|
Haksız
bir savaş
Hürriyet 10.03.2003 ABD'nin Nobel Barış Ödüllü eski Başkanı Jimmy Carter'a göre Bush Yönetimi Irak'a karşı, modern tarihte görülmemiş bir eyleme girişmek üzere. New York Times'a bir makale yazan Carter, adil savaşın ilkelerine tamamen ters düşen bu eyleme bütün dünyanın karşı olduğunu belirterek şu örneği verdi: Türk Hükümeti ABD ile pazarlık yapsa bile demokratik parlamentosu dünya çapındaki endişelere katıldığını ortaya koydu.
2002 Nobel Barış Ödülü'nü
alan eski ABD Başkanı Jimmy Carter, Irak'a karşı
savaşın adil olmayacağını savundu. Carter, New
York Times'a yazdığı makalede, Uluslararası
krizlerle boğuşmuş eski bir başkan ve bir Hıristiyan
olarak, haklı savaşın ilkelerini bilirim ve Irak'a karşı
açılacak tek yanlı bir savaşın bu ilkelere uymadığını
söyleyebilirim diye yazdı. |
10 Mart 2003 Dünyanın birçok köşesinde sokağa dökülen milyonlarca kişi savaş konusundaki ısrarını sürdüren Amerika'ya öfke yağdırdı. Beyaz Saray önündeki protesto gösterilerinde aralarında 2 bayan yazarın da bulunduğu 25 kadın gözaltına alındı. ABD'de Beyaz Saray önünde, Irak'a muhtemel ABD saldırısını protesto eden 2'si yazar 25 kadın gözaltına alındı. Gösteriyi düzenleyen CodePink adlı savaş karşıtı grubun sözcüsü Gopal Dayaneni, Amerikalı yazarlar Alice Walker ve Maxine Hong Kingston dahil 23 kişinin, Beyaz Saray önünde savaş karşıtı görüş bildirmekten gözaltına alındığını söyledi. Polis de Beyaz Saray önünde polis barikatını geçen yaklaşık 25 göstericinin gözaltına alındığını açıkladı. "The Color Purple" (Mor) adlı romanıyla 1983 yılında Pulitzer ödülünü kazanan Alice Walker, gözaltına alınmadan önce CNN'e yaptığı açıklamada, "George Bush, bizi görmezlik ve duymazlıktan gelebilir, ancak eninde sonunda görüp duyacağına inanıyorum" dedi. Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi Endonezya'da da, Irak'a muhtemel ABD saldırısına karşı dev bir gösteri yapıldı. Ülkenin ikinci büyük kenti Surabaya'da 1,5 milyondan fazla kişi, barış için askeri tören alanında biraraya geldi. Nahdlatul Ulama (NU) adlı ılımlı grup tarafından düzenlenen ve televizyondan canlı yayınlanan gösteriye Dışişleri Bakanı Hasan Virayuda gibi hükümet yetkilileri de katıldı. Pakistan'ın kuzeyindeki Ravalpindi kentinde ise, İslami partileri destekleyen binlerce kişi, ABD'nin Irak'a yönelik saldırı planını protesto etti. Çoğunluğu genç erkeklerden oluşan protestocular, "Petrol için savaşa hayır", "Kahrolsun Bush" ve "Müslümanları Öldürmeyin" yazılı pankartlar taşıdı. Hindistan'da da ABD protesto edildi. Hindistan'dati gösterilere 1 milyonun üzerinde kişi katıldı. Papa: Savaş şeytan gibidir Bu arada Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 2. Jean Paul, "Savaş, şeytan gibidir. Şeytanı kovun" dedi. Vatikan'daki San Pietro Kilisesi'nde pazar ayinini yöneten Papa, yaptığı konuşmada, "Savaş, şeytan gibidir. Şeytanı kovun. Tüm Hıristiyanlar savaşa karşı olmak zorundadır" mesajını verdi. (Yeni Şafak) |
|
BEKLENEN RAPOR SUNULDU... BM silah denetçilerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, Irak'ın elinde nükleer silah bulunmadığını bildirdi.
Blix, BM Güvenlik Konseyi`nin bu akşam başlayan toplantısına
sunduğu raporda, Irak`ın silahsızlandığı
konusunda kendilerine, belgelere dayanan yeterli kanıt sunmadığını
belirterek, Iraklı bilim adamları ile Irak dışında
görüşme yapmak istediklerini belirtti.
Blix, şunları söyledi:
``İnceleme yapacağımız yerlere girmekte güçlükle
karşılaşmadık. Mülakatlar bilgi edinmek için
uygun bir yöntem. Ancak Irak`ın daha fazla bilgi verebileceği
kanısındayız ve mülakatların Irak dışında
yapılmasından yanayız. Irak, seyyar kitle imha silahları
üretim merkezi bulunmadığını öne sürüyor.
Ancak bu konuda yeterli kanıt sunmuyor. Irak`ın üretim ve
depolama yapılabilecek yeraltı tesisleri konusunda daha
fazla bilgi vermesini istiyoruz. Bunların incelenmesi için
Irak`taki denetçi sayısını artırmamız
gerekiyor. Essamud füzelerinden daha uzun menzile sahip El Fetih füzeleriyle
ilgili incelemelerimiz sürüyor. Irak, biyolojik ve kimyasal silahlar
konusunda işbirliği yapıyor, bu bağlamda bize
şarbon ve gıda zehirlenmesi mikrobu yüklü yeni başlıklar
bulduğuna dair bize bilgi verdi.``
Blix, Irak`ın sunduğu bilgilerin değerlendirilmesi için
zamana ihtiyaçları olduğunu kaydetti ve ``Bu süre yıllar
değil, aylarla ifade edilebilir`` diye konuştu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed
El Baradei, BM Güvenlik Konseyi`ne verdiği brifingde, Irak`ın
elinde nükleer silah bulunmadığını bildirdi.
``Irak`ın nükleer bomba yapımında kullanılacak
santrifüjler üretmesi uzak bir olasılık`` diyen El
Baradei, Irak`ın 1990`dan bu yana uranyum ithal etme girişiminde
bulunduğuna dair kanıt olmadığını da söyledi.
El Baradei, bu akşam BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, ``Ayrıntılı incelemeler sonucunda IAEA, Nijer ile Irak arasında uranyum alışverişi yapıldığı haberlerine temel teşkil eden bu belgelerin aslında gerçek olmadığı, dolayısıyla bu iddiaların temelsiz olduğu sonucuna vardı`` dedi. BM silah denetçilerinin başkanı Hans Blix, Irak`ın kendilerine belgelere dayanan yeterli kanıt sunmadığını söyledi. aa ABD, denetçilerle kanlı bıçaklı oldu Blix, Iraka ait insansız keşif uçağıyla ilgili kanıtları gizlemekle suçlanırken, ABD ve İngilterenin sunduğu Bağdat yönetiminin yurtdışından uranyum aldığına ilişkin kanıtların sahte olduğu açıklandı.
İngiliz basınında
dün, Amerika ve İngiltere'nin Hans Blix'i köşeye sıkıştırağı
iddiaları yer aldı. Ayrıca, Amerika ve İngiltere'nin, bir sonraki BM Güvenlik Konseyi toplantısında kararsız ülkeleri etkileyebilecek tezlere sahip olduğu da belirtildi. Bunlardan biri, Irak'ın sahip olduğu 7.45 metre kanat genişliğine sahip keşif uçağının raporda yer almaması. Hem de Blix'in ve ekibinin uçağın varlığından haberdar olmasına rağmen... Gazeteye göre bunu fırsat bilen Amerika ve İngiltere, kararsız ülkelere baskı yaparak onları da kendi yanlarına çekecek. ABD dokuz eveti bulamadı Fransanın ardından Rusya da BM Güvenlik Konseyine sunulan Iraka karşı savaş kararını veto edeceğini açıkladı
|
|
Dananın kuyruğu , Fehmi Koru, Yeni Şafak, 11 Mart 2003Irak'a açılacak savaş bakımından en kritik haftanın içerisindeyiz; dananın kuyruğu bu hafta sonu herhalde kopacak: Washington Irak'a 17 Mart tarihine kadar ültimatom verdi; aynı süre içerisinde BM Güvenlik Konseyi'nin de bir karara varmasını istiyor. Washington'un Türkiye'den talebi de, 17 Mart'a kadar ikinci tezkerenin TBMM'den geçmesi... Ancak, Washington'da ipleri elinde tutan 'savaş lobisi'nin sinirlerinin gergin olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Bunun en büyük sebebi, blöfünün TBMM tarafından görülmesi... Ankara'ya birkaç kez mühlet veren Washington, TBMM'nin ikinci tezkereyi geri çevirmesi üzerine, Doğu Akdeniz'de bekleşen gemilerini güneye göndermedi. ABD'nin "Türkiye'siz bir B Planı" olmadığı böylece ortaya çıktı. Oysa, 'savaş lobisi', sanki gerçekmiş gibi, "Tezkere ret edilirse, Kuzey Cephesi olmasa da savaşı başlatacağız" deyip duruyordu. "Türkiye'nin kararı", 'savaş lobisi' için, suratta şaklayan tokada dönüştü. O gün bugündür birbiri ardına hatalı davranışlar sergiliyor lobi; hiç beklemediği kişi ve çevrelerden tepkiler alıyor... İşte size güncel örnekler... Başkan George W. Bush, savaş konusunda kendisi gibi düşünmeyen Avrupa kamuoyunu ikna için, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) bir konuşma yapmak istedi. Beyaz Saray'ın Strasbourg'tan küçük bir ricası oldu: Avrupa parlamenterler, konuşması bittiğinde, Başkan Bush'u ayakta alkışlayacaklardı... Hiçbir ayrıntıyı şansa bırakmayan Beyaz Saray, AP'deki görüntünün, uluslararası ikna faaliyetinde önemli etkisi olacağını düşünüyordu. Avrupa Parlamentosu, Bush'un konuşmasının üyelerince ayakta alkışlanacağı sözünü vermeye yanaşmayınca, Beyaz Saray, Avrupa çıkartması planından vazgeçmek zorunda kaldı. Amerikan kamuoyu, bizim burada neredeyse dört aydan beri yazıp her fırsatta tekrarladığımız o 'öldürücü gerçeği' şimdilerde öğrendi: Irak'a saldırının, 11 Eylül uğursuz eylemlerinden çok önce, şimdi yönetimde kritik koltuklarda oturan bazıları tarafından iki koldan planlandığını... Fikir babaları arasında Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz gibilerinin bulunduğu 'The Project for New American Century' adlı düşünce üretim kuruluşunun, 1992 yılından beri üzerinde çalışıp 2000 yılı eylül ayında yayımladığı bir rapor şimdi elden ele dolaşıyor ABD'de... Douglas Faith ile Richard Perle'ün, danışmanlığını yaptıkları İsrail'in o zamanki başbakanı Benamin Netanahu'ya sundukları rapor da öyle... Bu iki raporda, şimdi Washington'da çok önemli görevler üstlenmiş yazarlar, "Irak'a saldıralım, İsrail'in güvenliğini sağlama bağlayalım" aklını veriyorlar... Dünyaca ünlü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, bu hafta çıkan New Yorker dergisinde, Başkan Bush'a akıl verenlerin yalnızca gönülden bağlı oldukları İsrail'in güvenliğini garanti altına almakla yetinmediklerini, Irak'a yapılacak saldırıdan kişisel çıkar sağlayacaklarını da yazdı. Hersh'e göre, 'karanlıklar prensi' lâkaplı Perle, 2001 yılı kasım ayında (11 Eylül'den iki ay sonra) güvenlik ve savunma alanlarında çalışan 'Trireme Partners' adlı bir şirkete ortak olmuş. Yazar, Perle'ün şirketinin, 'terör korkusu' yüzünden para kazandığı iddiasında. Bir televizyon programında, ünlü yazarın bu sözleri yüzüne vurulan Perle'ün cevabı mânidar: "O yazar terörist zaten..." Kendi koydukları mühletin tarihi yaklaştıkça blöfleri bir kez daha görülür endişesine iyice kapılan 'savaş lobisi' üyelerinin sinirleri, görüyorsunuz, iyice bozuluyor... Lobi en büyük darbelerden birini, Başkan Bush'un babasından aldı. Geçmişte ülkesini BM'de temsil etmiş olan, üstelik 'savaş lobisi'ni oluşturanların üzerinde unutulmaz emekleri bulunan eski ABD başkanı Baba Bush, oğluna, "Sakın tek başına savaşmaya kalkma; kalbini kırdığın Avrupalı ülkelerin gönlünü al" aklını verdi. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre, Baba Bush'un sözleri, oğlunda olduğu kadar yanındakiler üzerinde de ('savaş lobisi') paniğe yol açmış... Esas paniği ise, etrafının iyice boşalmakta olduğunu hisseden İngiliz Başbakanı Tony Blair yaşıyor. Kendisinin başkan olduğu hükümette önemli koltukları işgal eden beş İşçi Partili politikacı, BM kararı olmadan savaşa girildiği taktirde görevlerinden istifa edeceklerini açıkladılar. Zorda olan ve sinirleri bozulan yalnız Başkan Bush değil, Başbakan Blair'in etrafındaki çember de daralıyor...
Görüyorsunuz, dananın kuyruğu koptu
kopacak. Yeter ki, Türkiye, direnmeye devam etsin... |