Yusuf Küpeli, 1 Mayıs Müfrezesi ile Kuba gezisi 2009

 

 

d) Devrimin 50nci yılında 1 Mayıs kutlaması, ve Kuba ile dayanışma toplantısı

 

Kamp sakinlerini 1 Mayıs geçidinin olacağı Devrim Meydanı’na götürecek olan otobüslere binmeden önce, gruplara, kalbin üstüne gelen bölümünde ispanyolca 1 Mayıs yazısı olan çoğu kırmızı ve birkısmı da mavi renkli fanilalar (T-shirt) hediye edilecekti. Bizlere düşen kırmızı renkli olanlardı, ve herkes gibi bunları giyerek otobüslere binecektik. Bir de göğüslerimize, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampına ait olduğumuzu, misafir olduğumuzu belirten etiketler iğnelenecekti...

 

Büyüklüğünü sayı ile ifade edemediğim çok geniş ve uzun Devrim Meydanı’nın bizim geldiğimiz yöne doğru solunda, geçit alayının geldiği istikamete göre ise sağında üç katlı veya bölümlü geniş ve uzun bir tribün, yükseklik bulunmaktaydı. Bunun en geniş ilk bölümüne bizler, misafirler, ve kamp görevlileri, ve rehberler için plastik koltuklar koymuşlardı. Fakat bu koltuklarda pek oturulmayacaktı. İnsanlar, -misafirlere ait bölümün sınırları içinde- kalkıp gezinecekler, ayakta değişik cephelerden geçidin fotoğraflarını çekeceklerdi...

 

Bizlerin bulunduğu bölümün bir yukarısındaki katta, arkada üstümüzde duran katta, bazı ünüformalı öğrenciler ve askerler gözükmekteydi. Öğrencilerin yaşları küçüktü... En tepedeki daha ufak ve balkonu andıran korkuluklu platformda ise generaller, muhtemelen bakanlar, ve devlet başkanı bulunmaktaydı. Fidel Kastro’nun olmadığı bu törene, devlet başkanı olarak Raul Kastro gelecekti ama, herhangi bir konuşma yapmayacaktı. Raul Kastro’nun, devlet başkanının 1 Mayıs töreninde konuşmaması, özellikle devrimin 50nci yılına rastlayan törende konuşmayışı, insanları meraklandıracak bir olaydı. Böylesi ilk kez olmaktaydı... Sözkonusu tavrın nedenini sorduğum Kubalı genç bir görevli, bunun yeni yönetim tarzı olduğunu, artık liderlerin eskisi gibi ön plana çıkarak uzun konuşmalar yapmak istemediklerini söyleyecekti... Pek net gözükmese de, uzaktan Raul Kastro’nun fotoğraflarını çekecektik...

 

Üzerinde durduğumuz tribün benzeri sözkonusu yükseltinin en tepesine, -fotoğrafını ayrıca vereceğim- 109 metre yüksekliğinde bir kule, devasa bir anıt dikilmişti. Bu anıtın hemen önünde de tüm alanı gören yine devasa, 18 metre yüksekliğinde bir José Martí (1853- 95) heykeli bulunmaktaydı. Zaten Kuba’da en çok rastlanan heykel, José Martí heykelleridir... (Ulusal şair ve bağımsızlık mücadelesi önderi Martí hakkında daha geniş bilgi, Sinbad’da, “Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar” adlı kitabın 8nci bölümünde ve diğer bazı bölümlerde bulunabilir.)

 

Karşı tarafta, sabit, uzun, yüksek ve özel hazırlanmış bir panoya, sırayla öndegelen devrimci kişiliklerin fotoğrafları, bizlerin bulunduğu uzaklıktan net biçimde görülebilen fotoğrafları yerleştirilmişti. Sosyalist düşünür ve eylem adamlarına, liderlere ait bu fotoğrafların en başında, ayrı ayrı, Marks-Engels-Lenin fotoğrafları bulunmaktaydı. Tüm bu tarih olmuş kişilikler, sanki geçidi seyretmek için oradaydılar… Sözkonusu fotoğraf dizisinin hemen arkasında yükselen iki büyük binanın daha önde olanının meydana bakan cephesine, siyaha boyalı metalin şekillendirilmesi ile yapılmış ve aydınlanabilen devasa bir Che Guevara portresi yerleştirilmişti. Portrenin altında, yine aynı metalle, “Zafere Doğru Sonsuzca İleri” (“Hasta la Victoria Siempre”) yazısı yeralmaktaydı... Binanın bu cephesinde pencere yoktu ve Che Guevara portresi bir kabartma gibi duvara sabitlenmişti. Biraz arkadaki diğer yüksek binanın yine alana bakan cephesine ise, tavanından yere dek uzanan devasa bir Kuba bayrağı asılmıştı...

 

Kuba’da Fidel Kastro’ya ait tek bir heykel görmek olası değildir. Özellikle kendisinin böyle birşey istemediği söylenmektedir... Santa Clara yakınındaki anıt mezarının hemen tepesinde Che Guevara’nın devasa bir heykeli bulunmaktadır ve bu yerle ilgili anlatım ileride gelecektir…

 

Her sırasında 50- 60 kadar insanın olduğunu sandığım sonu belirsiz yürüyüş kolunun geçidi, saat 10:00 sularında başlayacak ve hiç durmadan saat 12:15’e dek sürecekti. Herhangi bir askerin, ve askeri aracın bulunmadığı, sadece sendikaların, okulların, diğer sivil kurumların üyelerinin katıldığı 1 Mayıs geçidi, tam iki saat onbeş dakika sürecekti. Tüm bu süre boyunca birisi, aynı sesin sahibi, hiç yorulmadan, konuşmasının tonunu düşürmeden, heyecanlı devrim konuşmaları yapacaktı. Arada sürekli marşlar çalınacaktı. Seyircilerin bulundukları tribünün en altındaki düzlüğe yapılmış iki yüksek iskeleden tüm yürüyüş filme alınacaktı. Ben de diğer insanlarla birlikte, -birkısmını şimdi Sinbad’da sergileyeceğim- yüzlerce fotoğraf çekecektim...

 

Doğrusu, tören boyunca alandan kaç kişinin geçtiğini tahmin edememiştim. Ertesi gün bunu, 1 Mayıs’ta kaç kişinin yürüdüğünü, ingilizce bilen genç görevliye soracaktım. O, Jesus, yaklaşık bir milyon insanın yürümüş olduğunu söyleyecekti. Ben dahil birçok kişi, yürüyenlerin sayılarını bundan daha fazla sanmıştık. Şüphesiz Jesus, resmi verilere göre konuşmaktaydı ve onlar gerçek katılımcı sayısını daha iyi bilirlerdi... Aynı gece kampta ilginç bir Kuba filmi seyredecektik.

 

Ertesi günün, 2 Mayıs gününün sabahı, saat 08:00’de yeniden otobüslere binip Havanaya doğru yola düzülecektik. Havanaya inişimizin amacı, Havana Uluslararası Konferans Merkezi’nde yapılacak olan Kuba ile Dayanışma için Uluslararası Toplantı’ya katılmak idi. Yüzlerce kişi alabilecek büyüklükteki konferans salonu, modern mimarinin güzel örneklerinden biri olan iki katlı konferans sarayının ikinci katında idi. Yukarıdan aşağıdaki geniş sahneye doğru eğimli, tüm dinleyicilerin sahneyi rahatça görebildikleri, değişik dillerdeki çevirileri oturdukları koltukların önündeki rahlelere monte edilmiş kulaklıktan dinleyebildikleri, ve yine önlerindeki mikrofondan konuşabildikleri modern bir salondu burası.

 

Sözkonusu uluslararası dayanışma toplantısını örgütleyenlerin başında, Ocak 1939’da kurulmuş olan ve günümüzde 70nci yaşını kutlayan Kuba İşçileri Konfederasyonu (CTC, Confederacion de Trabadores Cubanos) bulunmaktaydı. Aslında toplantı, tüm Kuba sendikalarını bünyesinde birleştirmiş olan bu örgütün himayesinde yapılmaktaydı. Daha önce, “Kuba devrimi 50. yılını doldururken Kuba tarihinden notlar” adlı kitabın 10ncu bölümünde CTC ve Kuba’da varolan sendikal hareket ve bunun doğuşu süreci hakkında kısa bilgiler vermiştim. Günümüzde, 11.4 milyon nüfusa sahip Kuba’da altı milyon civarında sendikalı bulunmaktaydı...

 

Sahneyi boydan boya kaplayan uzun masanın arkasına yerleşmiş olan değişik ülkelerden işçi temsilcilerinin tam sayıları şu anda aklıma gelmese de, bunlar 15 kişiden az değillerdi... Konuşmalar sırasında -nedenleri açıklanarak- IMF ve Dünya Bankası eleştirilecekti. Dünya Ticaret Örgütü’ne güvensizlik belirtilecekti. Konuşmalar ingilizceye, ispanyolcaya, ve fransızcaya çevriliyorlardı...

 

Konuşmacılar, derin uluslararası ekonomik krize ve bunun Kuba ve benzeri ülkelerdeki etkilerine parmak bastılar. Doğayı ve atmosferi kirleterek geriye dönülemez biçimde doğal felaketlere ve gıda krizine neden olan kapitalist-emperyalist sistem üzerine, bunun işleyişi üzerine konuştular. Dünya çapında yaşanmakta olan büyük ekonomik krizin, gıda krizinin, yükselen gıda fiyatlarının, özellikle dünyanın yoksulları, ve ayrıca Kuba ekonomisi üzerindeki etkilerini konuştular...

 

Nicaragua ve Vietnam işçi temsilcileri, Nijerya’da beş milyon işçiyi temsileden sendika önderi, ve daha birşok işçi temsilcisi ilginç konuşmalar yaptılar. En ilginç konuşmalardan birisi de, Büyük Britanya’da 6.5 milyon işçiyi bağrında toplayan ve İngiliz sendikalarının ulusal örgütü olan TUC (Trade Union Congress) önderi tarafından yapıldı. Bu kişi, şimdiye dek Kuba’nın büyük bir enternasyonal dayanışma örneği verdiğini, dünyanın heryerinde değişik halklara yardımcı olduğunu, ve şimdi de Kuba’ya dayanışma elini uzatma sırasının kendilerine geldiğini söyleyecekti...

 

Dinleyici sıralarından da kalkıp bazı şeyler söyleyenler olacaktı. Toplantı yaklaşık üç saat sürecekti... Toplantı salonunun dışında, değişik içecekler ve kahve satan bir bar, oturmak için bolca rahat koltuk ve kitap sergileri bulunmaktaydı. İngilizce ve ispanyolca kitapların, ve birtakım hediyelik eşyaların satılmakta olduğu bu sergiler, sadece konferans süresi için, konferansa katılanlar için açılmıştı... Kuba ile ilgili bazı ingilizce ilginç kitaplar satınalacaktım. Fiyatlar ucuzdu...

 

Önceden bizlere, kampta kalan herkese yemek kartları verilmişti. Giriş katında bulunan ve yüzlerce kişi alabilecek kapasiteye sahip olan büyük restoran, saat 13:00 sularında kapılarını açacaktı. Misafirlere, yani bizlere, çok güzel bir öğle yemeği ikramedilecekti. Bunun için ayrıca ödeme yapmıyorduk... Daha önce de belirtmiş olduğum gibi herşey, baştan on günlük kamp süresi için yapmış olduğumuz 300 convertible (değiştirilebilir) peso ödemeye dahildi. Daha önce de ifade etmiş olduğum gibi, 300 convertible peso, 300 ABD dolarından biraz fazla bir değere tekabül etmekteydi. Sözkonusu on günün dışında kampta fazladan kalınacak her gün için de gün başına ayrıca 10 convertible peso ödemek gerekmekteydi...

 

Konferans Sarayı’nın restoranında yenen yemeğin ardından, isteyen otobüslerle kampa dönecek, isteyen Havana’ya gezmeye gidecekti... Aynı akşam 20:30’da, Kuba’ya yönelik terörist eylemlerle ilgili bir dökümanter izleyecektik...

 

başlangıç bölümüne dön                                                                           diğer bölüme git

a) ICAP, Julio Antonio Mella Enternasyonal Kampı, 1 Mayıs Müfrezesi, ABD’de hapiste beş Kubalı  ve Kuba gezisi üzerine kısa genel bilgiler

 

b) ALBA, Camilo Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve Kuba ekonomisi üzerine geziden kısa notlar

 

c) Matanzas, tarla da iş, Devrim Müzesi, Dostluk Evi’nde mükemmel akşam yemeği, müzik ve dans ziyafeti

 

d) Devrimin 50nci yılında 1 Mayıs kutlaması, ve Kuba ile dayanışma toplantısı

 

e) Cienfuegos, lüks otel, sanat okulu ziyareti, ve Cienfuegos sokaklarında gezinti

 

f) Cienfuegos’da Rafineri işçilerinin mahalleleri, Devrimi Koruma Komiteleri, yeniden iş, Trinidad, poliklinik ziyareti ve Kuba’da tıbbi hizmetler üzerine notlar

 

g) Santa Clara; savaş ganimeti müze tren; Che Guevara’nın anıt mezarı, anıtı, ve Devrim Tarihi Müzesi; ICAP lokantasında öğle yemeği; Havanaya, kampa dönüş

 

h) Uluslararası gece,  farklı ülkelerin katılımcılarından yemek örnekleri, müzik dinletileri ve dans gösterileri, Havana’da özgürce geçen son gün, Anneler Günü ve kampta son gece eğlencesi

 

i) Havana’da otelde geçen beş bağımsız gün, çevrenin adım adım keşfi, Capitol Binası, Santa Maria plajı, Havana turu ve dönüş

 
FOTOĞRAFLAR

01) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, kamptan görüntüler, 25 Nisan 10 Mayıs 2009

02) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, kamptaki kültürel faaliyetleren bazı kareler, 25 Nisan- 10 Mayıs 2009

03) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Türkiye grubundan hanımlarla ve diğer gruplarla Matanzas’a, plaja giderken ve diğer bazı eylemlerden fotograflar.

04) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”,  1 Mayıs Müfrezesi 2009 tarlada işte,  25 Nisan- 10 Mayıs 2009

05) Havana, Devrim Müzesi (devrimden önce diktatör Batista’nın başkanlık sarayı),  29 Nisan 2009

06) “Julia Antonio Mella Uluslararası Kampı” sakinleri için ”Dostluk Evi”nde örgütlenen ”1 Mayıs için kadeh kaldırmak” adlı geceden fotoğraflar, 29 Nisan 2009

07) Devrimin 50nci yılında Havana “Devrim Meydanı”nda 1 Mayıs kutlamasından fotoğraflar. İki saat onbeş dakika boyunca alandan duraksız bir milyon kişi geçti. 1 Mayis 2009

08) Havana’dan görüntüler, Martires Parkı yakınlarındaki el işleri pazarı, sokakta öğrenciler, ve Kuba İle Dayanışma Toplantısı (2 Mayıs 2009).

09) Havana, “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Cienfuegos’a yolculuktan ve Cienfuegos’dan bazı görüntüler, 3 Mayıs 2009

10) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”, Cienfuegos’da kaldığımız lüks otel, ve otelin önünden körfezin görünüşü, 3- 7 Mayıs 2009

11) Cienfuegos, “Benny More Sanat Okulu”nu ziyaret, 4 Mayıs 2009

12) Cienfuegos, petrol işçilerinin mahallesi ve “İhtilali Savunma Komiteleri” ile tanışma, 4 Mayıs 2009

13) MANGO FİDANLIĞINDA VE MANGO BAHÇESİNDE ÜRETİME KATKI, Cienfuegos, 5 mayıs 2009

14) Cienfuegos-Trinidad gezisi, 5 Mayıs 2009

15) Cienfuegos Petrol Rafinerisi ve 7 Numaralı Poliklinik ziyareti fotoğrafları. Cienfuegos, 6 Mayıs 2009

16) Cienfuegos-Santa Clara yolundan ve Santa Clara’da “Müze Tren” ziyaretinden fotoğraflar. Silah yüklü tren 28 Aralık günü Santa Clara’ya girerlerken, Che Guevara tarafından elegeçirilmiştir... Santa Clara, 7 Mayıs 2009

17) Che Guevara’nın anıt mezarı, Che Guevara anıtı ve devrim müzesi. Santa Clara, 7mayıs 2009

18) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”nda Uluslararası Gece, farklı ülkelerin temsilcilerinden yemekler, gösteriler, dans, müzik, Havana, 8 Mayıs 2009

19) “Julio Antonio Mella Uluslararası Kampı”nda son gece, anneler günü kutlaması, ve müzikli eğlence. Havana, 9 Mayıs 2009

20) Havana’dan değişik görüntüler 1, 25 Nisan- 15 Mayıs

21) Havana’dan görüntüler 2, Limana yakın Martires Parkı ve çevresi, 9 ve 14 Mayıs 2009

22) Havana’dan görüntüler 3, körfezin girişini kontroleden Real Fuerza Kalesi Ulusal Müzesi ve içindekiler, 9 Mayıs 2009

23) Havana’dan görüntüler 4, kent turundan kareler, 14 Mayıs 2009

24) Havana’dan görüntüler 5, Real Fuerza Kalesi Ulusal Müzesi’nin en üstteki teras katından karşı kıyı ve Martires Parkı’dan kareler

25) Havana dan görüntüler 6, Mártires Parkı yakınlarından San Fransisko Meydanına ve oradanda Capitol Binası’na yürüyüşün fotoğrafları ve bir sebze-meyva-et pazarı. 14 Mayıs 2009

26) Havana dan görüntüler 7, Eski Havana’dan, rastgele kareler, 10- 14 Mayıs

27) Havana’dan görüntüler 8, Havana’nın Çin mahallesine doğru yürüyüş ve Çin mahallesinden görüntüler, 14 Mayıs 2009

28) Havana dan görüntüler 9, rastgele fotoğraflar, alışveriş yerleri, dükkanlar, ara sokaklar, voodoo, ve Santa Maria plajı. Foto YUSUF, Havana, 10- 14 Mayıs 2009

http://www.sinbad.nu/