Subject: BTC-Putin
From: Doç.Dr. Alaeddin Yalçinkaya ayalcin@veezy.com
Sayin Yetkili
Putin'in ziyareti öncesi yasanan bir tatsizligi dikkate alarak
hazirladigim yaziyi sitenizde degerlendirmek üzere gönderiyorum.
Basari dilekleriyle selam ve saygilarimla
Doç.Dr. Alaeddin Yalçinkaya
0216-318 41 72
0532-202 06 63
ayalcin veezy. com
Güzeltepe m. Basko Sitesi B.13
D.12. Hasippasa, Üsküdar
34680, Istanbul
Bakü-Tiflis-Ceyhan En Ekolojik-Ekonomik Projedir
Doç.Dr.Alaeddin Yalçinkaya
Sakarya Üniversitesi, Uluslararasi Iliskiler Bölümü, ayalcin@veezy.com
Uzun diplomatik trafik ve etütlerden sonra, Hazar petrolünün
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) yoluyla dünya pazarlarina ulastirilmasina karar
verilmis ve hattin insasina baslanmistir. 2005 yilinda Ceyhan'dan Hazar
petrolünün tankerlere yüklenmesi hedeflenmektedir. Yillarca Rusya ve diger
bazi ülkeler projeye karsi çikarken bunun ekonomik olmaktan çok siyasi
oldugunu vurgulamis, Türkiye ise her zeminde bu projenin siyasi
hesaplardan çok ekonomik ve ekolojik kaygilarla sahiplendigini dile
getirmistir. Projede yer alan Azerbaycan ve Gürcistan eski Sovyet
cumhuriyeti olduklari halde, Rusya'nin patronlugundaki BDT üyeliklerinde
zik-zaklar çizmis, Rusya güdümünden çikmayi dis politik hedef haline
getirmislerdir. Bununla beraber asirlik organik baglari koparmak kolay
olmamis, bu baglarin koparilmasinin getirdigi ve getirecegi sorunlar
birçok boyutuyla yasanmistir.
Gürcistan'dan sonra Türkiye'ye girerek Dogu Anadolu'dan Ceyhan'a
ulasan hattin geçtigi bölgeler uzun yillar bölücü terör örgütünün
faaliyetlerine sahne olmus, bu terörün arkasinda BTC'i engellemek isteyen
Rusya'nin da destegi görülmüstür. Rusya bölgeyi terörize ederek, güvenli
olmayan bir bölgeden petrol boru hattinin geçmesinin dogru olmayacagini,
dolayisiyla bunun Rusya'nin kontrolündeki limanlardan tasinmasi gerektigi
yolunda çok uluslu sirketlere baski yapmak üzere bölücü teröre arka
çiktigi dile getirilmis, bu alanda birçok delil sunulmustur.
Bütün bunlarla beraber, daha SSCB yikilmadan Türkiye bu ülkeyle birçok
ekonomik ve siyasi iliskilere girmis, Rus sermayesi ve teknolojisi ile
önemli sanayi tesisleri kurulmustur. Yine enerji zengini bu ülkeden petrol
ve dogalgaz alimina baslamistir. Ülkemiz ise Rusya'da önemli müteahhitlik
hizmetlerine girmis ve tüketim mallari satisinda gittikçe büyüyen bir
pazar edinmistir. Böylece II Dünya Savasi'ndan sonra NATO'nun önemli
müttefiki haline geldigi, AB'nin daha ilk olusumlarinda ortaklik
sözlesmesi imzaladigi, Bati'nin diger birçok siyasi, ekonomik ve askeri
isbirligi alanlarinda vazgeçilmez ve sadik müttefiki oldugu halde, her
firsatta çifte standarda tabi olarak zayif ve güçsüz birakilan, hatta
rejimine, ülke bütünlügüne ve temel çikarlarina karsi ittifak baglariyla
bagdasmasi mümkün olmayan tezgahlar kurulan ülkemiz, önemli bir dis
politik manevra alani kazanmistir.
Öte yandan, azgelismislik olgusunun temel özelliklerinden olan
komsulariyla sorunlu, kavgali olmak halinin yanlisliginin, ülkemizin bu
arada büyük kaybinin farkina varilmistir. Aralarinda ne kadar ekonomik,
siyasal, ideolojik veya sinir sorunlari olsa da gelismis ülkelerin bunlari
bir tarafa birakarak iliskilerini gelistirdigi, böylece her iki tarafin da
büyük çikar sagladiklari görülmüstür. Ülkemiz ise çogu Bati'nin temel
politikalarindan kaynaklanan bir yaklasimla, etrafimizin düsmanlarla
çevrili oldugu duygusuyla, sinir komsularimizla her türlü ekonomik
iliskiyi asgariye veya sifira indirirken, aslinda ekonomik gelismenin
önünü kestigimiz farkedilmistir. Bu yüzden basta SSCB olmak üzere
komsularimizla dogrudan iliskilerin kurulmasinin esas alindigi bir dis
politika olgunlasmaya baslamistir. Bu alanda Balkanlar, Orta Dogu,
Karadeniz, Asya eksenli birçok ekonomik, siyasal, kültürel,
uluslararasi-bölgesel ve fonksiyonel örgütlerin kurulup gelismesinde
ülkemiz öncü olmustur.
Türkiye'nin Rusya ile iliskilerinin gelismesi, ekonomik ve siyasal
çikarlardan öte, dünyanin en sorunlu bölgelerinden olan Balkanlar,
Kafkaslar ve Orta Dogu'da kalici baris ve huzurun temelini olusturacaktir.
Özellikle ekonomik iliskilerde komsu ülkelerin rekabetten çok isbirligi
hali, her iki tarafin hatta bölgenin çikarina oldugu, AB ve NAFTA
örneklerinde görüldügü gibi herkesin kabul ettigi bir gerçektir.
Belirtelim ki AB veya NAFTA ülkeleri, örgüte üye ülkelerle iliskilerini
ileri düzeyde yürütürken, diger ülkelerle olan baglarini ihmal
etmemektedirler. AB üyesi Almanya, Rusya ile ileri düzeyde ekonomik ve
siyasi iliskilerini de sürdürmektedir. Türkiye'nin Rusya ile iliskileri de
rekabet, düsmanlik, nüfuz bölgesi kavgasindan çok, karsilikli çikar ve
isbirligi ile insan haklari ve evrensel hukuk temelli olmalidir. Iletisim
ve ulasimin son derece ilerledigi günümüzde, soydaslarimizin ekonomik,
siyasal ve kültürel haklarini bizim kadar Rusya' daki birçok gazeteci ve
aydinin da savundugunu dikkate aldigimizda, Rusya ile gelisen
iliskilerimiz, soydaslarimiz, komsularimiz, Gürcistan gibi birçok bagimiz
olan ülke insanlarini satmak, sorunlarini görmezlikten gelmek demek
olmayip, onlarin haklarini daha iyi ve dogru zeminde gündeme getirmenin de
yolunu açacaktir.
Basbakanlik seviyesindeki Gürcistan ziyareti esnasinda Türkiye
Cumhuriyet Basbakani'inin Gürcistan Devlet Baskani ile birlikte
düzenledigi toplantida, "BTC"in ekonomik olmaktan çok, stratejik bir proje
olduguna inaniyoruz" seklindeki sözleri son derece talihsiz bir açiklama
olmustur. Bu beyanatin anlami, BTC'in gerçeklesmesi ile, moda üslupla
ifade edersek, Türkiye, Rusya'ya bir gol atmis olacaktir.
Öncelikle, BTC'in gerçeklesmesi ile Türkiye'nin çikarlarini
abartmamanin gerektigini belirtmeliyim. Bunun için Kerkük-Yumurtalik
hattina bakmak yeterlidir. Uluslararasi toplantilarda, Gürcistanli
akademisyenlerin, "Bakü-Supsa hatti açildiginda Gürcistan'in bir refah
ülkesi olacagini bekliyorduk, hayal kirikligina ugradik" serzenislerini
unutamiyorum. Süphesiz her uluslararasi faaliyetin stratejik boyutu
vardir, ancak BTC'nin stratejik boyutunun oldugundan fazla abartilmasi,
hele hele Rusya'nin aleyhine bir söylem gelistirilmesi Türkiye'nin
aleyhinedir. Çünkü uluslararasi iliskilerde demars yapan bir ülkenin diger
ülkeye "gol attigi" havasina girmesi, çikarlarina aykiri gelismelere
psikolojik ve hukuki zemin hazirlamasi demektir. Öte yandan ekonomik
olmayan bir stratejik eylem eninde sonunda basarisizliga mahkumdur.
Ekonomik bir faaliyet, ayni zamanda ekolojik boyutu varsa bundan da komsu
ülkelerin zarar gördügü düsünülemez. Kuzey Buz Denizi'ndeki veya Güney
Kutbu'ndaki ekolojik dengenin bozulmasindan Türkiye'nin etkilenmeyecegini
düsünmek ne kadar cahillikse, Rusya'nin Bogazlar'in korunmasini dert
etmemesi de düsünülemez.
BTC'in ayni zamanda diger hatlara göre ekonomik oldugu ise, genis
çapli bir hesaplama ile ortaya çikmaktadir. Çevre kirliliginin uzun vadede
bütün ülkeleri ilgilendiren ekonomik boyutu sözkonusudur. Ancak burada
dogrudan maliyet hesaplariyla BTC'in daha ekonomik oldugu görülmektedir.
Boru hatlarinin, petrolün ulasimi için bir araç oldugu gerçegi dikkate
alindiginda, sadece hat maliyetlerinin karsilastirilmasinin tutarli
olmadigi açiktir. Dikkate alinmasi gereken nokta ise, hangi hattan giden
ürünün tüketici limana daha ekonomik ulasacagidir. Bu durumda Novorossisk,
Ceyhan ve Abadan'dan Marsilya, Rotterdam, Hamburg, Amsterdam ve Cenova
limanlarina ulasim maliyetlerine bakilmalidir. Tabloda görüldügü gibi
Ceyhan ile Avrupa limanlarinin arasi, Karadeniz ve Körfez limanlarina göre
daha kisadir. Mutlak mesafe dikkate alindiginda Ceyhan'dan tasima ile
tankerler Novorossisk'e göre ortalama bir gün, Abadan'a göre 13 gün
civarinda tasarruf edecektir ki bu uzun vadede ihmal edilemeyecek bir
ekonomik degerdir. Öte yandan Karadeniz limanlarinin senenin bir bölümünde
iklim özellikleri yüzünden kapali oldugu hesaba katildiginda, buradan
ulasimin maliyeti daha da artacaktir. Bogaz girislerinde beklemeler ile
hava sartlari, Karadeniz' den ulasimi 3-7 gün daha uzatmaktadir.
Bogazlardan geçen tankerlerin yaklasik üçte bir oraninda daha küçük
tonajli olduklari dikkate alindiginda bu da Karadeniz'den ulasim
maliyetini artirmaktadir. Körfez petrolleri için de uzun mesafeden baska
Kanal masrafi vardir.
Hazar kaynaklari için alternatif hatlardan yükleme limanlari ile bazi
Bati Avrupa limanlari arasindaki mesafe
Yumurtalik (Ceyhan)
Novorossisk (Karadeniz)
Abadan (Iran)
Marseilles
1594
1834
4838
Rotterdam
3371
3617
6600
Hamburg
3624
3870
6853
Amsterdam
3399
3645
6628
Genoa
1501
1741
4745
Kaynak: BP Marine Distance Table Not: Mesafeler
deniz mili olarak verilmistir.
Gerek Kafkaslar gerekse Orta Asya'da Türkiye ve Rusya'nin isbirligi
ile her iki ülke ve diger bölge ülkelerinin çikarina olan alanlar oldukça
fazladir. Hatta ilk bakista boru hatlari dahil çatisma alanlari olarak
görülen konularda dahi genis çapli isbirligi zemini vardir. Realpolitik
açidan Rusya'nin yeniden eski Sovyet cumhuriyetlerine egemen olmasini
beklememek gerektigi gibi, Türkiye'nin de bu bölgelerde hegemonya kurmasi
düsünülemez. Ancak bu alanlarda ilgili ülkelerin isbirligi ile hepsinin
çikarina olacak çok önemli potansiyel sözkonusudur. Hazar ürünlerinin
Ceyhan üzerinden dünya pazarlarina tasinmasi saglanirken, Novorossisk ve
Supsa'dan Karadeniz'e ulasan ürünler Karadeniz ülkelerinde tüketilmelidir.
Bu ürünlerin bir bölümünü Türkiye satin alarak, bogazlari kullanmadan
Izmit'in Karadeniz kiyisindan dösenecek bir boru hatti ile Körfez'e
ulastirma projesini hayata geçirebilir, çok yönlü swap uygulamalarina
gidilebilir. Türkiye ve Rusya'nin merkezinde olacagi isbirligi, en kisa
zamanda gerçeklesmesi gereken Karadeniz-Hazar Enerji Birligi'nin
çekirdegini olusturabilir. Sözkonusu organizasyon, kurulus ve gelisme
asamalarinda belirli bir tecrübe kazanmis olan KEI'nin önemli bir uygulama
alani olabilecektir.
BTC'in gerçeklesmesi, Türkiye için bir kazanç, Rusya için bir kayip
oldugu biçiminde sifir toplamli oyun yerine, bölge ülkelerinin daha temiz
ve daha az maliyetle ürünlerini satmasi ile ekonomilerinin ilerlemesi
sürecinde yasanacak iyilesme yönündeki gelismeler degisken toplamli bir
oyun olarak algilanmalidir. Basta AB olmak üzere gelismis ülkeler,
yukarida belirttigimiz gibi aralarindaki sinir ve benzeri sorunlari
barisçil yollardan çözerek, düne kadar rekabet konusu olan alanlarda
isbirligine gitmislerdir. Kafkaslar ve Orta Asya'da Türkiye ve Rusya'nin
isbirligi ile her iki ülkenin ve bunun dogal sonucu olarak diger
komsularin ekonomik refah ve gelismesi hizla ilerleyecektir.
Sonuç olarak, Hazar ürünlerinin dünya piyasalarina arzinda BTC
ekonomik bakimdan da en uygun hat durumundadir. Alternatif yollarin
verimli kullaniminda isbirliginin, bölge baris ve refahina, ayni zamanda
ortak çevrenin korunmasina getirecegi katki son derece önemlidir. Rusya
veya Rus sirketlerinin disarida birakildigi BTC'in uzun vadede verimli
çalismasi ve bölge refahi ile barisina en üst düzeyde katkida bulunmasi
zordur. Yakin veya orta vadede Hazar ve Karadeniz çevresindeki üretici,
ulastirici ve tüketici ülkelerin isbirligi zemini olacak olan
Karadeniz-Hazar Enerji Birligi, bölgesel baris ve refah bakimindan da
önemli bir asamayi gerçeklestirecektir. Bölgesel-siyasal kaygilarin
yaninda ekonomik-ekolojik hesaplari her firsatta dikkate almak ve BTC'a
ulasmayan Rus petrolü için Bogazlar'a alternatif olarak düsünülen
Karadeniz-Saros petrol boru hatti projesi yerine ekonomik ve ekolojik
projeler gelistirmemiz gerekmektedir. Novorossisk'ten Akdeniz'e,
Bogazlar'i, Karadeniz'i ve Saros'u tehlikeye atmadan onlarca alternatif
bulunabilecegini, konunun sadece Türkiye ve Yunanistan degil Rusya ve
dünya kamuoyuna mal edilmesi gerektigini belirtelim. Ancak bu arada "gol
yemis" bir Rusya ile saglikli ve çikarlarin korundugu bir isbirliginin son
derece zor olacagi, siyasi beyanatlarda dikkatli olmak gerektigi
unutulmamalidir.
----------------------------------------------------------
> Gokhan Coskuner
>
> Husky Energy Inc.
> 707 8th Ave. S.W., PO Box 6525, Stn. D
> Calgary, Alberta, Canada T2P 3G7
> Phone : (403) 298 - 7151
> Fax : (403) 298 - 6919
> E-mail : Gokhan.Coskuner@huskyenergy.ca