|
Yusuf Küpeli,
ZAFER IRAK HALKININDIR
Fikret Bila,
Irak'ta kaos ve direniş
İŞTE SAVAŞIN GERÇEK
YÜZÜ... 40 GÜN SÜREN SAVAŞTA 11-15 BİN IRAKLI ÖLDÜRÜLDÜ
İran Dışişleri Bakanı Harrazi: 'Irak'taki saldırıları işgalcilerin
destekçileri yaptı'.
Bağdat'ta
ABD'yi titreten saldırılar
Şahin'i titreten roket yağmuruIrak Savaşı'nın mimarı Wolfowitz, Bağdat'ta savaşla tanıştı.
Oteline
29 füze fırlatıldı. Kendisi kurtuldu ama bir albay öldü...
Kara Şahin
düşürüldü
ABD'nin başkenti Washington'da, Beyaz Saray'a doğru protesto
yürüyüşü düzenleyen onbinlerce Amerikalı, ABD yönetiminin Irak politikasını
protesto etti.
|
ZAFER IRAK HALKININDIR
Ortadoğu ve Orta Asya üzerinde tam bir hakimiyet kurabilmek,
Kafkaslardaki varlıklarını perçinlemek, bin yıllık dünya imparatorluğu
düşünün gerçekleşmesi için en önemli alanlardan birine hakim olabilmek amaciyla
Iraka saldırdılar.
Irak halkının petrollerine, dünyanın ikinci büyük petrol rezervlerine
elkoyabilmek için ülkeyi zaptettiler. Irkçı dünya görüşlerine tamamen
uygun olarak Irak toplumunu insan yerine koymuyor, Baas yönetimi yıkılır
yıkılmaz halkın önlerinde diz çökeceğini, ABD sömürge valisinin kölesi
olacağını sanıyorlardı. Binlerce yıldır halkının kanını pazarlayan köle
ruhlu bazı küçük feodal savaş lordları ile gerçek Irak halkını, Ortadoğu
halklarını karıştırmışlardı
Iraka saldırırlarken, ülkenin petrollerine elkoymak ve burada önemli
askeri üsler kurmak istediklerini söyleyemezlerdi. İnsanların gözlerinin
içine baka baka, ülkede kitle imha silahları olduğu, nükleer
silahlar olduğu yalanını attılar. Sözde dünyayı büyük bir tehlikeden
kurtarmak istiyorlardı
Halbuki ileri karakolları konumundaki İsrailde
200ü aşkın çok gelişmiş atom bombası olduğunu ve Hindistana nükleer
bomba teknolojisini İsrailin sattığını herkes biliyordu
Silah
denetçileri Irakta kitle imha silahları bulamadıklarını ve görevlerine
devametmek istediklerini söyleyeceklerdi ama, onlar ne denetçileri, ne
savaşa kesinlikle karşı olan Birleşmiş Milletleri ve ne de dünya
halklarının ezici çoğunluğunu kaale almadan saldıracaklardı
Sivil halkın üzerine, Pazar yerlerine ateş ve ölüm yağdırdılar. Kolları
ve bacakları kopmuş çocuk resimleri, yanıp yıkılan tarihi Bağdat,
sayıları 7 bini çok aşan sivil kayıplar, Bağdat müzesinde talan edilen 7
bin yıllık medeniyet tarihi, Iraka nasıl bir özgürlük ve demekrasi
getirmekte olduklarının en somut kanıtları idi... Hitlerde
Çekoslavakyaya saldırırken insan haklarını savunduğu gerkçesini ileri
sürmüştü. Yoksul Habeşistan halkının üzerine gaz bombaları yağdıran
Mussolininin gerkçesi de aynıydı
Aradan 6 ayı aşkın zaman geçmesine
karşın, Irakta sayıları 160 bin civarında olan işgalci ABD ve Büyük
Biritanya askeri hala kitle imha silahları bulamamışlardı ama, tüm
elektirik satralleri ve ekonomik altyapısı bilinçli olarak yıkılmış olan
ırak halkının ölümcül hastalıkların kitle kırımı ile karşı karşıya
olduğu inkar edilemez bir gerçekti
Silah denetçilerinin başkanı İsveçli
Hans Blix, Irakın kitle imha silahlarını daha on yıl önce yoketmiş
olduğunu geçenlerde açıklayacaktı.
Bazı ünlü ve önemli yöneticilerinin ihanetlerine karşın Irak halkı boyun
eğmedi ve geçen süreç içinde faşist kriminal işgalcilere artan ölçüde
direneceğini açıkça gösterdi. Medya'ya göre Irak'ta hergün en az 3-5 ABD
askeri ve işbirlikçisi ölmektedir. Bundan fazlası yaralanmaktadır ve
Irak halkının direnişi etkinliğini arttırarak yükselmektedir. Bu
satırlar yazılıncaya dek basındaki bilgilere göre 120yi aşkın ABD
askeri öldürülmüştür ve 1.000 civarında yüksek ücretli profosyonel asker
kaçmıştır. Kaçakların sayılarının hızla artacağı ve ABDnin içinde de
savaş aleyhtarlığının katlanarak yükseleceği beklenmektedir.
Irak saldırısının mimarlarından ırkçı Savunma Bakan Yardımcısı Paul
Wolfovitz iki gün önce Bağdatta canını zor kurtarmıştır. Wolfowitzin
kaldığı El Raşit oteline 500 metreden 29 roket fırlatılmıştır ve özel
eğitilmiş mükemmel silahlı profosyonel Amerikan birlikleri patronlarını
koruyamamışlardır. ABD yönetimi renk vermemeye çalışmaktadır ama, olayın
hemen ardından Washingtondan haber veren BBC muhabiri, saldırının Beyaz
Sarayda ve Pentagonda bir şok etkisi yarattığını bildirmiştir.
Anlaşılan Militarist saldırgan ABD yönetimi daha büyük yeni şoklarla
karşılaşacaktır ve sonuçta Roma İmparatorluğundan çok daha büyük bir
kaos yaratarak yıkılmaktan kurtulamıyacaktır. Şüphesiz bu sonun daha
zamanı vardır ama, gerisinde büyük acılar bırakarak Iraktan kaçmasının
vadesi daha yakındır. ABDnin atlı karıncasına binmiş olanlar veya
binmeye heveslenenler, birsüre sonra sadece kendi atraflarında dödüklerini
göreceklerdir ve yıkılacak olan o sahte düşlerin dünyasıyla birlikte geriye
ellerinde utançlarından başka birşey kalmıyacaktır. Şüphesiz ABD
uşaklığının bir müeyyidesi de olacaktır.
Irak halkının zaferi kazanacağından hiçkimsenin en ufacık bir şüphesi
bile olmasın
Yusuf Küpeli
28.10.2003
yusuf@comhem.se
http://www.sinbad.nu/
|
Fikret Bila,
Irak'ta kaos ve direniş
http://www.milliyet.com.tr/2003/10/28/yazar/bila.html
Milliyet, 28.10.2003
ABD ve İngiltere'nin Irak'ı işgali altıncı ayını dolduruyor. Bu süre
sonunda Irak'ta görünen manzara "kaos ve direniş" olarak tanımlanabilir.
İşgalden bugüne her gün ortalama 25 olayın
meydana geldiği Irak'ta, ölen Amerikan askeri sayısı 120 civarında.
Bağdat'ta dün gerçekleşen 7 patlama da bugüne kadar yapılan en büyük
eylemlerden biri olarak görülüyor. Bu eylemin Bağdat'ta yapılabilmesi ve
onlarca insanın ölümüyle sonuçlanması, Irak'taki kaosun boyutunu gösteriyor.
ABD'lilerin de itiraf ettiği gibi Irak'ta her
geçen gün etkinliğini artıran, örgütlü ve bir merkezden yönetildiği izlenimi
veren bir direniş hareketi yürütülüyor. Patlamaların intihar eylemi
biçiminde gerçekleştirilmesi ABD'lileri ayrıca kaygılandırıyor. İntiharı
göze almış insanın en tehlikeli silah olduğu düşünülürse, ABD askerinin
taşıdığı kaygı daha iyi anlaşılır.
Irak ordusunun çok çabuk hatta çoğu yerde hiç
direnmeden dağılmasına ve teslim olmasına karşın, Saddam yönetiminin, işgal
sonrası için bir direniş hazırlığı yaptığı, intihar komandoları yetiştirdiği
ve yer altına çekildiği söylenebilir.
Bu tablo karşısında kendi güvenliğini
sağlamayan ABD askerinin, Irak halkının güvenliğini sağlaması ve güvenini
kazanması zordan da öte neredeyse olanaksız görülüyor. Bu tür saldırıların
artması ve hedefini bulması halinde, ABD askeri açısından politik sorun da
büyüyecektir. Zorla sağlamaya çalıştığı halk desteği tümüyle kaybolacağı
gibi halk desteği bir süre sonra direnişçilerden yana gelişecektir. Bu,
Saddam yönetimine duyulan özlemden kaynaklanmasa da ABD işgali
karşıtlığından ve direnişçilerin ulusal niteliğinden güç bulacaktır.
ABD'nin atadığı Irak Geçici Yönetimi ise seçim
olasılığı karşısında iç politik güdülerle, şark kurnazlığıyla, Irak halkına
sempatik görünmeye çalıştıkça, ABD açısından yeni sorunlar doğuracaktır.
İşbirlikçi görüntüden uzaklaşmak için çaba gösterecek olan Irak Geçici
Yönetimi'nin ABD'ye hesapta olmayan engeller çıkarması da olasılık dışı
değildir.
Bu tablo içinde ABD'nin Kürt gruplar ve
temsilcileri dışında diğer kesimlerle yeni çatışmalara girmesi de olasıdır.
Kürt grupların desteği ABD'nin icra gücünü tüm Irak için gerekli düzeye
çıkarmasına, istikrar ve güvenliği sağlamaya yetmeyeceği de açıktır.
Direniş eylemlerinin artması, istikrarsızlığın
sürmesi halinde, Irak'ın yeniden inşası bağlamında bu ülkeye yatırım yapmayı
düşünen ülke ve sermaye gruplarını da tedirgin edecektir. Kaos ortamının
politik sorunlar yanında, ekonomik sorunlar doğuracağı da söylenebilir.
Bu ortamda ABD'nin Birleşmiş Milletler veya
ülkelerden gelecek yardım önerilerini seçme lüksü olduğu ise söylenemez.
ABD'nin Irak'ta yönetiminin Başkanı Bremer,
Osmanlı'yı yargılayıp "sömürgeci" diye mahkum etmeden önce son yüzyılın
sömürgecisi olarak Irak'ta ne işleri olduğunu ve ne aradıklarını izah etse
daha yararlı olur.
fbila@milliyet.com.tr
|
İŞTE SAVAŞIN GERÇEK YÜZÜ... 40 GÜN SÜREN SAVAŞTA 11-15 BİN IRAKLI
ÖLDÜRÜLDÜ...
(Bugün, 12:01) 29.10.2003
http://www.haberx.com/haberx.asp
''Savunma
Seçenekleri Projesi'' adlı bağımsız bir kuruluşun yaptığı araştırmaya
göre, Irak'taki son savaşta, 19 Mart-30 Nisan'daki çatışmalarda yaklaşık
11-15 bin Iraklı öldü.
Amerikan
kaynaklarının verilerine, basın açıklamalarına ve Irak hastanelerinde
yapılan incelemelere dayandırılan araştırmaya göre, savaşta ölen
Iraklıların 4 bin 300'ü sivil. Araştırmada, 1991'deki Körfez Savaşı'nda
3500 sivil, 20-26 bin asker öldüğü hatırlatıldı.
ABD Savunma
Bakanlığı (Pentagon), Körfez Savaşı ve son savaşta ölen Iraklıların
sayısını açıklamadı. (aa)
İran Dışişleri Bakanı Harrazi: 'Irak'taki saldırıları işgalcilerin
destekçileri yaptı'.
(Bugün, 11:54) 29.10.2003
http://www.haberx.com/haberx.asp
İran
Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, Irak'ın başkenti Bağdat'taki bir dizi
bombalı saldırıdan, bu ülkedeki ABD işgalinin sürmesini isteyenleri
sorumlu tuttu.
Harrazi,
Irak'taki durumun tehlikeli olduğunu söyleyerek, "Bağdat'ta Uluslararası
Kızılhaç Teşkilatı'na yönelik saldırı, Irak'ta işgalci yabancı güçlerin
kalmasını isteyen kimseler tarafından yapıldı" dedi. Harrazi, Irak'ta
asıl rolün BM'ye verilmesi ve acilen Iraklıların bağımsızlığının
sağlanması çağrısında da bulundu. AA |
Bağdat'ta
ABD'yi titreten saldırılar
7
patlamayla sarsılan Bağdat'ta 47 kişi öldü, 224 kişi de yaralandı. Kızılhaç
binasına yönelik ilk saldırının ardından, Sağlık ve Sanayi Bakanlıkları ile
dört polis karakolu da bombalandı.
28 Ekim 2003
http://www.yenisafak.com.tr/d01.html
Irak'ın başkenti Bağdat
dün sabah 7 şiddetli patlamayla sarsıldı. Patlamalarda, aralarında
yabancıların da bulunduğu en az 47 kişi öldü, 224 kişi de yaralandı. İlk
patlama Bağdat'ın merkezindeki uluslararası Kızılhaç Komitesi binasının
yakınında meydana geldi. Hastane kayıtlarında ise ölü sayısı 42, yaralı
sayısı 216 olarak açıklandı. Kızılhaç'a düzenlenen saldırının ardından,
Sağlık Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve dört karakol önünde patlamalar oldu.
Amerikan askeri kaynakları, sabah Bağdat'ı vuran en kanlı saldırının
Kızılhaç binası önündeki patlama olduğunu belirtirken, İbn el-Nefis
Hastanesi, bu saldırıda 12 Iraklı'nın öldüğünü, 59 kişinin de yaralandığını
bildiklerini, başka yaralıların diğer hastanelere kaldırıldığını açıkladı.
Endülüs Mahallesi'ndeki
Kızılhaç binasının bekçilerinden biri, gördüklerini anlatırken, "Ambulans
hışımla geldi. El kol işaretleriyle onu durdurmaya çalıştım. Bina önündeki
beton barikatlara hızla çarptı. Manzara korkunçtu..." dedi. Çoğu Iraklı
yaklaşık 100 kişinin çalıştığı binada patlama anında kaç kişinin içeride
olduğu bilinmezken, binada ağır hasar olduğu belirtildi.
Bomba yüklü ambulans
Kızılhaç merkezi önünde
meydana gelen patlamada bomba yüklü bir ambulansın kullanıldığı bildirildi.
Kızılhaç görevlisi Sabah Ali İhsan, saldırıda Irak'a ait bir ambulansın
kullanıldığını, Iraklı bir polis yetkilisi de patlamaya intihar saldırısının
yol açtığını söyledi. Görgü şahitlerinden Rawzi Jamar, binanın otoparkına
doğru bir Irak ambulansı ve küçük bir sivil otomobilin çok hızlı
gittiklerini gördüğünü belirterek, "Araçlar yarış yapıyorlardı ve sonra
ambulans daha da hızlandı ve kapıya çarptı" dedi. Kızılhaç görevlilerinden
biri de, patlamada hasar gören binanın içindeki bazı kişilerin de öldüğünden
ya da yaralandığından endişe edildiğini söyledi.
Saldırıda caddenin iki
yanındaki binalar ağır hasar gördü. 1.5 kilometrelik bir alandaki binaların
camları kırıldı. Sokağın su ile kaplı olması nedeniyle, patlamada ana su
borusunun hasar gördüğü sanılıyor. Pazar günü de Bağdat'taki El Raşit
Oteli'ne roket saldırısında bulunulmuş, otelde kalan ABD Savunma Bakan
Yandımcısı Poul Wolfowitz yara almadan kurtulmuştu.
Bakanlıklara saldırı
Sağlık Bakanlığı ve
Sanayi Bakanlığı önünde maydana gelen patlamalarda ise 15 kişinin öldüğü,
150 kişinin de yaralandığı vurgulandı. Yetkililer, ölenler arasında bir
Amerikalı askerin bulunduğunu belirtti. Ancak, bu haber Amerikalı yetkililer
tarafından henüz doğrulanmadı.
4 karakol önünde
patlama: 19 ölü
İlk iki patlamanın
ardından el-Elam, el-Hadra, eş-Şaab ve Ebu Garip polis karakollarının
yakınlarında da patlamalar meydana geldi. Bu patlamalarda da ise 19 kişinin
öldüğü, 14 kişinin de yaralandığı ifade edildi. Amerikan kuvvetlerinin de
görev yaptığı el-Elam polis karakoluna yönelik intihar saldırısında 3 Iraklı
polisin öldüğü, 10 Amerikan askerinin yaralandığı belirtildi. Polis ve
Amerikan kuvvetlerine göre de, el-Hadra'daki polis karakoluna yönelik
saldırıda 2 Iraklı polisle 3 sivilin karakol önünde hayatını kaybetti.
Eş-Şaab bölgesindeki
polis karakolunu hedef alan saldırı da 8 kişinin öldüğü kaydedildi. ABD
ordusu, Bağdat'taki Ebu Garip Hapishanesi yakınlarında önceki gece
düzenlenen saldırıda ise 1 ABD askerinin öldüğünü, 2 askerin de
yaralandığını duyurdu. Bu arada, yola yerleştirilen bombanın patlaması
sonucunda 2 ABD askeri öldü, 2 asker yaralandı.
ROKETLER ABD'NİN
SİNİRLERİNİ BOZDU
İngiltere gazetelerinin
dünkü ortak manşet konusu önceki gün Irak'ta Raşid Oteli'ne düzenlenen
saldırı oldu. Times gazetesi "Roketler Bağdat'ta Amerika'nın sinirlerini
bozdu" manşetini kullanırken, Independent haberi ön sayfasından "Wolfowitz
roket saldırısından kurtuldu", Daily Telegraph ise "Amerika, saldırının
ardından, direnişi kırmaya yemin etti" sözleriyle duyurdu. Guardian,
"Bağdat'ta roketler Amerikalı şahini hedef aldı" başlığını kullandı. Roketli
saldırıya hedef olan ABD'nin "şahin" Savunma Bakan Yardımcısı Paul
Wolfowitz'in kaldığı otele düzenlenen saldırı yorum yazılarına yansıdı.
Times gazetesi "Saldırıdan alınacak dersler" başlıklı yazısında saldırının
Bush yönetiminin Irak planlarına zarar vereceği görüşünü savundu. Gazete,
"Wolfowitz'in Irak gezisinin iki amacı vardı. Birincisi, güvenliğin
sağlanmakta olduğu ve temel hizmetlerin verilmeye başlandığını göstermek.
İkincisi de Bush'un 87 milyar dolarlık ek kaynak isteğinin ne kadar gerekli
olduğu fikrini ABD Kongresi'ne satabilmek. Ancak Bağdat'ın en korunaklı
bölgesinde, kendi kaldığı otelden birkaç yüz metre öteden böyle bir saldırı
düzenlenmiş olması bu amaca pek yardımcı olmayacak" diye yazdı.
Powell: Bu boyutta
saldırı beklemiyorduk
ABD Savunma Bakanı Colin
Powell, 1 Mayıs'ta savaş bittikten sonra bu kadar saldırı beklemediklerini
itiraf etti. Powell, Irak'ta bu boyutta bir saldırı beklemediklerini
belirterek, "Çok zor bir dönemdeyiz, bununla birlikte ABD'nin bu zor
dönemden çıkma kapasitesi mevcuttur. Saldırıların bu kadar yoğun olacağını
beklemiyorduk" dedi. Washington Post gazetesi, "Roket ateşleri, istikrar
görüntüsünü parçaladı" başlığını kullanırken New York Times saldırıyı,
dünyayı ikna etmeye çalışan Bush yönetimi için ciddi bir gerileme olarak
niteledi.
RAMAZAN'DA DİRENİŞ
ARTACAK
İngiliz Daily Telegraph
El Raşit Oteli'ne yönelik saldırıyı, "Oruç ayı kargaşa dönemi olabilir"
başlıklı haberinde, "Saddam Hüseyin sonrası ilk Ramazan, Amerika
önderliğindeki koalisyonla işbirliği yapanları hedef alan saldırılarla
başladı" diye yorumladı. Irak'ta dini liderlerin, önceki gün düzenlenen
roket saldırısının "cihad ayı" boyunca sürecek yeni bir şiddet döneminin
başlangıcı olduğu uyarısında bulunduklarını yazan gazete, "Bu saldırılar
sadece Baas Partisi'ne sadık kişiler tarafından değil, bu kutsal aydan ilham
alan öfkeli gençler tarafından da sürdürülecek. Şeyh Duhi Abdül Celil
İbrahim, 'Bizler Müslümanız. Ramazan cihad ayıdır. Herkes, ülkemizin işgal
altında olduğunu görüyor. Amerikalılar'ın her ne şekilde olursa olsun
ülkemizden çıkarıldığını görmek isteyen pek- çok kişi var' dedi. Diğer
etkili din adamlarıyla karşılaştırıldığında bu sözler o kadar da ağır
sayılmaz. Ramazan nedeniyle Bağdat'ta altı aydır devam eden sokağa çıkma
yasağı kaldırıldı. Amerikan askerlerine, halkın görmeyeceği şekilde yemek
yemeleri ve sigara içmeleri talimatı verildi. Ancak Ramazan'ın başlaması
bile Irak'ta Amerikalılar'a karşı bir öfkeye neden oldu" diye yazdı. Bu
arada Irak'taki Amerikalı işgal valisi Paul Bremer, Saddam Hüseyin'i
yakalamanın Amerikan karşıtı saldırıları durdurmayacağını söyledi. Bremer,
"Onu bulacağız. Araştırmalarımız sürüyor. Ancak tam olarak nerede olduğunu
henüz bilmiyoruz" diye konuştu.
'Şahin'i titreten roket yağmuru
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/10/27/gundem/gundem1.html
Irak Savaşı'nın mimarı Wolfowitz, Bağdat'ta savaşla tanıştı.
Oteline
29 füze fırlatıldı. Kendisi kurtuldu ama bir albay öldü, 15 kişi yaralandı
Peş peşe patlamalar
ABD, az daha Pentagon'dan kurban veriyordu. Irak'ı ziyaret eden Savunma
Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in kaldığı El Reşid otel, sabaha karşı peş
peşe patlamalarla sarsıldı. Alev ve dumanlar yükseldi.
Otelde delikler açıldı
Direnişçiler, binaya 100 metre uzaktaki hayvanat bahçesine sızıp oteli füze
yağmuruna tutmuştu. Ateşlenen 29 füzeden 20'si isabet etti. 3, 7, 8 ve
9'uncu katlarda delikler açıldı. Wolfowitz 12'nci kattaydı.
Heyecandan zor konuştu
Aramada Rus yapımı Katyuşa roketatar bulundu. Ölen kişinin ABD'li Albay
olduğu anlaşıldı. Apar topar kaçırılan Wolfowitz, basının karşısına
kravatsız ve tıraşsız çıktı. Heyecandan sesi titredi.
Sahin'i titreten füzeler
ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz'in kaldığı El Reşid Oteli'ne füze
saldırısı düzenlendi. 1 ABD'li albay öldü, 18 kişi yaralandı. Bakan, ABD'nin
görevi sürdüreceğini söylerken sarsılmış olduğu ve sesinin titrediği dikkat
çekti. Füzeler Rus ve Fransız yapımı çıktı
Irak Savaşı'nın mimarı ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in
Bağdat'ta kaldığı El Reşid Oteli'ne roket yağdı. Dün sabah Türkiye saatiyle
05.00'te meydana gelen saldırıda ABD'li 1 albay öldü, 11'i ABD'li, 18 kişi
de yaralandı. Yaralılar arasında, Çek Cumhuriyeti, İtalya, İngiltere, Nepal
ve Hindistan'dan siviller olduğu belirtildi. Otelin kuzey kanadındaki 12.
katta kalan Wolfowitz saldırıdan yara almadan kurtulurken, 3, 7, 8 ve 9.
katlar vuruldu. Wolfowitz'in de odasının bulunduğu otelin kuzey tarafında
roketler nedeniyle 10'a yakın delik açıldı. Saldırı sonrasında aralarında
Wolfowitz, üst düzey yardımcıları ve beraberindeki gazetecilerin de
bulunduğu 200 kişi pijama ve şortlarıyla panik halinde lobiye indi.
Bağdat'ta, ABD'nin, Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ayı nedeniyle
sokağa çıkma yasağını kaldırmasından sadece 2 saat sonra meydana gelen
saldırıdan sonra otel tahliye edilirken, çok sarsılmış olduğu gözlenen
Wolfowitz, düzenlediği basın toplantısında
Irak'ta hala tehlike bulunduğunu söyledi. Kravatsız bir halde basının
karşısına çıkan ve sesinin titrediği dikkat çeken Wolfowitz, ABD'nin
görevini sürdüreceğini ve 'Irak'a 25 yıl işkence eden ve istikrarı bozmak
isteyen suçlulara izin vermeyeceğini'' söyledi. Irak'ta görev yapan sivil ve
askerleri 'kahraman'' olarak nitelendiren Wolfowitz, 'can çekişen eski
yönetimin umutsuz eylemlerine rağmen işimize devam edeceğiz'' dedi.
Yirmi roket isabet etti
Saldırı otelin 100 metre yakınında bulunan bir hayvanat bahçesinden
gerçekleştirildi. Saldırgan veya saldırganlar beyaz bir Chevrolet pikap ile
kaçmayı başarırken, hayvanat bahçesinde içi roket dolu jenaratör görüntüsü
verilmiş 2 tekerlekli bir treyler bulundu. 40 roketten 29'u atılırken, New
York Times'ın haberine göre Fransız ve Rus yapımı 20 roket otele isabet
etti. Roketlerden 11'i ateşlenmezken, 9'u kısa düştüğü için hedefe ulaşmadı.
68 ve 85 milimetre çapındaki roketlerin uzaktan kumandayla ateşlendiği
belirtildi. 68 mm çapındaki roketler genellikle helikopterlerden, 85 mm
çapındakiler de karadan havaya atılıyor.
Pentagon'un akademisyen savaşçısı
Bush yönetiminin 3 numaralı adamı olarak tanınan ABD Savunma Bakan
Yardımcısı Paul Wolfowitz, akademik kökenli bir siyasetçi olarak,
Washington'ın 11 Eylül sonrası dış politikalarına şekil veren isimlerden
biri. 60 yaşındaki Wolfowitz, 1973'te Başkan Nixon yönetimi döneminde adım
attığı siyaset sahnesinde bugüne kadar, eski Başkan Bill Clinton dışında tüm
Amerikan başkanlarının yönetimi altında çalıştı. 1977'den günümüze kadar 3
dönem Pentagon'da görev alan
Wolfowitz, 1989-1997 yılları arasında, ABD'nin Doğu Asya ve Pasifik
politikalarının belirlenmesinde rol aldı. 1997'de oluşturulan 'Yeni Amerikan
Yüzyılı Projesi'nde görev alan Wolfowitz, Irak ve benzeri potansiyel
saldırgan ülkelerin pasifize edilmesi ya da ortadan kaldırılması için
gerekli politikaların oluşturulmasına çalıştı. Savaş politikalarını
belirleyen 'Yeni Muhafazakarlar'dan biri olan Wolfowitz, Vietnam Savaşı
sırasında üniversitede kariyer yapıyordu.
29 pare roket atışıyla karşılandı
Irak savaşının mimarlarından ABD Savunma Bakan Yardımcısı ve
'şahin' Paul Wolfowitz, Irak ziyaretinin ikinci gününde 'Irak usulü'
karşılandı. Bağdat'ta kaldığı otele 29 roket atıldı, Wolfowitz canını zor
kurtardı. 1 kişi öldü, 20 yaralı var...
27.10.2003
http://www.stargazete.com.tr/index.asp?haberid=35612
PAUL Wolfowitz, 'Irak savaşının önde gelen mimarlarından', Başkan
Bush kabinesinin en ateşli şahinlerinden biri... Irak savaşının bitiminden
sonra ikinci kez bu ülkeye gitti. Ancak bu ikinci ziyareti sırasında
'özgürlük ve demokrasi getirdik' dediği Irak'ta hiç beklemediği bir
saldırının hedefi oldu. Bağdat'taki BM binası, CIA karargahı, Türk
Büyükelçiliği'nden sonra, Wolfowitz de hedef oldu. 'Irak uluslü selamlanan'
Wolfowitz, neye uğradığını şaşırdı. Renk vermemek için çok uğraştı.
·
29 ROKET ATILDI
Bağdat'ta, Wolfowitz'in kaldığı El Reşid Oteli'ne roketli saldırı
düzenlendi. Otele 29 roket atıldı. Olayda 1 Amerikalı albay öldü, 20 kişi de
yaralandı. Yaralıların çoğu, Wolfowitz'e eşlik eden ABD Savunma
Bakanlığı'nın sivil çalışanları, subaylar ve yabancı uyruklu kişiler. AFP'ye
konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir ABD subayı atılan roketlerin
68 ve 85 milimetre çapında olduğunu belirtti. Subaya göre, 68 mm çapındaki
roketler genellikle helikopterlerden, 85 mm çapındakiler de karadan havaya
atılıyor. Roketlerin Bağdat hayvanat bahçesinden atıldığı belirlendi.
Roketlerden biri, El Reşid Oteli'nin 7. katında bir odaya isabet
etti. Otelin 8. katı da etkilendi. 3 ile 9. katlar arasında camlar kırıldı.
14 katlı otelde 400 oda bulunuyor.
Saldırıdan yara almadan kurtulan Wolfowitz, kendisini otelden
dışarı atar atmaz, saldırının şokuyla çok sayıda kişinin yaralandığını ve
bir Amerikalı'nın ölmüş olabileceğini söyledi.
·
'ŞAHİN' ŞAŞTI KALDI
Saatler sonra düzenlediği basın toplantısında ağız değiştirip 'Can
çekişen eski yönetimin eylemlerine rağmen işimize devam edeceğiz' dedi.
Yoğun güvenlik önlemlerinin uygulandığı bir bölgede bulunan El Raşid
Oteli'ne, Wolfowitz'in kaldığı sırada yapılan saldırının haberi Beyaz
Saray'a bomba gibi düştü.
Kara Şahin
düşürüldü
http://www.milliyet.com.tr/2003/10/26/dunya/dun04.html
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in doğum
yeri Tikrit kenti yakınlarında dün Black Hawk (Kara Şahin) tipi bir Amerikan
helikopteri düşürüldü. Görgü tanıkları, helikopterin yerden açılan roket
ateşi sonucu düşürüldüğünü söyledi. Tarım alanına düşen helikopterin yanması
sonucu bölgeden yoğun duman bulutu yükseldi. Amerikan ordu sözcüsü ise,
helikopterin bilinmeyen bir nedenle çakılırcasına yere sert iniş yaptığı
sırada roket saldırısına uğradığını, olayda yaralanan 5 askerin güvenli
biçimde bölgeden uzaklaştırıldığını söyledi. Saldırı, ABD Savunma Bakan
Yardımcısı Paul Wolfowitz Tikrit'i ziyaret ettikten bir süre sonra meydana
geldi.
ABD'nin başkenti Washington'da, Beyaz Saray'a doğru protesto
yürüyüşü düzenleyen onbinlerce Amerikalı, ABD yönetiminin Irak politikasını
protesto etti.
26.10.2003
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/
Ellerinde ABD
askerlerinin Irak'tan çekilmesini isteyen pankartlar taşıyan göstericiler,
Washington Anıtı'nın önünde biraraya geldikten sonra Beyaz Saray'a doğru
yürüyüşe geçtiler.
Gösteriyi ortak düzenleyen Barış ve Adalet İçin Birleşildi ile Uluslararası
ANSWER (Savaşı ve Irkçılığı Durdurmak için Şimdi Harekete Geçin)
örgütlerinin yetkilileri, 145 kentten gelen 100 bin kişinin gösterilere
katılarak kendilerine destek verdiklerini öne sürerlerken, caddelerde görev
yapan polisler ise göstericilerin sayısının 20-30 binarasında olduğunu
belirttiler.
ANSWER örgütü sözcüsü Brian Becker, düzenledikleri gösterinin amacının ABD
Başkanı George W. Bush'a, ABD yönetimi 'zemin kaybederken' kendilerinin
kazandığı mesajını vermek olduğunu kaydetti.
Barış eylemcileri ve Irak'ta görev yapan Amerikan askerlerinin aileleri
basına yaptıkları açıklamalarda, Irak'ta giderek artan asker kayıplarının ve
aylarca süren sessizliğin ABD'de savaş karşıtı hareketin canlanmasını teşvik
ettiğini dile getirdiler.
Bir festival havasında geçen gösteriler sırasında göstericilerin caddelerde
''İşgali sona erdirin. Şimdi onları eve getirin'' şeklinde şarkılar
söyleyerek sloganlar attıkları gözlendi.
Kimi
göstericilerin çocukları ve köpekleriyle katıldıkları yürüyüş sırasında,
''Usame Bin Rumsfeld'' yazılı tişörtler satan bir kişinin ABD Savunma Bakanı
Donald Rumsfeld'i Usame Bin Ladin'e benzeterek protesto ettiği ve bazı
göstericilerin ellerinde, üzerlerinde ''Kitle İmha Silahları: Bir sürü sıcak
hava'' yazılı pembe renkte balonlar taşıdıkları dikkati çekti. (aa) |