![]()
EMPERYALİST BASKILAR ALTINDA MÜSLÜMAN HALKLAR, İSLAM İNANCININ KÜLTÜREL KÖKLERİ VE ANA KOLLARI ÜZERİNE KISA NOTLAR
Söze başlarken
Dondurulmuş ve tartışılamaz gerçekler olan dogmalardan kazanç sağlayanlar, bunların kalıcılığına yardımcı olurlar. Ve yaşamı tüm zenginlikleri, bağlantıları ve değişkenlikleri içinde görmeye çalışan bilimsel analitik düşünce tarzları kitleler arasında kolay yayılamazlar... Günümüzde biryandan uzayın derinlikleri keşfedilirken, diğer yandan iki bin yıl öncesinin ve hatta daha eskinin dogmaları geniş yığınlar üzerindeki etkilerini sürdürmektedirler... Dünyamızda değişik görüşlere sahip yaklaşık iki milyar Hıristiyan ve birbuçuk milyar kadar da Müslüman yaşamaktadır. Yine diğer büyük dinlerden de milyarlarca insan vardır...
İnanç sömürücüsü politikacılar ve dini önderleri tarafından aldatılanlar, savaşlara sürülenler, ölenler ve öldürülenler, emeklerine ve tüm zenginliklerine elkonulanlar yine bu çalışan dindar insanlardır. Haksızlıklara karşı aydınlar, sosyalistler, değişik dogmaların tutsağı durumundaki insanlara yardımcı olabilmek istiyorlarsa eğer, herşeyden önce onların düşünce biçimlerini, inançlarını doğru tanımak zorundadırlar. Onları doğru tanımadan, kösteklerinden kurtulmalarına ve ileriye doğru değişimlerine yardımcı olunamaz.
Şüphesiz herbiri belirli ana gövdelere ve bu gövdelerden ayrılan onlarca ve onlarca dala sahibolan farklı kültürleri bütünüyle tanıyabilmek pek kolay bir iş değildir. Buna karşın, İslam inancını, Hıristiyanlığı ve diğer dinleri ana gövdeleri ve bunlardan ayrılan başlıca kolları ile tanıyabilmek çok daha olanaklıdır. Ve kanımca birilerini en iyi ve yakından tanımaya çalışanlar, onların gerçek dostları, onlara yardımcı olmaya çalışanlar, veya yine onların gerçek düşmanları olabilir... Emperyalist merkezlerin hizmetindeki uzmanların, zengin İslam kültürünü ve İslam inancının farklı kollarını, kendisine "devrimci" veya "sosyalist" sıfatını layık gören çevrelerden çok daha iyi tanıyabildikleri kanısındayım.
Bu kitapta verilen bilgiler sınırlı da olsalar, umarım okuyucuya yardımcı olabilirler. Ve şüphesiz okuyucular da eleştirileri ile yazılanlara yeni katkılar yapabilirler.
İyi okumalar dileğiyle
Yusuf Küpeli Ocak 2006 İslamda temel ayrılık, eski Sami mitolojilerine, Kenan (Suriye ve Filistin) mitolojisine, İbrani mitolojisine (Eski Ahit/ Tevrat) ve Mezopotamya mitolojilerine uygun Sünni İslam ile, kökleri asıl olarak eski Hint- İrani mitolojiye uzanan Sufi İslam, Şia ve türevleri arasında oluşmuştur... Bunlardan birinciler, eski Sami mitolojileri, iyiliği ve kötülüğü, birbiri ile zıt etkileri aynı güçün eline verirlerken, diğerleri, Hint- İrani mitolojiler, sözkonusu zıt etkileri, iyiliği ve kötülüğü, tamamen farklı merkezlere bağlamaktadırlar. Sonuçta Sünni İslamın asıl kültürel kaynağı, doğu ve batı Sami mitolojileri olurlarken; iyiliğin ve kötülüğün kaynaklarını ayıran düalist evren anlayışına sahip ikinciler, veya Hint- İrani mitolojiler, Şia ve türevlerinin, Sufi inançların ağırlıklı olarak beslendikleri kaynaklar olmuşlardır.
Bu satırları yazana göre, Anadolunun kuzeydoğusunda veya Güney Kafkasyada varolan Sufi inançlara sahip Türk aşiretleri arasında üretilmiş olan ve bu aşiretlerin serüvenlerini anlatan Dede Korkut Öyküleri bile doğrudan doğruya yedi ve oniki sayılarının kutsallıkları, bu sayıların bir çemberi tamamlama özellikleri, bütünselliği/ evreni simgeleme özellikleri ile bağlantılı olarak formüle edilmişlerdir. Çünkü, bulunan yedi ve oniki öykü mevcuttur. Araştırma ve özellikle düşünme alışkanlığından yoksun sözde birtakım uzmanların, sözkonusu yedi ve oniki öykünün bir destanın bulunan parçaları olabileceği üzerine spekülasyonları tamamen gerçekdışıdır. Çünkü, her öykü kendi içinde sual işareti bırakmayacak, gerisi varmı?, diye düşündürtmeyecek bir bütünlüğe sahiptir. Her öykü bir kahramanın, insani mikrokozmosu simgeleyen bir karakterin bağımsız serüvenidir. Bunlardan yedi veya oniki tanesi biraraya getirildikleri zaman, ortaya -inanca tamamen uygun- bir makrokozmos çıkmaktadır. Ve bu işin formülü kesinlikle böyledir!
1- Emperyalist hesapların ürünü demagojik suçlamalar, sahte birlik çağrıları ve ikiyüzlülükler üzerine kısa notlar
2- İslam dininin kültürel kökleri ve dinin doğduğu yıllardaki devrimci karakteri üzerine kısa notlar
3- Muhammed ve İslamiyet'in doğuşu üzerine kısa notlar
4- İlk dört Halife; Osman ve Kuranın derlenişi; Halifelik kurumu, politik cinayetler, Emevi İmparatorluğunun doğuşu ve İspanya Emevileri üzerine kısa notlar
5- Harici ayrılığı ve ünlü Abbasi Halifesi al- Mamunun rasyonalizmi, Abbasi Halifeliği ve Türkler üzerine kısa notlar
Not 1: İdeolojiler, istismarları ve psikopat karakterler üzerine notlar. Not 2: Şeytani bir zeka olarak Dareius ve devlet örgütlenmesi üzerine kısa notlar. Not 3: Mani, Manicheism, Bogomil ve Balkanlara giren Sufi inançlara sahip Türk öncü birlikleri üzerine notlar. Not 4: Türkiye Cumhuriyetinde Hilafet kurumunun kaldırılması, tek eşli evliliğin, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması üzerine kısa notlar.
6- İslamın üç temel akımından en büyüğü olan Sünni İslamın kültürel kökleri, Sünni İslamın dördüncü ve son ana kolu Hanbeli mezhebi, Ahmad ibn Hanbal, Ibn Taymiyya, Muhammed ibn- Abdulvahab ve Muvahhidun veya Vahabi öğretisi üzerine kısa notlar
Not 5: Hint- İrani topluluklar, Hint- İrani mitolojilerin özellikleri ve farklılaşmaları üzerine kısa notlar.
7- Sünni İslam'ın ilk üç ana kolu: Maliki, Hanefi, Şafi okulları üzerine kısa notlar . Not 6: İslam inancının bakış açısıyla Türkiyede varolan gerçek münafıklar ve din tüccarı politikacılar üzerine kısa notlar.
8- İsmailiye Şiası, Fatımi Halifeliği, Nizari Şiası, Hassan-e Sabbah, Ağa Han, Çılgın Halife al-Hakim ve Durzi inancı üzerine kısa notlar
Not 7: Hassan-e Sabbah karakterinin veya inançsızlık ile atbaşı gelişen değer yargısızlığın, ölçüsüz yalanın ve kötülüklerin çağdaş temsilcileri üzerine, inanç tüccarı politikacılar üzerine kısa notlar. Not 8: Pakistan ve Hindistanın bağımsız devletler olarak doğuşları üzerine not. Not 9: Fatımi Halifeliğinin sonu ve Selahaddin Eyyubi üzerine kısa not.
9- Şianın en gelişmiş biçimi olarak 12 İmam Şiası ve Sufi İslam üzerine çok kısa notlar
Not 10: Hint- İrani mitolojilerde bulunan düalizm, kökleri Zoroastrianizme uzanan Mehdi/ Mesias inancı ve sözkonusu mitolojilerin Nazi Partisi tarafından istismarları üzerine not. Not 11: Çaldıran zaferi ile Osmanlı sınırları içine katılan Kürt bölgelerinin stratejik önemi, idari yapıları, kürt beylerinin doğaları, bu barışçı katılımda başrolü oynayan İdris-i Bitlisinin Heşt Bihişt veya Sekiz Cennet adlı kitabının adı ile İslam kozmolojisinin bağı üzerine notlar.
10- Şia inancından filiz vermiş bir dal olarak Suriye Alaviliği üzerine kısa notlar
Not 12: Sykes-Picot Anlaşması; Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletler; demokrasi, Baas Partisi, Nazi Partisi, faşizm, emperyalizm ve yalanlar üzerine kısa notlar.
11- Şia inancının türevlerinde olan Anadolu Alevi inancı, inancın Zoroastrianizm ve Şamanizm bağları ve yine sufi inançlar üzerine kısa notlar
Not 13: Timurlenkin Yesevi için yaptırdığı görkemli anıt- mezar üzerine not. Not 14: Yeniçeri Ocağı ile birlikte Alevi- Bektaşi kurumlarına vurulan darbe; günümüzde de sürmekte olan politik dışlama ve yozlaştırma çabaları; sözde Ahmet Yeseviye sahip çıkan ünlü politikacıların ikiyüzlülükleri; ve halk kültürünün en insancıl ilerici yanlarına sahip çıkma yeteneğinden yoksun solcu tipler üzerine not. Not 15: Bu dersi alabilmek için, herşeyden önce ahlaken çökmemiş sağlıklı insan olmak gerekir...
12- Sözü bağlarken
Ekim 2005 |