|
ABDde kurulan Military Families Speak Out/ Asker Aileleri Açık Konuşur adlı örgütlenmenin kurucularından Judy Linehan ile Murat Kuseyrinin söyleşisi
Verilen bilgilere göre Irakı işgal edilmesinden bu yana çoğunluğu sivil olmak üzere 100 bini aşkın Iraklı yaşamını yitirdi. İşgalciler Irakta hiç ummadıkları bir direnişle karşılaştılar. 1500ü aşkın ABD askeri öldürüldü. İşgal ABD ekonomisine her ay 4,7 milyar dolarlık ektra bir yük getirdi. ABD içerisinde Bushun izlediği saldırgan politikaya muhalefet giderek arttı. Geçen hafta ABDde yapılan kamuoyu yoklamalarının sonuçları halkın % 53ün Irakın işgaline karşı olduğunu gösteriyor. Hakın % 57si Bushun Iraktaki krisi çözmede başarısız olduğunu, % 70i ise 1500 ABD askerinin yaşamını yitirmesini kabul edilmez buluyor. ABD halkı arasında savaşa tepki artıyor, alanlara çıkan halk savaşın durdurulmasını ve işgalin son bulmasını istiyor. Irak işgalinin 2. yıldönümünde ABDnin 300ü aşkın yerleşim biriminde protesto gösterileri yapıldı. Savaşa katılan askerlerin aileleri de savaşa karşı mücadele içinde etkin olmaya başladılar. Military Families Speak Out adını verdikleri bir örgütlenmeye giderek savaşın durdurulmasını talep ettiler. Örgütün kurucularından Ludy Linehan, 19 Mart 2005 günü Stockholmda yapılan savaş karşıtı gösteriye katılarak bir konuşma yaptı.
Kuseyri: Örgütünüz kuruluşu ve amaçları hakkında bilgi verirmisiniz?
Linehan: Bush yönetiminin izlediği politikalara duyduğumuz tepki ve kızgınlık sonucu böyle bir örgütlenmeye gittik. Hükümetin izlediği saldırgan politikadan en fazla çocukları savaşa gönderilen askerlerin aileleri etkileniyordu. Ama Bush yönetimi ailelerin çektikleri acılara boş veren bir tavır sergiledi. 2002 yılın Kasım ayında oğulları Iraka savaşmaya gönderilen Charles Richardson och Nancy Lessin bu örgütlenmeye öncülük ettiler. Gazetelerden birinde bu çiftin savaşa karşı olduklarına ilişkin küçük bir haber çıktı. Bende aynı düşüncede olduğum için kendileri ile ilişki kurdum. Daha sonra diğer asker aileleri ile bir araya gelerek tartışmaya ve yapacaklarımızı konuşmaya başladık. Ilk toplantımıza 30 aile katıldı. Saatlerce konuştuk tartıştık. Herkes savaşa karşı olduğunu ve savaşı durdurmak için bir şeyler yapılması gerktiğini söylüyordu. Bu inanılmaz bir şeydi. Hepimiz aynı şeyleri düşünüyorduk. Şimdi ise 2 binden fazla aile derneğimizin üyesi. Her gün yeni katılımlar oluyor. Örgütümüzün önüne koyduğu ana görev savaşı durdurmak, Irakta savaşan ABD askerlerinin evlerine dönmesi sağlamak ve böylelikle Irak ve Irak halkına daha fazla zarar verilmesinin önüne geçmektir. Bu arada örgütümüz Iraktaki gelişmeleri takip ederek halkı savaş konusunda eğitme ve bilgilendirme çalışmalarını da sürdürüyor.
Kuseyri: Savaşı durdurmak için somut olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Linehan: Protesto gösterileri ve basın toplantıları yaparak halkı bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma çalışıyoruz. Bir çok kez Washington ve New Yorka giderek değişik eylem biçimlerini hayata geçirdik. Senatörlerle, kongre üyeleriyle ilişki kurarak savaşı durdurmaları için harekete geçmelerini istedik. Barışın gerçekleşmesi için yaptığımız mücadelelerden dolayı bizlere Politik Eğitim Enstitüsü tarafından ödül verildi. Çok prestijli bir ödüldü bu. Enstitü bu ödülü Pinoşe döneminde Şilide öldürülen iki insan hakları savunucusunun anısına her yıl bir örgüte veriyordu. Demokrasi, insan hakları ve barış mücadelesine yaptığımız katkılardan dolayı ödülü bize vermeyi uygun buldular. Ödül çok geniş kitleler tarafından tanınmamızı sağladı. Başta CNN olmak üzere neredeyse tüm basın yayın organları bu habere geniş yer verdiler.
Kuseyri: Tüm bunlara karşı Bush ve ABD yönetimi nasıl bir tepki gösterdi?
Linehan: Bizleri ve mücadelemizi görmezden gelmeyi yeğlediler. Çocuklarını şavaşta yitirmiş ailelerle birlikte savunma bakanı D. Rumsfelt ile görüşmek istedik. Ama görüşme isteğimizi geri çevirdi. Şavaşta binlerce ABD askerinin ölmesi ülkeyi yönetenlerin umurunda değildi.
Kuseyri: 11 Eylül 2001 yılında İkiz kulelere karşı bir saldırı düzenlendi. Binlerce kişi yaşamını yitirdi. ABD halkının bu olaya tepkisi ne oldu?
Linehan: Korku, üzüntü ve endişe. Amerikan halkının saldırı karşısındaki tutumu tam olarak böyle oldu. Halk bu saldırıların gerçekten olduğuna inanamıyordu. Bu şok atlatıldıktan sonra herkes bu saldırıların nedenlerini araştırmaya ve tartışmaya başladı. Bazıları delilerin bu işi gerçekleştirdiğini söylüyordu. Ama insanların bazıları diğer ülkelerine karşı izlediğimiz politikaların bu saldırılara neden olduğunu düşünüyordu. Halkın bir kesimi de olanlara hiç bir anlam veremiyordu. Ama ilerici ve demokratlar eninde sonunda böyle bir saldırıyla karşılaşacağımızı biliyorlardı. Izlediğimiz politikaya karşı bir tepki idi bu. Olayın şoku atlatıldıktan sonra insanlar birbirleriyle bu olayı ve ardındaki nedenleri tartışmaya başladılar. Halk arasında intikam duyguları, gidelim başka ülkeleri bombalıyalım şeklinde eğilim ve anlayışlar yoktu. Bu saldırıda ölenlerin aileleri bir araya gelerek örgütlendiler. İntikam amacıyla yapılacak girişimlere karşı olduklarını açıkladılar. Ama hükümet bu saldırıdan sonra oluşan korku ve üzüntüyü kendi saldırgan politikasını hayata geçirmek için kullandı.
Kuseyri: Senin oğlun da Iraka gönderildi. Senin bu olaya tepkin ne oldu?
Linehan: Oğlumun Iraka gönderileceğini öğrendiğimde büyük bir korku ve paniğe kapıldım. Önce oğlumun ölebileceğini ve sakatlanabileceğini düşündüm. Daha sonra savaştan kurtularak gelse de orada gördüklerinin ve yaşadıklarının kendisini olumsuz etkileyeceğini ve psikolojik sağlığının olumsuz etkileneceğini düşündüm. Büyük bir dönüşüm yaşayacak tüm yaşamı alt üst olacaktı.
Kuseyri: Oğlun 1 yılı aşkın süre Irakta kaldıktan sonra geri döndü. Kendisinde ne tür değişiklikler olduğunu gözlemledin?
Linehan: Oğlum geri döndükten sonra savaş ve orada olanlar hakkında konuşmaktan kaçınıyor. Kendisi doktor, görevi orada yaralanan ya da sıcaktan etkilenen askerleri tedavi etmekti. Bu yüzden kendisi sıcak bir çatışmanın içerisinde yer almadı. Oğlum savaşa karşıydı. ABD askerlerinin evlerin kapılarını kırarak genç insanları gözaltına almalarına şahit oldu. Ama kendisi kısa bir süre içinde ABD askerlerinin halka karşı uyguladıkları katliam ve baskıların direnişi ve terörü arttıracağını anladı. Ama bu saldırıları durduracak yetkisi yoktu. ABD askerlerinin korkunç şeyler yaptıklarını biliyordu. Tutuklulara baskı ve işkence yapılmamasını söyledi. Ama askerler kendisine Iraklıların kendilerini öldürmeye çalıştıklarını ve böylesi muamaleleri hakettiklerini söylediler. Oğlum bir Iraklı polisin bir saldırı sonucu çok ağır yaralandığını, iç organlarının dışarıya çıktığını gördüğünü, ama yaralıları taşımak amacıyla gelen helikopterin Iraklıyı almak yerine hafif yaralı olan ABD askerlerini taşıdığını anlattı. Buna itiraz edince de askerler önce ABD askerlerinin yaşamlarını kurtarmak gerektiğini belirterek Iraklıyı ölüme terkettiler. Oğlumu en fazla etkileyen olaylardan biri de bir saldırı sonucu yaralanan 24 yaşındaki bayan bir ABD askerinin anneler gününde oğlumun kolları arasında ölmesi oldu. Tüm bunları Irakta görev yaparken telefonda bizlere anlattı. Böylelikle cephede olanlar hakkında bilgi sahibi oluyorduk.
Kuseyri: ABD askerlerinin ölüm haberleri aileleri ve ABD kamuoyunu nasıl etkiledi?
Linehan: Size somut bir örnekle durumu anlatmaya çalışayım. Bizim aile dostlarımızdan birinin oğlu Irakta öldürüldü. Ailesinin ve yakınlarının ilk tepkisi oğullarının cesaret ve kahramanlığından söz etmek oldu. Ama daha sonra bu savaşın gereksizliğini anladılar. Şimdi de ABD askerlerinin Iraktan geri çekilmesi için çalışıyorlar. Savaşan ya da orada yaşamını yitirenlerin aileleri barış hareketinin güçlenmesine katkıda bulunuyorlar.
Kuseyri: Bush Saddamda kitle imha silahları olduğunu söyleyerek Irakı işgal etti. Ama bunun yalan olduğu ve Irakta kitlesel imha silahları olmadığının anlaşılması ABD kamuoyunu nasıl etkiledi?
Linehan: Savaşa karşı olanlar daha başından beri Irakta kitle imha silahları olmadığını biliyorlardı. İşgalden sonra Irakta kitle imha silahlarının bulunmadığının açığa çıkması ile birlikte halkın büyük bir bölümünün Bush ve yönetiminin yalanlarını anlayacağı beklentisine girdik. Ama öyle olmadı. ABD halkının bir kısmı gerçekleri görmek istemiyor. Bushun kendilerinin güvenliği sağlamak ve dünyada demokrasiyi yaymaya çalıştığına inanıyor. Ama bizim örgütümüz ile barış hareketleri için Bushun yalanlarının açığa çıkması çok önemliydi. Çocuklarımızın yalanlar üzerine inşa edilen politikalar sonucu savaşa ve ölüme gönderildiklerini sürekli olarak gündeme getirdik. Bushun yalanları üzerine açılan savaşta sadece bizim askerlerimiz değil Iraklılarda yaşamlarını yitiriyorlar. Her geçen gün halk savaş karşıtlarının haklılığını daha çok anlıyor ve savaş karşıtı örgüt ve eylemlere katılıyor.
Kuseyri: Bush da Irakta kitle imha silahları olmadığını biliyordu. Ama yine de Iraka savaş açtı. Bu işgalin ardında yatan nedenler sizce ne olabilir?
Linehan: Bush Iraka demokrasi götürmek için ülkeyi işgal ettiğini söylüyor. Bu yalanlara inanmıyoruz. Demokrasi bomba ve kurşunlarla ülke yakılıp yıkılarak getirilmez. Bir çok Iraklının seçimlere katılması ABD ve diğer işgalcilerin Iraktan çekilmelerini istediklerini şeklinde yorumlamak gerekir.. Irak halkının demokrasiyi kurmak için bizim silahlı ve korku içinde savaşan askerlerimize ihtiyaçları yoktur. Ama dünya medyasının büyük bir kısmı ABDnin Iraka demokrasi götürmek istemlerinden bahsediyor. Barışı sağlamak için Iraktan çekilmemesi gerektiğinden söz ediyor. Savaşa katılmayan ülkelerin de tavır koyarak ABDnin Iraktan çıkmasını istemeleri çok önemli. Bunu yapmaları ABDyi geriletecek ve barış hareketini güçlendirecektir. Savaşın başlamasından önce Türkiyenin savaşa karşı olduğunu açıklayarak ABD üstlerini kullandırmayacağını açıklaması bizi umutlandırdı. Bushun Türkiyenin yardımı olmadan Irakı işgal edemeyeceğini düşündük. Ama ne yazık ki diğer ülkeler ABDden yana tavır aldılar. Türkiyenin savaşa karşı bu tutumunu takdirle karşılıyoruz. Yapılan araştırmalar Türkiye halkının % 80inin savaşa karşı olduğunu gösteriyor. Bununla gurur duymalısınız.
Kuseyri: Abu garip cezaevinde tutsaklara yapılan işkencelerin açığa çıkması ve fotoğrafların yayınlanması ABD halkı üzerinde nasıl bir etki yarattı.?
Linehan: Tam olarak bir şok yaşandı. Savaş yanlıları da böylesi bir vahşete karşı tavır aldılar. Ama Bush yönetimi insanları etkilemede başarılı. Hemen sorumluluğu bazı asker ve küçük subayların üzerine atarak olayın sorumluluğundan kurtulmaya çalıştı. Bush ve Blair Uluslararası savaş mahkemesinde yargılanmalı ve yaptıklarının hesapları sorulmalıdır.
22. 03. 2005 |