasını kolaylaştıracak biçimde adım adım zayıflatılması amacına hizmet etmiştir. Bu süreçte, ABD ve Birleşik Krallık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin suç ortaklığına hizmet eden kararını arkalarına almıştır. 4. Kendi gündemlerini oluşturmak pahasına, Bush ve Blair, dünyanın dört bir yanındaki milyonların tepkisine kulaklarını tıkamış, tarihin en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşlarından birini gerçekleştirmiştir. 5. Irakın geçtiğimiz 27 aydaki Anglo-Amerikan istilası, Irak devleti ve toplumunun çöküşüne neden olmuştur. Yasa ve düzen tamamen ortadan kalkmış, insan güvenliği kalmamış, altyapı darmadağın edilmiş, sağlık sistemi yokedilmiş, eğitim sistemi işlevsizleştirilmiş, çevresel ve ekolojik katliamlar yapılmış, ve Irakın kültürel ve arkeolojik mirası ayaklar altına alınmıştır. 6. İşgal ile birlikte Iraktaki etnik ve dinsel ayrılıklar, Irak toplumunun ulus kimliğinin ve bütünlüğünün zayıflatılması amacıyla bilinçli olarak kışkırtılmıştır. Bu, bildik sömürgeci parçala ve yönet anlayışıyla bütünlük gösteren bir yaklaşımdır. 7. 1991den işgale kadar süren yaptırımlar, binlerce insanın acı çekmesine ve ölümüne neden olmuştur. İşgalden sonra durum daha da kötüleşmiştir. En az 100 bin insan öldürülmüş, 60 bini ABD hapishanelerinde herhangi bir yargı işlemine tabii tutulmadan, insani olmayan koşullar altında tutulmakta, binlerce insan kaybolmuş durumda işkence artık sıradan bir olay haline gelmiş bulunmaktadır. 8. Irak ekonomisinin özelleştirilmesi, deregülasyonu ve liberalleştirilmesi, ülkenin Washington Uzlaşmasına uygun biçimde bir hizmet ekonomisine dönüştürülmesini öngören biçimde gerçekleştirilmektedir. İşgal güçleri, aynı zamanda ülkenin petrolünün denetimini ele geçirmişlerdir. 9. İşgal himayesinde oluşturulmuş her yasa ve kurum, hem yasal, hem de ahlaki zeminden yoksundur. Henüz sonuçlanmış olan seçim, Kurucu Meclis, varolan hükümet ve Anayasa Taslak Komitesi, bu nedenle gayrımeşrudur. 10. İşgale karşı yoğun bir muhalefet vardır. Barışçıl yollardan yürütülen siyasi, toplumsal ve sivil direniş, işgal güçlerinin baskısıyla karşılaşmaktadır. İşgal güçlerinin kaba kuvvete başvurması, güçlü bir silahlı direnişin örgütlenmesi ve çaresizlikten kaynaklı türlü şiddet eylemlerine vesile olmuştur. Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, ve uluslararası yasalarda belirtilen ilkelere göre, işgale karşı halk hareketi meşru ve makuldür. II. Tavsiyeler Biz Vicdan Jürisi olarak, Irak halkının ülkesinin yasadışı işgaline karşı direnme ve kendi bağımsız kurumlarını oluşturma hakkını tanıyarak ve işgale karşı direnme hakkının, Birleşmiş Milletler Sözleşmesinden kaynaklanan kendi kaderini tayin, özgürlük ve bağımsızlık için mücadele etme hakkı olduğunu teyid ederek, Irak halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu ilan ederiz. Tavsiyelerimiz şunlardır:
Biz Vicdan Jürisi üyeleri olarak bu tavsiyelerin uluslararası kurumların, korku ve çıkarlar değil halkların iradesi doğrultusunda şekillendiği ve yeniden şekillendiği, gazetecilerin ve aydınların sessiz kalmadıkları, dünyanın halklarının iradesinin merkezde olduğu ve insan güvenliğinin devlet güvenliği ile şirket kârlarından önce geldiği bir dünya için gereken zemini hazırlayacağını umuyoruz.
|
|
Irak Dünya Mahkemesi Basın Açıklaması Açık Radyo İstanbul, 27 Haziran 2005 27/06/2005 http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=10861 10 ülkeden iddia heyeti, vicdan jürisi ve tanıklardan oluşan toplam 54 kişinin katılımıyla düzenlenen Irak Dünya Mahkemesi İstanbul Nihai Oturumu, bugün düzenlenen bir basın toplantısında karar metninin açıklanmasıyla sona erdi.
Vicdan Jürisi adına konuşan Jüri Başkanı Hintli yazar Arundhati Roy, bu savaşın tarihte yapılmış olan en haksız savaş olduğunu söyledi: Bush ve Blair hükümetleri, dünyanın dört bir yanında milyonların bu savaşa karşı protestolarını ısrarla duymazlıktan geldiler ve dünyanın en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşlarından birine imza attılar.
Jüri, ABD ve İngiltere hükümetlerine aşağıdaki suçlamaları yöneltti:
· Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin ve Nüremberg İlkelerinin ihlali pahasına, saldırgan bir savaş planlamak, hazırlamak ve yürütmek, · Irak sivil halkını ve altyapısını hedef gözetmek, · Ölçüsüz güç ve silah kullanımı, · Askeri etkinlikler ve ardından gelen işgal sırasında sivillerin yaşamını güvenliğe almamak, · Barışçıl göstericilere karşı ölümcül şiddet uygulamak, · Herhangi bir yargı süreci uygulanmadan, kolektif cezalandırma da dahil olmak üzere, cezalandırma uygulamak, · Irak askerlerini ve sivilleri işkence ve insanlık dışı muameleye tabii tutmak, · Yasadışı olarak işgal ve istila edilmiş bir ülkenin yasalarını yeniden düzenlemek, · Çevreyi bilerek ve isteyerek tahrip etmek, · Iraklı kadınların yaşama koşullarının kötüleşmesine doğrudan neden olmak, · Bilgi edinme hakkının kullanılmasını , Irak basınını sansürlemek de dahil olmak üzere, türlü yöntemlerle engellemek, · Uluslararası hukuku ihlal ederek, işkenceyi, işkenceye müsamaha gösterilecek ve yasadışı göz altıları haklı çıkaracak biçimde yeniden tanımlamak.
Birleşmiş Milletler de Suçlu
Jüri, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini de koalisyon güçlerinin yasadışı davranışlarına karşı çıkmayarak, savaşı durdurmak için gerekeni yapmamakla suçladı.
Irak Dünya Mahkemesi Vicdan Jürisi, Irak halkının ülkelerinin yasadışı işgaline karşı direniş hakkının tanınması çağrısında bulundu. Jüri, Irak halkının işgale karşı, kendi kaderini tayin, özgürlük ve bağımsızlık için direnişinin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi tarafından meşru kılındığını söyledi.
8 oturum, 63 konuşmacı
İki yılı aşkın süredir dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan oturumların ardından 24 Haziran Cuma günü başlayan İstanbuldaki nihai oturumda iddia heyeti ve tanık olarak 63 kişi konuştu. 17 kişilik vicdan jürisi, mahkemeye sunulan belgeleri akşamları değerlendirdi ve bu sabaha dek süren tartışmalardan sonra kararını verdi.
Darphane-i Amiredeki mahkeme sırasında altı ana konuda toplam sekiz oturum yapıldı. Bu oturumlarda konuşmacılar 51 konuda mahkemeye bilgi sundu. Oturumların ikinci günü, en hareketli ve en ilgi çeken gün oldu. Iraklı tanıkların dinlendiği ikinci günde, mahkeme salonuna Irakta çekilmiş onlarca fotoğrafın yer aldığı bir film şeridi şeklindeki pankart getirildi ve bugün hayatta olmayan insanların fotoğrafları önünde bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
1500 Kişi Darphanede
Darphane-i Amire, üç gün boyunca 1500ün üzerinde konuğu ağırladı. Mahkeme salonu olarak kullanılan bölümün dışında da yoğun bir hareket yaşandı. Salona sığmayanların, içerideki konuşmaları büyük ekrandan ve simultane çeviriyle izlediği kafeteryanın tribünleri hep doluydu. Basın odası olarak ayrılan iki salonda 150den fazla medya çalışanı haberlerini yazarken WTI gönüllüleri de web sitesine yüklenen haberlerle tüm medya için haber ajansı görevini üstlendi. www.worldtribunal.org adresinden canlı yayınlanan Mahkeme bütün kıtalarda on binlerce kişi tarafından izlendi. Darphanenin tarihi atmosferinde, özellikle televizyoncuların rahat çekim yapabilmesi için düzenlenen röportaj odaları hiç boş kalmadı. Sergi salonları da 1500 izleyici ağırladı.
|
|
Irak Dünya Mahkemesi İçin Basın Konferansı Bildirisi Richard Falk 22 Haziran 2005, İstanbul 23/06/2005 http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=10850&cat=1 Irak Dünya Mahkemesi tarihi öneme sahip bir girişim. Dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen, Irak Savaşının hukuki boyutlarıyl ilgili mahkeme oturumlarının oluşturduğu sürecin son noktası. Dünyanın duyarlı insanlarının gerçekleştirdiği bu kadar kendiliğinden bir girişim daha önce hiç olmamıştı. Irak Dünya Mahkemesi, savaş ve barış meselelerinde hiçbir devletin veya liderin hukuktan üstün olamaycağ inancıyla hareket eden, ahlaki küreselleşme denilebilecek bir ifadeyi temsil ediyor. Ayrıca bütün dünyadaki insanların, Irak Savaşının uluslararası hukuk ve ahlaka aykırı olduğun adair çok güçlü duygularını ifade ediyor. Biz burada konuşurken Irakta hergün insanları ölüyor ve acı çekiyor olması, bu girişime aciliyet kazandırıyor. Hukukun anlamını bulmak için akademik bir toplantı yapmıyoruz. Bu mahkeme öncelikle halk demokrasisinin bir ifadesi, dünya politikasında neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair bir ahlaki vicdan muhasebesi ve ABDnin dünya hakimiyeti denildiğinde anladığımız şeylere karşı bir direniş. Irak Savaşı sadece bir başlangıç. Irak Dünya Mahkemesinin daha genel anlamdaki kaygısı, dünyanın birçok yerinde tehlike, şiddet ve sömürü getiren ABDnin küresel hegemonya hırsı.
Bir devlet veya onun liderlerinin savaşla ilgili yasal sorumluluğu üzerine hüküm verme amacıyla bir mahkeme kurma fikri yeni değl. II. Dünya Savaşından sonra muzaffevr hükümetler Nürenberg ve Tokyoda mahkemeler kurup Alman ve Japon liderlerini sorumlu tuttular. Ünlü Nürenberg Hükmünde, en büyük suçun saldırı savaşı, yani Barışa Karşı İşlenen Suç olduğu ilan edildi. BM Şartında bu, fikir geliştirildi ve meşru müdafaa amacıyla veya BM Güvenlik Konseyinin onayıyla yapılmayan savaşların yasadışı savaşlar olduğu, dolayısıyla Barışa Karşı İşlenmiş Suç teşkil ettiği belirtildi. Irak Dünya Mahkemesi; Irak Savaşının bu tip bir yasadışı savaş olduğu, ABD ve Birleşik Krallık liderlerinin savaşın başlaması ve Irak işgaline eşlik eden Savaş Hukuku ihlallerinden şahsen ve cezai bir şekilde sorumlu olduğu görüşünü paylaşan, farklı ülkelerin yurttaşları tarafından başlatıldı.
Mahkeme çalışaları İddia Heyeti ve Vicdan Jürisi olarak ikiye ayrıldı. İddia Heyetinin rolü, suçlamaları analizler ve tanıklıklar yoluyla inandırıcı biçimde belgelemek ve dünyanın her yanından gelen ahlaki itibar sahibi saygıdeğer kişiliklerin otuşturduğu Vicdan Jürisine başvurarak, savaştaki aktörler ve bu aktörlerin yaptıkları hakkında uluslararası hukuk ışığında bir hüküm geçmesini sağlamak.
Irak Dünya Mahkemesinin infaz gücü bulunmayan bir mahkeme olduğunun farkındayız. Daha ziyade duyarlı, bağımsız, tarafsız ve dürüst insanların gerçekleştireceği bir soruşturma bu. Irak Savaşını destekleyen hükümetlerin, hareketlerinin bir şekilde yasal, ahlaki ve politik açıdan kabul edilebilir olduğu yönündeki iddialarının uluslararası hukuk nezdinde ne kadar itibarı olabileceğini değerlendirmek istiyoruz. Irak Dünya Mahkemesi, Irak Savaşının her boyutu hakkındaki gerçekleri olabildiğince net ve güçlü bir şekilde duyurmak için tasarlandı. Neticede, demokrasi politik otoritenin gerçek meşru temeliyse, özellikle savaş ve barış gibi konularda Hukukun Üstünlüğü ilkesini hayata geçiremeyen liderler orumlu tutulabilmelidir. Eğer hükümetler ve Birleşmiş Milletler hesap sormayı beceremiyor ve istemiyorsa, yasadışı bir savaşa ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırı davranışlara dur demek sivil toplum adına hareket eden yurttaşların görevidir. Nihayetinde, BM Şartında geçen şu meşhur sözleri hatırlatmak isterim: Biz bu dünyanın halkları... bizden sonraki nesilleri savaşın felaketlerinden korumaya kararlıyız.
Irak Dünya Mahkemesi bu sözleri harekete geçme çağrısı olarak görüyor. Bugün bu Mahkemeye katılan bizler, saldırı savaşlarına ve ABD Hükümetinin, diğer devletlerin egemenlik ve bağımsızlığını çiğnemeye yönelik daha geniş çaplı faaliyetlerine direnen küresel hareketin bir parçası olan dünya yurttaşları olarak Türkiyedeyiz. Irak Dünya Mahkemesi olarak, evrensel barış ve adalet arayışındaki, insan haklarının korunmasından yana olan her ülkeden kişileri bu hayati göreve katılmaya çağırıyoruz. Saldırı savaşlarının artık sadece belirli devletler arasındaki mücadele olmadığını anlama zamanı geldi. Bu savaş, dünyanın her yerindeki insanlara karşı yapılan bir saldırıdır ve heryerde ona karşı çıkılmalıdır. Saldırı savaşı sadece Barışa Karşı Suç değil, aynı zamanda İnsanlığa Karşı Suçların en büyüğü haline geldi.
Irak Dünya Mahkemesi saldırı savaşına, savaş suçlarına ve insanlık suçlarına karşı çıkıyor. Hükümetlere veya Birleşmiş Milletlere karşı çıkmıyor. Hatta, asıl işleri güçsüz devletleri ve onların nüfuslarını bu tür yasa dışılıklara karşı korumak olan hükümetleri ve BMyi kanunlara saygılı olmaya teşvik edecek tabandan bir basınç yaratmayı umut ediyor. Böyle bir korumanın da ötesinde, halkların v hükümetlerin oluşturduğu dünya çapındaki hüreketin insani bir küreselleşmeye ulaşması gerektiğini savunuyoruz. Bu küreselleşme dünya ekonomisi açısından eşitlikçi, bütün herkesin insan haklarını gözetmesi bakımından meşru olmalı ve herşeyin ötesinde, dünya üzerindeki bütün uluslar için adalet temelinde sürdürülebilir barışın şartlarını oluşturmalıdır.
|
| WTI: Irak savaşı haksız ve ahlaksız İstanbul 27.06.2005 http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~3@nvid~596580,00.asp Irak Dünya Mahkemesi İstanbul Nihai Oturumu açıklanan kararla sona erdi. Vicdan jürisi, Irak Savaşının "dünyanın en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşı" olduğuna karar verdi. Irak Dünya Mahkemesi (WTI) kararında, başta ABD Başkanı George W. Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair olmak üzere sorumlular hakkında kapsamlı soruşturma yapılması gerektiği belirtildi.
Çeşitli sivil toplum kuruluşları, akademisyen ve hukukçuların öncülüğünde düzenlenen Irak Dünya Mahkemesi'nin Darphane-i Amire'deki 3 günlük oturumlarının ardından Vicdan Jürisinin karar ve tavsiyeler metni, Armada Otel'de düzenlenen basın toplantısında Jüri Başkanı Hintli yazar Arundhati Roy tarafından okundu.
Karar metninde, 2003 yılı Şubat ayında, Irak'a savaş ilan edilmeden önce dünya genelinde milyonlarca göstericinin protestolar düzenlediği belirtilerek, bu çağrıların karşılık bulmadığı ve hiçbir uluslararası kurum ya da kuruluşun, ABD ile İngiltere'nin şiddetine karşı durma vicdanını gösteremediği kaydedildi.
"IRAK İŞGAL VE TALAN EDİLDİ"
Aradan geçen 2 yıllık süreçte Irak'ın işgal ve talan edildiği anlatılan metinde, Irak'a yapılan saldırı, aynı zamanda adalet, özgürlük, güvenlik gibi kavramlara, geleceğimize, hepimize yapılan bir saldırıydı. Biz, vicdan sahibi insanlar olarak ayağa kalktık ve barışçıl, adil bir gelecek istemiyle Irak Dünya Mahkemesi'ni oluşturduk ifadesine yer verildi.
Mahkemenin temel amacının, Irak savaşı hakkındaki gerçekleri mümkün olabildiğince gün yüzüne çıkarmak ve Irak halkına karşı adaletin sağlanması ile sorumluların hesap vermesinin önemini vurgulamak olduğu kaydedilen metinde, şöyle denildi:
Irak Dünya Mahkemesi'nin meşruiyeti, insanlığın ortak vicdanına dayanmaktadır. Biz vicdan jürisi, 10 ayrı ülkeden bir araya gelip İstanbul'da toplandık. İddia heyeti ve Irak, ABD ve Birleşik Krallık'tan gelen toplam 54 katılımcının tanıklıklarını dinledik.
"GERÇEK AMAÇ ORTADOĞU'YU BASKI ALTINDA TUTMAKTIR"
ABD ve Birleşik Krallık hükümetlerinin Irak'ın 2003 Mart'ındaki yasadışı işgali öncesinde uluslararası kamuoyuna sundukları kanıtların yanlışlığı ortaya çıkmıştır.
Gerçek amaç, Ortadoğu'yu baskı ve denetim altında tutmaktır. Ortadoğu'da hegemonya kurmanın nedeni, dünyanın en büyük petrol rezervleri üzerinde kontrol elde etmek ve ABD'nin bölgedeki stratejik müttefiği İsrail'in konumunu güçlendirmektir.
"SALDIRI İÇİN DÜZMECE KANITLAR"
Irak'ta kitle imha silahlarının varlığına ve Saddam Hüseyin rejimi ile El-Kaide terör örgütü arasındaki ilişkiye dair düzmece kanıtlar, bağımsız bir ulusa karşı 'önleyici saldırı' düzenlemek için gereken kamuoyu desteğini sağlamak üzere 'imal edilmiştir'.
Kendi gündemlerini oluşturmak pahasına Bush ve Blair, dünyanın dört bir yanındaki milyonların tepkisine kulaklarını tıkamış, tarihin en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşlarından birini gerçekleştirmiştir.
IRAK'TA SAVAŞIN YOL AÇTIĞI HASAR
Kararda, Irak'ta işgalin ardından insan güvenliği, altyapı, sağlık, eğitim, çevresel, ekolojik ve arkeolojik alanda oluşan büyük hasara dikkat çekilerek, İşgal ile birlikte Irak'taki etnik ve dinsel ayrılıklar, Irak toplumunun ulus kimliğinin ve bütünlüğünün zayıflatılması amacıyla bilinçli olarak kışkırtılmıştır denildi.
1991'den işgale kadar süren yaptırımların, binlerce insanın acı çekmesine ve ölümüne neden olduğu belirtilen metinde, savaşta en az 100 bin insan öldürüldüğü, 60 bin insanın ABD hapishanelerinde herhangi bir yargı işlemine tabii tutulmadan, insani olmayan koşullar altında tutulduğu, binlerce insanın kaybolduğu ve işkencenin artık sıradan bir olay haline geldiği savunuldu.
İşgal güçlerinin, aynı zamanda ülkenin petrolünün denetimini de ele geçirdiği iddia edilen kararda, işgal himayesinde oluşturulmuş yasa ve kurumların, hem yasal, hem de ahlaki zeminden yoksun olduğu, henüz sonuçlanmış olan seçim, Kurucu Meclis, var olan hükümet ve Anayasa Taslak Komitesi'nin bu nedenle gayrimeşru olduğu iddia edildi.
TAVSİYELER
İşgale karşı yoğun bir muhalefet bulunduğu ve uluslararası yasalarda belirtilen ilkelere göre bu halk hareketinin meşru olduğu savunulan karar metninde, şu tavsiyelerde bulunuldu:
- Koalisyon güçleri hiç zaman kaybetmeden ve koşulsuz olarak Irak'tan çekilmelidir.
- Koalisyon devletleri, gerçekleştirdikleri yasadışı istila ve işgal ile yol açtıkları insani, ekonomik, ekolojik ve kültürel yıkım nedeniyle Irak'a ve Irak halkına tazminat ödemelidirler.
- İşgal süresi içinde yapılan ve Irak halkının çıkarlarına aykırı gördüğü bütün yasa, mukavele, anlaşma ve kurumlar geçersiz sayılmalıdır.
- Guantanamo hapishanesi ve yabancı ülkelerdeki bütün diğer ABD askeri hapishaneleri kapatılmalı, mahkumların adları açıklanmalı, savaş tutsağı statüsünde oldukları kabul edilip yasal hakları tanınmalıdır.
- Irak'ta saldırı suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten sorumlu olanlar hakkında, başta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George W. Bush, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve koalisyon ülkeleri hükümet yetkilileri olmak üzere kapsamlı bir soruşturma yapılmalıdır.
- Bu yasadışı savaşa katılanları, örneğin kasten yalan söyleyen gazetecileri, ırkçı, etnik ve dini nefreti körükleyen büyük şirketlere ait medya kuruluşlarını ve bu savaştan çıkar sağlayan çok uluslu şirketlerin üst düzey yöneticilerini ahlaken ve kişisel olarak sorumlu tutacak hesap sorma süreci başlatılmalıdır.
ABD VE İNGİLİZ MALLARINI BOYKOT
Söz konusu şirketlerin isimlerinin de sayıldığı metinde, Savaştan doğrudan kar elde eden ABD ve İngiliz şirketlerine karşı harekete geçilmelidir. Bu eylemler, bu şirketlerin ofislerini kapatmak, mallarını boykot etmek ve hissedarlarına hisselerini elden çıkartmaları için baskı yapmak gibi doğrudan eylem biçimlerini içerebilir ifadesine yer verildi.
Metinde, ordu mensuplarının vicdanlarının sesini dinlemeleri ve yasadışı bir savaşa katılmayı reddetmeleri gerektiği savunularak, vicdani retçilere siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiği kaydedildi.
"YABANCI ÜLKELERDEKİ ABD ÜSLERİ KALDIRILMALI"
Yabancı ülkelerdeki tüm ABD üslerinin kaldırılması için açılan uluslararası kampanyaların güçlendirilmesi istenen metinde, ayrıca şu görüşlere yer verildi:
Tüm dünya halkları, hükümetlerinin Irak'taki işgale maddi, lojistik ve manevi destek vermek girişimlerine direnmeli ve bunu reddetmelidirler. Biz vicdan jürisi üyeleri olarak, bu tavsiyelerin uluslararası kurumların, korku ve çıkarlar değil halkların iradesi doğrultusunda yeniden şekillendiği, gazetecilerin ve aydınların sessiz kalmadıkları, dünyanın halklarının iradesinin merkezde olduğu ve insan güvenliğinin devlet güvenliği ile şirket kararlarından önce geldiği bir dünya için gereken zemini hazırlayacağını umuyoruz.
"KISMEN AMACIMIZA ULAŞTIK"
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Roy, mahkemenin amacına ulaşıp ulaşmadığına ilişkin bir soru üzerine, Gelecek kuşaklara bugüne ait bilgi ve belgeleri aktarmak gerekiyor. Bu açıdan kısmi olarak amacımıza ulaştığımızı söyleyebilirim dedi.
Jüri üyesi Ayşe Erzan da, başka bir soru üzerine, karar metninin bütün ilgili kişilere ulaştırılacağını belirterek, Bu metnin uluslararası mahkemelere bir nevi suç duyurusu biçiminde yansıtılması gerektiği üzerinde de fikir birliğimiz var diye konuştu. (aa) İstanbulda Irak mahkemesi Aslı SÖZBİLİR - Ardıç AYTALAR İSTANBUL 25 Haziran 2005 Cumartesi http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~595589,00.asp ABD Başkanı George Bush ile, Ankaranın AB yolunda tüm ümitlerini bağladığı İngiltere Başbakanı Tony Blairin de aralarında bulunduğu, Irak işgalinin sorumlularının yargılandığı Irak Dünya Mahkemesinin Topkapı Sarayı, Darphane-i Amire binalarında gerçekleşen dünkü ilk oturumunda, AKP Adıyaman milletvekili Faruk Ünsal da katılımcı olarak yer aldı. Ünsal, mahkemeye AKPyi temsilen değil, insan hakları savunucusu sıfatıyla katıldığını söyledi. Ünsal, Ben, ABD karşıtlığı yapmıyorum. Burada yaptığımız hukukun üstünlüğünün altını çizmektir. Eğer gerçekten işgal, istihbarat raporlarına göre yapıldıysa, bunların dünyayı feci şekilde aldattığı ortaya çıkmıştır. Hareketin yanlışlığı anlaşıldığına göre, Irak halkına bu acıları çektirenlerin yargılanıp cezalandırılması gerekmektedir dedi. Açılış konuşmasını ünlü Hintli yazar Arundhati Royun yaptığı mahkemede, iddia heyeti sunumlarının ardından 17 kişiden oluşan vicdan jürisinin sorularını yanıtladı. Mahkeme pazartesi günü vicdan jürisinin vereceği kararla bitecek.
28 Haziran 2005 Salı http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/28/gundem/gundem1.html
ABD
müttefiklerinin insanlığa karşı işlediği suçların ele alındığı 'Irak
Dünya Mahkemesi' dün son kararını açıkladı. Vicdan Jürisi Başkanı
Arundahati Roy'un İngilizce, Prof. Dr. Ayşe Erzan'ın da Türkçe
açıkladığı kararda koalisyon güçlerinin zaman kaybetmeden, koşulsuz
Irak'tan çekilmesi ve ABD Başkanı George Bush, İngiltere Başbakanı Tony
Blair ile koalisyon ülkeleri yetkililerinin hakkında kapsamlı bir
soruşturma yapılması istendi. Roy, bu isimlere daha başkalarının da
eklenebileceğini belirterek, 'Vicdanınızı rahatsız eden isimleri duvarın
boş yerlerine yazabilirsiniz' dedi.
|
|
25 Haziran 2005 Cumartesi http://www.yenisafak.com.tr/ Beyaz Saray'da İbrahim Caferi ile biraraya gelen Bush, ''şahit olduğumuz cinayetler ve bombalar, insan hayatına saygı göstermeyen ve Irak'ın özgürleşmesine karşı çıkan düşmanının ne denli zorlu ve utanmaz olduğunu vurgulamaktadır'' diye konuştu. WASHINGTON- ABD Başkanı George Bush, Irak'ın önündeki yolun kolay olmayacağını söyledi. Beyaz Saray'da Irak Başbakanı İbrahim Caferi ile biraraya gelen Bush, düzenlenen ortak basın toplantısında, ''Irak'ın önünde açılan yolun kolay olmayacağını'' belirterek, ''şahit olduğumuz cinayetler ve bombalar, insan hayatına saygı göstermeyen ve Irak'ın özgürleşmesine karşı çıkan düşmanının ne denli zorlu ve utanmaz olduğunu vurgulamaktadır'' diye konuştu. Amerikan güçlerinin Irak'tan çekilme takviminin açıklanmayacağını da söyleyen Bush, Caferi'ye, ''takvim konusunda endişelenmenize gerek yok. Irak güvenlik güçleri yeterince güçleninceye kadar sizinle beraber çalışmak istiyoruz'' dedi. Konuşmasında, ''Irak'ta egemenliğin Iraklılara'' devrinden bir yıl sonra terör saldırlarının bitmemiş olmasından oluşmuş ''bataklığa'' da değinen Bush, ''teröristler, eylemlerinin görüntülerini Irak halkının görmesini istiyor. Bu Irak halkını yaralıyor ve bizi de'' dedi. Bush, ''teröristlerin hep masum insanları öldürdüğünü'' belirtti. Ortak basın toplantısında İbrahim Caferi de, Bush'a, 'bize paradan öte verdiniz: Evlatlarınızı (askerlerinizi)'' diye konuştu. Bush'un dili sürçtü Bush, Irak Başbakanı İbrahim Caferi ile düzenlediği basın toplantısında, ''Irak ile barış içinde yan yana yaşayan bir Filistin devletini hayal ediyorum'' dedi. Bu ifadeyi ''umudunun demokratik ve barışçıl bir Ortadoğu'' olduğunu söylerken yapan Bush'un, aslında Irak yerine İsrail'i kast ettiği sanılıyor. Bush, sık sık İsrail'in yanında bir Filistin devleti kurulması çağrısı yapıyor. Bush, ayrıca Mısır'da serbest ve açık seçim olması çağrısını da yineledi. El Sistani'nin yardımcısı öldürüldü Irak'ın başkenti Bağdat'ta, Şii lider Büyük Ayetullah Ali El Sistani'nin yardımcılarından Samir El Bağdadi ve iki koruması silahlı saldırıda öldürüldü. İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, El Bağdadi'nin aracının dün öğle saatlerinde Dura mahallesinden El Cedide mahallesine giderken kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğradığı belirtildi. Saldırıda El Bağdadi ve iki korumasının öldüğü, bir koruma görevlisinin de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. Irak'ın en etkili Şii liderlerinden biri olan Sistani, saldırıdan sonra açıklamada bulunmadı. 27.06.2005 http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/06/27/dunya/dunya2.html Direnişin güçlendiği Irak dün yine intihar saldırılarıyla sarsıldı. Musul'da bir polis karakolu, hastane ve askeri üsse düzenlenen intihar saldırılarında 36 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı. 3 saldırıya da liderliğini Ürdünlü terörist Ebu Musab El Zerkavi'nin yaptığı Irak El Kaide Cihad Örgütü üstlendi. Durumun her geçen gün kötüye gittiği Irak konusunda ABD'deki Demokratlar da Cumhuriyetçi Başkan George Bush yönetimine karşı sesini yükseltiyor. Eski Demokrat Başkan Jimmy Carter'ın ulusalgüvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski, Irak'ın ABD ordusu açısından içinden çıkılamayacak bir bataklığa dönüşmekte olduğunu söyledi. ABD'de demokratlar, Irak'taki Amerikan askerlerinin geri çekilmesi için bir takvim açıklanmasını isterken, Bush yönetimi bu talebi reddediyor.
ABD'nin Irakta direnişçilerle görüştüğü öne sürüldü Londra 26 Haziran 2005 Pazar http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~3@nvid~596136,00.asp İngiltere'de yayımlanan The Sunday Times gazetesi, Amerikalı yetkililerin Irak'taki direnişçilerle görüşmeler başlattıklarını öne sürdü. Eski bir Iraklı bakan ve büyük bir aşiretin liderinin haftalar süren ön hazırlıklarının ardından, Amerikalı yetkililerin geniş güvenlik önlemleri altında Bağdat'ın kuzeyindeki bir kasabada direnişçilerin komutanlarıyla bir araya geldiğini yazan Times, bu görüşmede bir diyalog arayışının ortaya konulduğunu iddia etti.
İlk görüşmenin 3 Haziran'da, ikincisinin de 13 Haziran'da yapıldığını öne süren Sunday Times, haberini, adını açıklamadığı Iraklı bir kaynağa dayandırdı. Times, görüşmelerin ayrıntılarının ise görüşmelere katılan gruplara mensup iki Iraklıdan elde edildiğini bildirdi.
Gelecek dönem için yeni görüşmelerin planlandığını öne süren Sunday Times, bu görüşmelerden elde edilecek sonuçla Irak'taki şiddetin azaltılmasının umulduğunu kaydetti. Gazete, Irak'taki çok sayıda eylemden sorumlu tutulan Ebu Musab El Zerkavi'nin grubunun ise görüşmelere temsilci göndermediğini yazdı.
Gazeteye göre, bu görüşmelerin yapılması için ilk adım, 20 yıldır ABD'de sürgün hayatı yaşayan, Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinin ardından ülkesine dönen eski Bakan Ayham El Samurai tarafından atıldı. Times, Samurai'nin önündeki en büyük güçlüğün, tarafları görüşmeye geldikleri sırada pusuya düşürülmeyeceklerine ikna etmek olduğunu yazdı.
70 MÜSLÜMAN İNGİLİZ IRAK'TAKİ DİRENİŞÇİLERE KATILDI
Sunday Times'ın bir başka haberinde de 70 civarında genç Müslüman İngiliz vatandaşının direnişçilere katılmak üzere Irak'a gittikleri iddiası yer aldı.
Gazete, üst düzey güvenlik ve istihbarat görevlilerine dayandırdığı haberinde, koalisyon güçlerine karşı mücadele veren İngilizlerden 3'ünün ise çatışmalar sırasında hayatını kaybettiklerini öne sürdü.
Gazete, İngiliz iç istihbarat örgütü MI5'ın Başkanı Eliza Manningham-Buller'ın konuyla ilgili olarak Başbakan Tony Blair'e brifing verdiğini de yazdı. (aa)
Amerikalıların yüzde 59'u Irak savaşına karşı çıkıyor 21 Haziran 2005 Salı http://www.yenisafak.com.tr/ NEW YORK- ABD'de yapılan son bir ankete göre, Amerikan kamuoyunun Irak'taki savaşa ve terörle mücadeleye yönelik desteği her geçen gün düşüyor. Hafta sonu yapılan ve sonuçları dün akşam açıklanan CNN/USA Today/Gallup anketine göre, Amerikan halkının yüzde 59'u Irak'taki savaşa artık karşı çıkarken, savaşa destek verenlerin oranı yüzde 39'da kalıyor. Destek verenlerin Mart ayındaki oranının ise yüzde 47 olduğuna dikkat çekiliyor. Bush yönetiminin teröre karşı yürüttüğü mücadeleden tatmin olanların oranında da büyük düşüş yaşandığını ortaya koyan kamuoyu araştırması, Amerikan halkının yüzde 47'sinin mevcut durumdan memnun olmadığını gösterdi. Bu rakamın şubat ayında yüzde 35 olduğuna dikkat çekilirken, bir ölçüde durumdan memnun olanların oranının ise yüzde 42 olduğu belirtildi. Kamuoyu araştırmasına göre, ABD'ye yönelik bir terör saldırısına 'büyük bir olasılık' olarak bakanların oranı şubat ayında yüzde 10 iken, şu an yüzde 4'e gerilemiş durumda. Halkın yüzde 31'i ise ABD'ye yönelik bir terör saldırısının 'bir ölçüde olası' olduğuna inanırken, yüzde 63'ü böyle bir saldırıyı olası görmüyor. Buna rağmen ABD'nin Guantanamo Körfezi'ndeki tutuklulara davranış tarzını onaylayanların oranının yüzde 52 olduğunu gösteren kamuoyu araştırması, halkın yüzde 37'sinin ise bunu tasvip etmediğini gösterdi. Öte yandan, halkın yüzde 58'i Guantanamo'daki hapishanenin kapatılmaması gerektiğini savunurken, tersini isteyenlerin oranı ancak yüzde 36'yı buluyor. Anket sonuçlarına göre, Bush yönetiminin ABD vatandaşlarını terörden koruyabileceğine güçlü şekilde güvenenlerin oranı yüzde 23'e gerilerken, orta düzeyde güvenenlerin oranı yüzde 38'e çıktı. Bu konuda Bush yönetimine güvenmeyenlerin oranı ise Şubat ayında bulunduğu yüzde 10'luk seviyesinden yüzde 17'ye tırmandı.
Bush Salı gecesi TV'de önemli bir konuşma yapacak 25 Haziran 2005 Cumartesi http://www.yenisafak.com.tr/ ABD Başkanı, Irak'ta şiddet olaylarının artmasıyla birlikte Amerikan kamuoyu önünde zor durumda kalınca, televizyonlarda canlı yayınlanacak bir konuşma ile Irak planlarını anlatacak. WASHINGTON - Irak'ta şiddet olaylarının artmasıyla birlikte Amerikan kamuoyu önünde zor durumda kalan ABD Başkanı George Bush'un, salı gecesi ABD'nin Irak'taki planları konusunda "önemli" bir konuşma yapacağı bildirildi. Bush'un akşam saatlerinde North Carolina eyaletinde Fort Bragg askeri üssünde yapacağı konuşmanın tamamının canlı yayımlanması için, yönetimin bütün belli başlı televizyon kanallarına başvuruda bulunduğu belirtildi. Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan, Bush'un, konuşmasında "Irak'ta nasıl daha ileriye gidilebileceğine" ilişkin görüşlerini Amerikan halkına ileteceğini söyledi. Bush'un 28 Haziran Salı günü yapacağı konuşmanın, Irak'ta egemenliğin Amerikan güçleri tarafından Iraklılara devredilmesinin birinci yıldönümüne rastlatıldığı belirtiliyor. Irak'ta Sünni Arap direnişinin şiddetlenmesiyle birlikte her gün onlarca Iraklının yanı sıra Amerikan askerlerinin de ölmeye devam etmesi, Başkan Bush'a ABD'de verilen kamuoyu desteğinin son haftalarda büyük ölçüde düşmesine yol açmıştı. Bush, salı gecesi önemli Irak konuşması yapacak...
25
Haziran 2005 / Cumartesi http://www.milliyet.com.tr/2005/06/25/index.html
ve Bush konuştu:
faşist yalan ve demagojinin tipik örneği, aldatılan ABD halkı
Bush:
'Çekilme
takvimini açıklamak ciddi bir hata olur'
|