Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli  http://www.sinbad.nu/ 

 

Yusuf Küpeli, 1 Mayıs Müfrezesi ile Kuba gezisi 2009

a) ICAP, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, 1 Mayıs Müfrezesi, ABD’de hapiste beş Kubalı  ve Kuba gezisi üzerine kısa genel bilgiler

b) ALBA, Camilo Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve Kuba ekonomisi üzerine geziden kısa notlar

c) Matanzas, tarla da iş, Devrim Müzesi, Dostluk Evi’nde mükemmel akşam yemeği, müzik ve dans ziyafeti

d) Devrimin 50nci yılında 1 Mayıs kutlaması, ve Kuba ile dayanışma toplantısı

e) Cienfuegos, lüks otel, sanat okulu ziyareti, ve Cienfuegos sokaklarında gezinti 

f) Cienfuegos’da Rafineri işçilerinin mahalleleri, Devrimi Koruma Komiteleri, yeniden iş, Trinidad, poliklinik ziyareti ve Kuba’da tıbbi hizmetler üzerine notlar

g) Santa Clara; savaş ganimeti müze tren; Che Guevara’nın anıt mezarı, anıtı, ve Devrim Tarihi Müzesi; ICAP lokantasında öğle yemeği; Havanaya, kampa dönüş

h) Uluslararası gece,  farklı ülkelerin katılımcılarından yemek örnekleri, müzik dinletileri ve dans gösterileri, Havana’da özgürce geçen son gün, Anneler Günü ve kampta son gece eğlencesi

i) Havana’da otelde geçen beş bağımsız gün, çevrenin adım adım keşfi, Capitol Binası, Santa Maria plajı, Havana turu ve dönüş

+

FOTOĞRAFLAR & açıklayıcı not: Metne ek olarak ayrı ayrı 28 sayfa içinde 322 fotoğraf karesi bulunmaktadır. Aslında, paylaşılanlar 322 fotoğraftan da fazladır. Çünkü, bazı karelerde 2-3 ve hatta daha fazla fotoğraf bulunmaktadır. Mümkün olduğu kadar fazla sahne gösterebilmek için montaj, yamama ile bazı kareler zenginleştirilmiştir. Asıl vaktimi, yorucu dokuz tam günümü, bin civarında, ve belki de daha fazla fotoğraf içinden yerleştirilecek olanları seçmek, açıklayıcı metinleri yazıp fotoğraf karelerine monte etmek, yorgunlukla yapılan hataları düzeltmek, ve bazı kareleri farklı fotoğraflarla zenginleştirmek işi almıştır... Aslında, 16 Mayıs günü geziden dönmüş olmama karşın, farklı nedenler sonucu yazmaya ancak Ağustos ayının ilk haftasında başlayabildim ve 12 punto ile 49 a4 sayfası tutan dokuz bölümlük gezi notlarını 22 Ağustos 2009 günü tamamladım. Buna karşın, fotoğraflarla uğraşma işi, ara vermeden süren yorucu bir çalışma sonucu ancak 31 Ağustos akşamı tamamlanabildi. Yani fotoğraflar, dokuz tam günümü aldı. İstedimki, okuyucu Kuba hakkında daha doğru, daha iyi bir fikre sahibolabilsin... Y. Küpeli, 31 Ağustos 2009

metne ulaşmak için tıkla

Önsöz yerine:

TÜM BÖLÜMLERİ, HERŞEYİ BAŞTAN YAZDIM. ESKİ BİLGİLER YANLIŞ DEĞİLLERDİ AMA, EKSİK VE DÜZENSİZDİLER. BAZI YERLERDE OLAYIN ÖZÜNE ZARAR VERMEYEN TARİH HATALARI VARDI.

 

KUBA TARİHİ İLE İLGİLİ BU KİTAP, ŞİMDİLİK 12 PUNTO İLE 153 A-4 SAYFASI OLDU VE 25 BÖLÜMÜ TAMAMLANDI. TAMAMLANMIŞ OLAN İLK 25 BÖLÜMÜ SİNBAD’A YÜKLÜYORUM. DEVAMINI, KUBA’NIN EKONOMİSİNİ, ENTERNASYONAL DAYANIŞMASINI, GÜNÜNÜ ANLATAN BÖLÜMLERİ YAZMAYA 16 MAYIS’TAN SONRA BAŞLAYABİLECEĞİM... TÜM BÖLÜMLERİN SONUNA DA ZENGİN KAYNAK LİSTESİNİ EKLEYECEĞİM.

 

BU YAZILANLARIN İÇİNDE ÇOK YARARLI BİLGİLER OLDUĞU, VE SOLUKSUZ ZOR BİR İŞ YAPTIĞIM KANISINDAYIM. KUBA’YI ABD POLİTİKALARI İLE BİRLİKTE ANLATMAYA ÇALIŞTIM... ESKİ METNİ OKUMUŞ OLSANIZ BİLE, BUNA ÖZELLİKLE BAKMANIZI, OKUMANIZI SALIK VERİRİM.

 

KİTAPLA İLGİLENEN YAYINEVİ OLURSA, İLGİLİLER BANA 16 MAYIS’TAN SONRA YAZABİLİRLER. 

 

IYİ OKUMALAR DİLEĞİYLE.

 

Yusuf Küpeli

22 Nisan 2009

yusuf@comhem.se

 

Yusuf Küpeli, Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar

1- Keşfedilmiş kıtayı Avrupa’nın keşfi, ve yeni toplumsal trajedilerin başlayışı

1 a- Amerika Kıtası’na ilk yerleşimler üzerine kısa notlar

1 b- Amerika Kıtası’na ilk ayakbasan Avruparılar, Eirik Raude (Kızıl Erik) ve oğlu Leif Eriksson üzerine çok kısa notlar

1 c- Piri Reis haritası ve Kolomp’tan 71 yıl önce Amerika Kıtası’nın her iki yanını ve Avustralya’yı keşfetmiş olan Çinli amiral Zheng He üzerine çok kısa notlar

1 d- Binbirgece Masalları’nın kahramanı Sinbad, ve Amerika Kıtası’nın en eski kaşiflerinin Ortadoğu halklarından birileri olabileceği üzerine bir spekülasyon

1 e- Doğu’nun zenginliklerine ulaşmalarını sağlayacak yeni yollar arayan Batı’nın Amerika Kıtası’nı keşfi; Kristof Kolomp ve Amerigo Vespucci üzerine çok kısa notlar

2- Amerika Kıtası’nın yerli halkının trajedisi üzerine çok kısa notlar

3- Kuba’da beyaz adamı dostça karşılayan yerli halkının trajedisi üzerine kısa notlar

4- Afrika’dan gelen köleler, ilk isyanlar, ve Kuba halkının uluslaşma süreci

5- Bağımsızlık savaşına doğru Kuba’da sınıfların konumları, ABD’nin Kuba politikası, Monroe Doktrini ve Kuba’da 1844 ayaklanması

6- Çin’in sömürgeleştirilmesi, Kuba’nın Çinlileri, ve üç Kubalı-Çinli general

7- Kuba’nın bağımsızlık savaşının ilk on yılı, 1868- 78

8- Dağılanın yeniden toparlanması, José Martí’nin birleştirici rolü, ve “cumhuriyet”e doğru ihtilalin ikinci aşaması

9- ABD-İspanya savaşı, Kuba’nın ABD tarafından istila edilmesi, Amerikan askeri diktatörlüğü ve sözde cumhuriyet

10- Kuba’nın ABD tekellerinin eline düşmesi, sendikal örgütlenmelerin ve öğrenci hareketlerinin başlayışı

11- Machado diktatörlüğü, Kuba Komünist Partisi’nin tarih sahnesine çıkışı, Mella’nın öldürülüşü, büyüyen muhalefet, devrim ve Machado’nun devrilişi

Not: kahramanlık ve sahte kahramanlık üzerine birkaç söz

12- Devrimci Batista’dan Batista diktatörlüğü yıllarına ve ilerici 1940 Anayasası üzerine notlar

13- II. Dünya Savaşı sonrası Truman politikaları içinde Latin Amerika, Rio Paktı, OAS ve ABD’nin uluslararası “polis gücü” olması

14- En genel anlamıyla dünyada ve Türkiye’de sosyal devrim, kitlelerden kopuk terör, karşı-devrimci güçlerin bazı provokasyonları ve dezinformasyonları üzerine çok kısa notlar

15- Devrime doğru Kuba’da sosyal yaşam, cennet içinde yaşanan cehennem, ve devrimin hedefi üzerine notlar

16- ABD servislerinin ve politik karar merkezlerinin sürmekte olan silahlı ayaklanma  ve Kastro üzerine kararsızlığı, ABD yönetiminin Batista ile ilişkileri, CIA’nın ve Dulles biraderlerin bazı işleri üzerine notlar

17- Devrime giden yolda Fidel Kastro, Moncada Kışlası baskını, hapislik ve Meksika’ya gidiş

18- “Kaderine” yelken açan Che Guevara, United Fruit Compan, Guatemala’nın ve Jacobo Arbenz’in trajedisi, Meksika’da kesişen yollar, Alberto Bayo ve askeri eğitim 

19- Kastro önderliğinde Kuba halkının devrimi, devrimci savaş sürecinde yaşananlar ve Batista’nın kaçışı

19 a- Gramma yolculuğu, karaya çıkış, neden Oriente bölgesi, ve Frank Pais’in ölümü

19 b- Sierra Maestra’dan yayılan devrimci yürüyüş, Amerikan basınının yoğun ilgisi, silahlı mücadelenin dönüm noktası, El Cubano Libre, Radio Rebelde, ve 45 örgütün destek bildirisi

19 c- Köylü meclisi, Jigüe Savaşı, devrime katılan askeri birlikler, zafere yaklaşırken Washington’un devrimi engelleme entrikası, William Douglas Pawley, ve Batista’nın kaçışı

not: William Douglas Pawley’in gerçek kimliği

20- Devrim hükümetinin ilk işleri, ABD’nin Kuba’ya acele bir askeri müdahale gerçekleştirmemesi üzerine düşünceler, ve karşı-devrimcilerin cezalandırılmaları üzerine 

21- İlk millileştirmeler, Kastro’nun ABD ziyareti, Nixon-Kastro buluşması, ABD ambargosunun başlayışı, Kuba ekonomisini ABD’den bağımsızlaştırma çabaları, Kahire’de Sovyetler Birliği ile ilk temas, sosyalizme yöneliş, ve Komünistlere hakveren Kastro

22- İdeolojik ayrılıkların belirginleşmesi ve liberallerin tasviyesi, Binbaşı Huberto Matos olayı, Camilo Cienfuegos’un ölümü, ve Kastro’ya yönelik bazı suikast planları

23- Mikoyan’ın Kuba ziyareti ile başlayan yeni dönem; ABD merkezli tekellerin ve Kubalı büyük sermayenin millileştirilmesi; ABD’nin ağırlaşan ambargosu, ekonomik sabotajları, ve Kubayı istila hazırlıkları; sosyalist enternasyonal dayanışmanın önemi, ve anti-Sovyet çığlıklar üzerine bir not

not: “Soğuk Savaş” yıllarındaki anti-Sovyet çığırtkanlıklar ve “Tam Bağımsız, Gerçekten Demokratik” şiarı üzerine

24- Saldırıya geçen Washington; Operation Pluto; Radio Swan; CIA imalatı karşı-devrimci örgütlenmeler; Kuba’dan atılan ABD elçilik görevlileri; Kuba’nın dostlarının gücü; Kuba’da patlayan bombaları; ABD-Kuba diplomatik ilişkilerinin sonlanışı; Domuzlar Körfezi çıkartması ve emperyalizmin Amerika kıtasında ilk yenilgisi; devrimin sosyalist, kendisini ise Marksist-Leninist olduğunu açıklayan Kastro

25- Nasıl komünist olduğunu anlatan Kastro; “Mongoose Operasyonu”; Kuba’yı Latin Amerika’da izole etme çabaları; birleşen ihtilalci örgütler ve Kuba Komünist Partisi’nin yeniden organize edilmesi; U-2 ispiyon uçakları; dünyayı nükleer savaşın eşiğine taşıyan 1962 Füze krizi; pazarlık masasında Türkiye Cumhuriyeti  (devamı için tıkla)

 

Onyıllardır ABD emperyalizminin ağır ekonomik-politik ambargosu altındaki Küba halkının dünyanın yoksullarına uzanan yardım eli üzerine bir çeviri... Çeviri, herhangi bir komünist yayınorganından değil, İsveç Protestan Kilisesi’ne ait “Broderskap” (Biraderlik) adlı haftalık yayınorganının 27 Ekim 2006 tarihli 43. sayısından yapılmıştır... Türkiye’nin bazı göreceli geri bölgelerinde, ülkenin en yoksul insanlarının güç koşullarda yaşamakta oldukları bölgelerinde görev yapmaktan özellikle kaçınan birtakım hekimler ve sağlık görevlileri için bu metnin taşıdığı önemin altını -haddim olmayarak- çizmek isterim. Şüphesiz olay aynızamanda sistemin işleyişi, alınan toplumsal kültür, insani sorumluluk duygusu, yüksek bir moral ve ruh hali ile ilgilidir kanımca.- Y. Küpeli

 

Martin Garat, Bolivya’da Kübalı Hekimler

Sağcı güçler ne ölçüde öfkelenirlerse öfkelensinler, yoksullar ancak bu şekilde sağlık yardımı alabilmektedirler. Gerçekte, Küba toplumunun diğer halklara yönelik hekim yardımı, daha birçok Latinamerika, Afrika ve Asya ülkelerinde sürmektedir. Tamamen karşılıksız, bedava hizmet vermelerine karşın, kübalı doktorları istemeyen çevreler de vardır. En zehirli eleştiriler, onların hizmet vermekte oldukları ülkelerin yerli doktorların birkısmından gelmektedir. Martin Garat, kübalı hekimlerin Bolivya’da verdikleri hizmeti Broderskap için rapor etmiştir.

(...) Kubalılar tarafından işletilen El Alto kentindeki Chacaltaya hastahanesine başvurmuş olan Inga López, “Bolivyalı hekimler, kendilerine ödenecek ücretle ilgilenmektedirler sadece.”, demektedir. Yine O, “Bolivyalı ve kübalı hekimlerin hastaya yönelik ilgileri ve tedavi çabaları arasında olağanüstü farklar olduğunu”, sözlerine eklemektedir. Bolivyalıların gözünde, “Kubalılar sıcak ve insancıldırlar. Bolivyalı hekimler ise sadece ödenecek para ile ilgilenmektedirler.”

Carola Valencia, Bolivya’daki devlet hastahanelerinin şefidir. Kendisi de hekim olan bu hanım, meslektaşlarının tavırlarını değiştirmeleri gerektiğini düşünmekte ve şunları söylemektedir: “Tabibler Birliği’nın kübalı hekimlertugayına karşı tavır aldığını görüyorum. Vaktiyle onlara, aynen banada öğretilmiş olduğu gibi, hastahanelerin ticari kurumlar olduğu belletilmiştir. Fakat bizler bu görüşlerimizi değiştirmek zorundayız.” ayrıca bak: Latinamerika & Afrika

 

 

Tamer Uysal, KÜBA HAKKINDA VE KÜBA'YI GÖRMEK İSTEYENLER İÇİN BAZI YARARLI BİLGİLER  ABD'de binde 12, Türkiye'de binde 80 olan çocuk ölüm oranlarını binde 6'ya kadar düşürmüş bir ülke. Koruyucu hekimlik dalında çok ileri bir noktada olan Küba'da, ortalama yaşam süresi erkeklerde 75, kadınlarda 77'ye kadar yükselmiştir. Küba'da okuma yazma oranı %100 olup, dokuzuncu sınıfa kadar okumak zorunludur. Oy verme yaşı 16, sendikalaşma oranı yüzde 95'tir. ayrıca bak: Kol ve kafa emekçileri

 

 

HUGO CHAVEZ'İN 20 EYLÜL 2006 GÜNÜ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU'NDA YAPTIĞI KONUŞMA (...) Amerikan emperyalizminin hegemonik kurumları insanlığı tehdit etmektedir. Sizi bu tehlikeyle ilgili olarak uyarmayı sürdüreceğiz ve Amerikan halkına ve dünyaya, başlarının üzerinde bir kılıç misali sallanan bu tehdidi durdurma  çağrısında bulunuyoruz. Kitaptan size bazı kısımlar okumayı düşündüm ancak zaman yetersizliği nedeniyle (Chavez, kitabın numaralandırılmış sayfalarını çevirir) sadece bu kitabı övmekle ve tavsiye etmekle yetineceğim. Bu kolay okunan ve çok iyi bir kitap. Eminim ki Sayın Başkan (BM Genel Kurulu Başkanı) bunu biliyorsunuz. Bu kitap İngilizce, Rusça, Arapça ve Almanca yayımlandı. Bence bu kitabı öncelikle okuması gerekenler, ABD'deki kardeşlerimizdir. Çünkü onlara yönelik tehdit tam da kendi evlerinin içinde. Şeytan şu anda evde. Şeytan, şeytanın ta kendisi, şu anda evde. Ve şeytan dün buraya geldi. Dün şeytan buraya geldi. Tam olarak buraya geldi (bu sırada istavroz çıkarır...) ve bugün hâlâ kükürt kokusunu alabiliyorum. Dün,  bayanlar baylar, bu kürsüden, ABD Başkanı, şeytan diyerek söz ettiğim beyefendi, bu kürsüden dünyanın sahibiymişçesine konuştu. Gerçekten Dünyanı sahibiymişçesine! Bence bir psikiyatr çağırmalı ve ABD Başkanı tarafından dün yapılan konuşmayı analiz ettirmeliyiz...

(not: E-posta ile dağıtılan Hugo Chavez'e ait konuşmayı Sinbad'a yerleştiren ve ayrıca yandaki eski komik şeytan tasvirine eklemeleri, montajı yapan Y. Küpeli, şüphesiz şeytana cine ve benzerlerine kesinlikle inanmamaktadır. "...hala kükürt kokusu alabiliyorum.", diyen Chavez'in de şeytana meytana inanmadığı bellidir. Tüm bunlar, Chavez'in konuşması ve sol yandaki -montajlı- şeytan görünümü, hepsi birer şakadır ama, yine de W. Bush politikalarının insan soyu açısından yıkıcılıklarını, kötülüklerini anlatmaya yarayan gerçekçi şakalardır bunlar. Şeytan tüm mitolojilerde ve tek yaratıcılı inançlarda yıkıcılığın sembolüdür. Diğer yandan, “USA ordusunun yeni temel görevi, terörü destekleyen devletlere sadece değeri çok yüksek bir bedel ödetmek değil, bunları tamamen yıkmaktır!”, cümlesi "Bush doktrini" olarak duyurulan metinden alınmadır. Pentagon’un “yeni” askeri doktrinini açıklarken kullandığı “devastation” veya yıkmak, bozmak, mahvetmek sözcüğü köken olarak “Devil”, İblis, Şeytan sözcüğü ile bağlıdır. (bak: Yusuf Küpeli, ”Bush doktrini”, silahlanma, saldırganlık , yıkım ) Ayrıca, Hitler'in üretmeye çalıştığı kan temeline dayalı yeni ırkçı din benzeri bir Evangelizm ile, İsa'nın insancıllığından tamamen uzak tekçi fanatik Evangelist kilisesi ile işbirliğine giden Anglo-Amerikan ırkçılığı, şeytan sembolünü sürekli kullanmaktadır. Yamama Evangelizm "sentezi" sayesinde Anglo-Amerikan ırkçılığını kitleselleştirmeye çalışan ABD merkezli mali-sermaye güçlerinin en üst düzeyde sözcüsü konumunda olan W. Bush, bilinen bazı ülkeleri "şeytani güçler" olarak ilanedebilmekte ve rüyasında "tanrı ile konuştuğunu" idda edecek kadar ileri gidebilmektedir. Bu nedenle Hugo Chavez'in BM Genel Kurulu'nu güldüren "kükürt kokulu" şakasının ve sol yandaki şeytan montajlı şakanın gerçekçi olduklarını ve yerine oturduklarını söylemek mümkündür. Fakat yine de her okuyucu kendisi karar verecektir. Saygılarımla.- Yusuf Küpeli, 02/10/2006)

 

http://www.sinbad.nu/