|
+Obama için jet çekilme (...) HER ENKAZDAN ÖLÜ ÇIKIYOR Ateşkesin ilk gününde, enkaz altından 100'ü aşkın ceset çıkarılırken, halk kısıtlı imkanlarla enkazı kaldırmaya çalışıyor. Kurtarma ekipleri dün de yıkıntıların altından 10 ceset çıkardı. Ölen Filistinli sayısının bin 310'a yükseldiği, bunlardan 514'ünün kadın ve çocuklar olduğu belirtildi. İsrail katliamından kaçan yaklaşık 100 bin Gazzeli ise evlerini terk etmek zorunda kaldı...
Irkçı-faşist İsrail yönetiminin Gazze'nin yoksul halkına yönelik olarak sürdürdüğü 22 günlük kanlı saldırının ardından, 18 ve 19 Ocak 2009 tarihli gazetelerde, ve TV yayınlarında, İsrail ordusunun bilinmeyen esrarengiz yeni bir silah kullandığı, ve bu silahın iyileşmeyen yararlar açıtığı yazılıp söylenmektedir... Aslında, bu sözkonusu esrarengiz yeni silah, İsrail'in Gazze halkına yönelik bir önceki saldırısında da kullanılmıştı. Sinbad'da, sözkonusu silah ve etkileri hakkında bir çeviri ve bir orjinal metin yayınlanmıştı. Günlük basında Sinbad gibi siteler -bilinçli olarak- görmemezlikten gelindiği için olmalı, zaten bilinen bu esrarengiz yeni silah olayı, son saldırı ile ortaya çıkmış yepyeni bir gelişme gibi yansıtılmakta, ve tabii aynı silahın ne olduğu konusunda da bilgi verilmemektedir.. İşte şimdi, daha önce yayınlanmış olan ve bu yeni silahın özelliklerine açıklık getiren iki metni yeniden Sinbad'ın başına alıp yayınlıyorum. İyi okumalar dileğiyle.- Y. Küpeli bir yazı & bir çeviri: Kendi varlığını tüketen dünya ve yeni ölüm makineleri üzerine düşünceler Bitte Hammargren, Gizemli silah- Gazzede savaş yaraları Fikret Başkaya, Kanla Beslenen Siyonist Devlet Gazzede 220 çocuk öldürüldü (bu sayı, 7 Ocak verileri le 8 Ocak tarihli basındandır ve öldürülenlerin sayıları giderek artmaktadır. 11 Ocak tarihli gazetelere göre, öldürülen çocukların sayısı 275 oldu. 13 Ocak'ta 300 oldu. 14 Ocak sabahı verilen TV haberlerine göre, öldürülen çocukların sayısı 311 oldu. Kızılhaç, İsrail'in yakıcı ve yasaklı FOSFOR bombaları kullandığını açıkladı. Peki sonra...) Gazze halkının yarısı 18 yaşın altındadır ve yüzlerce çocuk yaşamını yitirmektedir. (metnin tamamı için tıkla) + SAHTE GÖZ YAŞLARI İLE SİYONİST CELLATLARLA SUÇ ORTAKLIĞININ ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ ikili savunma anlaşmaları ve İsaril'e verilen ihalelerin parasal boyutu ortada iken, sahte gözyaşları ile siyonist cellatlarla suç ortaklığının üstü örtülemez ! (metnin tamamı için tıkla)
Varför ständigt detta vċld i Mellanöstern? (Neden Ortadoğuda bu kesintisiz şiddet?) başlıklı ve Per Sundgren imzalı alttaki kısa metin, 2 Ocak 2009 günü, İsveçin en büyük günlük gazetesi Dagens Nyheterde (Günün Haberleri) yayınlandı. Gerçekleri dürüstçe yansıtan sözkonusu kısa metni, sizler için çevirdim. Vicdan sahibi insanlar her toplumda bulunuyor Çevirinin altına da kısaca kendi notumu ekledim. İyi okumalar dileğiyle.- Y. Küpeli)
Neden Ortadoğuda bu kesintisiz şiddet? Fakat gerçekte yokedilen, Filistin devleti, buna duyulan umut. (...) Gerçek şudur ki, İsrail barış istemiyor...
Yusuf Küpeli, İsrail, ırkçı, militarist, faşist bir devlettir (...) Alman sionist derneğinin daha 1933 yılında Nazi Partisine yazdığı mektupla birlikte sionistlerle nazistlerin işbirliği başladı. Alman sionist derneğinin mektubunda şunlar yazılıydı: (...) temel kural, prensip olarak soy/ ırk inancını yerleştirmiş, kurmuş olan bizler de, yahudi gurubunun saflığını koruyabilmek amacıyla, sizler gibi karışık evliliklere, yahudi olanlarla olmayanlar arasındaki evliliklere karşıyız... (...) Bu yıkımın en önemli amaçlarından biri, Gazzenin yoksul halkını yaşamından bezdirerek diz çöktürmek, göçe veya ölüme zorlamakttır. Bunun, kendini savunmakla, veya barış istemi ile ne gibi bir alakası olabilir? Irkçı faşist İsrail devleti, daha önce de yapmış oldukları ile uyumlu biçimde, hem Gazze topraklarını, ve hem de Batı-yakasını Filistin halkından temizlemek istemektedir... Diğer amaç ise, başta İranı, ve Suriyeyi savaşa kışkırtmak, ABD ile birlikte Batılı devletleri bu çatışmada taraf tutmaya zorlamaktır. Peter Cohen, Sionistler naziler gibi davranmaktadırlar
Yusuf Küpeli, Karanlık hesapların tutsağı olarak kullanırken kullanılanlar
Yusuf Küpeli, Tetikçi İsrailin sınır tanımayan terörü ve nedenleri üzerine
İsrail devleti çocukların yaşamlarını söndürüyor
Asıl İsrail yönetimi Hitler'in izinde yürümektedir...
Yusuf Küpelinin notu: İsrailin su savaşları
Yusuf Küpeli, Filistine bak, kendi geleceğini görmeye çalış Olle Svenning, İçsavaşı Batı ısmarladı
İsrail'in ırkçı yasası terörün en büyüğü
İsrailde İsrail vatandaşları bile ayrımcılığa uğruyorlar, aşağılanıyorlar
Shamir: Amerika'yı İsrail yönlendiriyor
Nasrin Hoseini, İsrail yanlısı lobi ABD dışpolitikası için tehdit oluşturuyor
|
|
TIME \@ "dd MMMM yyyy dddd" 20 Ocak 2009 Salı http://yenisafak.com.tr/Dunya/?t=20.01.2009&c=4&i=163921 İsrail Ordu Radyosu 'Barack Obama'nın güç durumda kalmaması için Gazze'den çekilme işlemi bu akşamki yemin töreninden önce bitmiş olacak' dedi. Gazze'de ise buğday stokları dahi yok olurken halk enkaz altından kaybettiklerini arıyor.
DIŞ HABERLER Ateşkesin ilk gününde, enkaz altından 100'ü aşkın ceset çıkarılırken, halk kısıtlı imkanlarla enkazı kaldırmaya çalışıyor. Kurtarma ekipleri dün de yıkıntıların altından 10 ceset çıkardı. Ölen Filistinli sayısının bin 310'a yükseldiği, bunlardan 514'ünün kadın ve çocuklar olduğu belirtildi. İsrail katliamından kaçan yaklaşık 100 bin Gazzeli ise evlerini terk etmek zorunda kaldı. HAMAS'TAN BİLANÇO TOPLANTISI Gazze'de 22 gün süren çatışmaların ardından "zafer" ilan eden Hamas'ın askeri Kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, savaşta silah ve güçlerinden "önemli bir kayıp" vermediklerini bildirdi. SUUD'DAN 1 MİLYAR DOLAR Gazze'ye insani yardımlar ise devam ediyor. Suudi Arabistan Kralı Abdullah ülkesinin Gazze'nin yeniden inşası için 1 milyar dolarlık bağışta bulunduğunu açıkladı.
|
|
DIŞ HABERLER SERVİSİ - TEL AVİV AA güncellenme zamanı 19.1.2009 19 Ocak 2009, Pazartesi http://www.milliyet.com.tr/Dunya/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=dunya&KategoriID=&ArticleID=1048851&Date=19.01.2009&b=Ateskes%20pamuk%20ipliginde&ver=12 İsrailin tek taraflı ateşkesinin ardından Hamas da dün bir haftalık ateşkes ilan etti. İsrail birlikleri Gazze Şeridinin sınır bölgesine geri çekilirken, Hamas zafer ilan etti
İsrailin
1300 kişinin yaşamına mal olan 22 günlük Gazze saldırılarını önceki gece
yarısından sonra durdurarak tek taraflı ateşkes kararından sonra, dün de
Hamas bir haftalık süreyle ateşkes ilan etti.
Türk doktorlar Gazzede |
|
19 Ocak 2009, Pazartesi http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=805367&title=israilin-yaptigi-soykirim Amerikalı ünlü Yahudi akademisyen Prof. Norman Finkelstein, İsrail'in Gazze operasyonuna isyan etti. Yapılan katliama çok sert tepki gösteren Finkelstein, İsrail'in Gazze'de Holokost (Yahudi soykırımı) yaptığını söyledi. Hem annesi hem babası Holokost'tan kurtulan Finkelstein, İsrail'in "delirdiğini" düşünüyor. Nazilerin II. Dünya Savaşı'nda Yahudilere yaptıkları ile İsrail'in Filistinlilere reva gördüğünü aynı kefeye koyan Finkelstein, "Gazze'de yapılan katliamdır, kıyımdır." diyor. Finkelstein, yakınları soykırıma uğramış Amerikalı bir Yahudi olarak İsrail'e karşı hiçbir hissî bağ duymadığını, İsrail'in barış düşmanı bir ülke olduğunu kaydediyor. Zaman'a konuşan Finkelstein, İsrail'in sadece Batı Şeria'nın kendisine verilmesi durumunda barış yapacağını savunuyor. Türkiye'nin Gazze katliamlarına verdiği tepkiyi ise olumlu buluyor. Bazı çevrelerin Başbakan Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştirilerine karşı çıkan Finkelstein, "Kendisine en yüksek saygılarımı sunuyorum." ifadesini kullanıyor. Prof. Finkelstein, Holokost'un Yahudilerce istismar edildiğini anlattığı "Holokost Sanayi" kitabının yayınlanmasının ardından DePaul Üniversitesi'ndeki işinden olmuştu. İsrail de ünlü bilim adamının 10 yıl boyunca ülkeye girmesini yasaklamıştı. Zaman'a telefonla mülakat veren Finkelstein, İsrail'in sadece Batı Şeria'nın kendisine verilmesi durumunda barış yapacağını savunuyor. Finkelstein'ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle: İsrail bu operasyonu ile neyi amaçladı? Temelde iki hedefi var. Birincisi Arap devletleri arasında korku yayarak caydırıcılık gücünü tekrar takviye etmek. Bu İsrail'in stratejik doktrininin temel ilkelerinden biridir. Arap ülkeleri İsrail'in büyük askerî kuvvetinden korkmalı, İsrail'in istediklerini yapmalı ve emirlerine itaat etmelidir. İsrail'in caydırıcılık kapasitesi Mayıs 2000'de Hizbullah'ın işgalci İsrail ordusunu Güney Lübnan'dan çıkarması üzerine sarsılmıştı. Bu yenilginin hemen ardından İsrail caydırıcılığını tekrar tesis etmek için Hizbullah ile yeni bir savaş hazırlığına girdi. 2006'da uzun hazırlıklara ve harekatta hava kuvvetlerinin yoğun olarak kullanılmasına rağmen İsrail, Hizbullah'a karşı bir defa daha rezilane bir hezimet yaşadı. İkinci gaye ise Filistin'in barış "hücumunu" akamete uğratmaktı. Araplarla barışı müzakere etmemek de İsrail'in diğer temel ilkelerinden biridir. İsrail, Araplara her zaman emir vermek ister ama müzakere etmek istemez. Hamas, çok ılımlı bir çizgiye doğru geliyordu. 1967 öncesi sınırlar çerçevesinde barışa "evet" diyebileceğinin kuvvetli sinyallerini göndermeye başlamıştı. Suriye ve Batı Şeria'daki Filistin liderliği de bu yönde işaretler veriyordu. İsrail, milletlerarası camianın son 30 yıldır desteklediği bu barış planına mecbur edilebileceği endişesine kapıldı. Bu tür barışa ABD ya da şöyle diyelim, ABD destekli İsrail itiraz ediyor. Hamas gittikçe ılımlı bir çizgiye doğru ilerliyor, 2008 Haziran'ında kabul edilen ateşkese riayet ederek de güvenilir bir barış ortağı olabileceğinin işaretlerini veriyordu. Yani sözünü tutuyordu. Bu arada İsrail ne yapıyordu? İsrail ateşkesin mühim şartlarından biri olan Gazze tecridinin kaldırılması için hiçbir şey yapmadı. İsrail'in stratejisi Filistinlilerin bu barış "hücumunu" öldürmekti ki İsrail, bunu her zaman yapar. Filistinlileri her zaman tepki vermeye zorlar. Ya Hamas'ı tamamen tahrip etmek istiyor ya da o kadar fazla zarar vererek Hamas'ın "biz hiçbir zaman İsrail ile müzakere etmeyiz" demesini temin etmeye çalışıyor. Bu da tam olarak İsrail'in istediğidir. İsrail hiçbir zaman karşısında ılımlı, makul bir barış muhatabı görmek istemez. Böyle bir muhatap ortaya çıkarsa milletlerarası baskının artacağını çok iyi bilir. Hamas şu an çözümden yana, sözlerini tuttu. Sözlerini tutmayan ve müzakere etmek istemeyen taraf İsrail'dir. İsrail'in barışla pek ilgilenmediğini söylüyorsunuz... İsrail barış istiyor ama kendi şartlarında bir barış istiyor. Bu şartlardan mühim bir tanesi Batı Şeria'nın İsrail'e bırakılması. Harekat İsrail açısından başarılı mı? Öncelikle kullandığımız ifadelere dikkat etmemiz lazım. Burada ne bir harekat var ne de bir savaş. Burada olan katliamdır, kıyımdır. 200-300 çocuk öldürülmüşse bu savaş olamaz. Kuvvetli bir ordu savunmasız bir halka saldırırsa, bu bir savaş olmaz. Eğer bir kovada balık avlarsanız, buna kimse savaş diyemez. Bir İsrailli köşe yazarının dediği gibi bir hapishanede insan avlamak için jetleri ve helikopterleri göndermeye cesaret denemez. Şu an olan savaş değildir. Ölenlerin üçte biri çocuklar. Bu sadece bir katliamdır. İsrail'in amaçları açısından baktığımızda başarılı olduklarını teslim etmemiz gerekir. İsrail'in çılgın bir devlet olduğu, aklını kaybettiği ve emirlerine uyulması gerektiği konusunda Filistinliler ve Araplar arasında bir korku oluştu. İkincisi ise Hamas bir barış ortağı olarak yok ediliyor. Hamas'tan şimdi "asla masaya oturmayacağım" türü laflar duyacaksınız. İsrail'in istediği tam da budur. İsrail'e terörist devletten başka ne denebilir? İnternet sitenizde, Holokost kurbanlarının, çocuklarının Nazilerin kendilerine yaptıklarını, şimdi Filistinlilere yaptıklarını söylüyorsunuz. Bu doğru bir niteleme mi? Birçok yorumcunun dile getirdiği gibi sanıyorum İsrail aklını kaybediyor, deliriyor. Bunları dürüstçe ifade etmemiz gerekiyor. Bütün dünya, Amerika, Avrupa, Asya barış isterken, bu ülke savaş, savaş ve yine savaş istiyor. Gazze katliamları başladığı hafta İsrail basınında İsrail Silahlı Kuvvetleri'nin tamamının Gazze ile ilgilenmediği, zira İran'a karşı bir harekat düşünüldüğü yazıldı. Daha sonra aynı hafta Lübnan'a karşı askerî bir harekat planlanabileceği haberleri yer aldı. İsrail çılgın, deli bir devlet. Sorum, siz bu nitelemeye katılıyor muydunuz? Yani Holokost kurbanlarının torunları Nazilerin yolundan mi gidiyor? Sitemdeki fotolara bakın ve kendiniz karar verin. İnsanların ne düşünmesi gerektiğini ben söyleyemem. Söylediğim şu, fotoğraflara bakın ve karar verin. (Fotolar için: http://www.normanfinkelstein.com/article.php?pg=11&ar=2510) Hem anneniz hem babanız Holokost'tan kurtuldu. Holokost'a bu kadar ehemmiyet atfeden İsrail'e giremiyorsunuz. Neden? Bakın bir konuyu açıklığa kavuşturayım. Ben İsrail'e girmeye çalışmıyordum. İsrail'e gitmek için özel bir arzum yok. İşgal altındaki Filistin topraklarında bulunan dostlarımı görmeye gidiyordum. İsrail, arkadaşlarımı görmeme engel oldu. Milletlerarası hukuka göre buna hakları yok aslında. İsrail'e hiçbir şekilde milli güvenlik tehdidi filan arz etmiyordum. Böylesine çıldırmış bir ülkeyi görmek için, dediğim gibi, özel bir ihtirasım yok. Bazı Yahudi aydınlar, İsrail'in bir terör devleti olduğunu söylemeye başladılar. Katılıyor musunuz? |