|
Yusuf Küpeli, Hayali zaferlerin gölgesinde kargaşaya doğru (...) Sonuçta, Hayır oyları ile sisteme toptan karşı çıkan boykotçuların vermedikleri veya geçersiz verdikleri oyların toplam sayıları, 21.7 milyon olan evet oylarının sayısını çok aşmakta, 30 milyon 267 bin olmaktadır. Yani, AKP anayasasını benimsemeyenlerin sayıları, diğerlerinden 8 milyon 567 bin kişi daha fazladır Evetler kazandı gürültüleri ile kabuledilen yeni AKP anayasasına karşın, gerçek durum budur. (...) Evet kazandı mavalı ile şişinen ve birçeşit başkanlık sistemine geçerek mali-sermaye güçleri hesabına daha güçlü bir diktatörlüğe hazırlanan başbakan ise, Türkiyeyi yeni, çok daha tehlikeli iç çatışmalara hazırlamaktadır. Dileğim şüphesiz bu acılı süreç değildir ama, küçülen dünya da uzaktan olayları dikkatle izlemeye çalışan biri olarak, görebildiğim tablo, bundan başka birşey değildir
|
|
Hayali zaferlerin gölgesinde kargaşaya doğru
Gelir açısından ortalama Türkiye insanına göre hiç te azımsanamayacak bir miktar olan 22 TL cezaya, siyasi iktidarın 40 derece sıcakta kömüt dağıtmasına, aynı iktidarın hertürlü rüşvetine ve baskısına karşın oy kullanmayan veya bilinçli olarak geçersiz oy kullanan seçmen sayisi 14 milyon 408 bin kişidir. Bunun 13 milyon 682 bin tanesi sandığa hiç gitmemiştir. Diğerleri ise -muhtemelen 22 TL cezayı ödememek için gidip- bilinçli olarak geçersiz oy kullanmıştır. Onlar, oy pusulalarını protesto işaretleri ile süslemişlerdir
Hayır oylarının sayısı 15 milyon 853 bin iken, evet oylarının sayısı 21 milyon 700 bin kişi olmuştur. Açıklandığına göre, toplam seçmen sayısı, 52 milyon 51 bin kişidir. Basındaki bilgilere göre, yeni 7 milyon seçmenin kaynağı tam açıklanamadığı gibi, iktidar yamlısı oldukları belli olan polislerin önemli birkısmının ise mükerrer oy kullandıkları, yani bir kezden fazla oy attıkları bellidir
Sonuçta, Hayır oyları ile sisteme toptan karşı çıkan boykotçuların vermedikleri veya geçersiz verdikleri oyların toplam sayıları, 21.7 milyon olan evet oylarının sayısını çok aşmakta, 30 milyon 267 bin olmaktadır. Yani, AKP anayasasını benimsemeyenlerin sayıları, diğerlerinden 8 milyon 567 bin kişi daha fazladır Evetler kazandı gürültüleri ile kabuledilen yeni AKP anayasasına karşın, gerçek durum budur. Bu ise, Türkiye toplumuna politik istikrar getirecek bir tablo değildir. AKPnin zaferi sahte, gerçeği yansıtmayan bir zaferdir Zaten gerçek durumun bilincinde olduğu anlaşılan ve ülkeye getirmeyi hesapladığı birçeşit başkanlık sistemi ile iktidarın tüm iplerini eline alarak mali-sermaye güçleri hesabına tam bir diktatörlüğe hazırlanan başbakan, herkez kazandı safsataları ile ortalığı yatıştırmaya, zaman kazanmaya çalışmaktadır
Ortada -halkın istemlerini doğru yansıtan- ciddi bir muhalefetin, alternatif programları olan bir muhalefetin olamayışı, mevcuttan daha katı bir diktatörlüğe gidişi kolaylaştırmaktadır
Söylenecek çok söz olmasına karşın, kısaca, toplumdaki uyanışı bastırmak amacıyla CIA ve bağlantılı yerli-yabancı servislerin geniş desteği ile güç kazanan MHP ve aynı servislerin yardımları ile kurulan bozkurtlar gibi örgütlenmeler, 1960lı ve 1970li yıllarda yeterince kullanılmışlar, kanlı cinayetleri ile toplumu terörize ederek 1980 askeri darbesini meşru gösterecek ortamı hazırlamışlardır. Aynı şekilde, aynı servisler tarafından el altından desteklenen -ve hatta birkısmı kurdurulan- ekstrem sol gruplar da, sahte kahramanlarının önderliğinde aynı işe hizmet ettikleri gibi, sağlıklı yığınsal bir sosyalist hareketin oluşmasını da engellemişlerdir. Sonuçta bu her iki grubun da, bunların mirasçısı olanların da, inandırıcılıkları, 12 Eylülü yargılayacak maddi-manevi güçleri kalmamıştır. Diğer yandan, başlamakta olan yeni dönemde -dünyayı ve Türkiyeyi yönlendirebilen güçler açısından- bunlara gereksinim de kalmamıştır. Kullanılmış, kullanılan, kullanılma dışında bağımsız iradeleri ile varolabilme ve politik yaşamı yönlendirebilme yetenekleri bulunmayan güçler olarak bunların kendilerini bir üst düzeyde yeniden üretebilme olanakları da yoktur
Zaten TV sahnelerinde konuşan eski MHP tetikçilerinin birçoğu, sözkonusu sol çevre ile bir farklarının olmadığını, aynı sepette olduklarını ifade etmektedirler, olaya samimiyetle böyle bakmaktadırlar. Bunların her ikisinin de aynı küfede oldukları artık belli olduğu gibi, kendisini sol olarak tanımlayan birtakım güçler de zaten MHP ve yandaşları ile ortak davranma çabası içindedirler Aynı sahte kahramanlara, ve geçmişin yalanlarına tapınan sol çevrelerin, referandum boyunca tutarlı, ciddi alternatiflerinin oluşamamış olması, ve kendi içlerinde bölünmeleri, doğaldır. Çünkü 12 Eylül darbesinin hazırlanmasından kendileri de suçludurlar, ve suçlarını üstlenmeden başkalarını yargılayabilmeleri olanaksızdır. Kısacası, kuyruklu yalanlar üzerine kurulan iskambil kağıdından kuleler, sürekli yıkılmaya mahkumdurlar
MHP bir yandan kendi içinde bölünürken, bunların birkısmı 12 Eylül darbesine protesto mavalına sığınarak yeni güce uşaklık etmeye başlarken, diğerleri, merkez de, hamasi bir milliyetçilik söylemine dayalı uydurma protestolardan öteye geçememiştir. CHP ise, hem büyük sermaye çevrelerinden ve hem de halktan olma olmazlığının alternatifsizliği ile daha baştan yenilgiye mahkum olmuştur. Kısacası, birtakım protestolar ötesinde onların da ne dedikleri, ne istedikleri belli olmamıştır
Sonuçta, halkın ezici çoğunluğu, hem evet, hem hayır ve hem de boykot diyenler, özünde, yaşamlarının pozitif yönde değişmesini, daha varlıklı ve daha özgür olmayı istemektedirler. Bu gerçeğe karşın, yalanın egemenliği altında gerçekleri yansıtmayan bir kör döğüşü ve bu kargaşa içinde mali-sermaye güçlerinin malı götürme operasyonları sürüp gitmektedir Evet kazandı mavalı ile şişinen ve birçeşit başkanlık sistemine geçerek mali-sermaye güçleri hesabına daha güçlü bir diktatörlüğe hazırlanan başbakan ise, Türkiyeyi yeni, çok daha tehlikeli iç çatışmalara hazırlamaktadır. Dileğim şüphesiz bu acılı süreç değildir ama, küçülen dünya da uzaktan olayları dikkatle izlemeye çalışan biri olarak, görebildiğim tablo, bundan başka birşey değildir
Halkın, geçmişe yönelik yalanlara sığınarak aklısıra kariyer yapmaya, etrafına üç-beş kişi toplayarak solcu cakası satmaya çalışan sahtekarlara değil, gerçekten olanlardan acı duyan ve yığınların tepkilerini doğru biçimde yönlendirebilecek olan, onlarla sağlam bağlar kurabilecek olan birilerine, ikili oynamayan birilerine gereksinimi vardır Kısacası, CHP üyeleri dahil bu gidişe karşı olanların, küllahlarını önlerine koyup yeniden yalansız düşünmeye gereksinimleri vardır kanımca.
Yusuf Küpeli 13 Eylül 2010
|