Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

3) Amerikan kurtuluş savaşı, içsavaş, ve ordu

 

ABD henüz uluslarüstü tekellerin Amerikası olmadan; binasının yapısı itibariyle beş köşe anlamına Pentagon (Savunma Bakanlığı) en büyük silah üreticisi tekellerle bütünleşmeden; dünyamızın en militarist ve saldırgan emperyalist gücü olarak askeri bütçesi günümüzde olduğu gibi bir trililyon dolara, yani dünyamızdaki diğer tüm devletlerin askeri harcamalarına eşit olmadan önce, şimdiki ABD’nin doğu kıyıları henüz Büyük Britanya’nın kolonisi iken, bu kolonilerin özgürlüğü için 19 Nisan 1775’den 3 Eylül 1783’e dek verilen savaş, ihtilalci bir savaştı, ve Britanya’ya karşı savaşı veren güç, ihtilalci bir orduydu. Sömürgeci İngiliz kraliyet ordusuna karşı savaşan Amerikan kolonilerinin ordusu, devrimci bir ordu idi.

 

Özgürlük savaşı verenler, şimdiki ABD’nin doğusunda, Atlantik kıyısında, kuzey de Boston’dan başlayarak, New York, Washington, Norfolk- Virginia, Kuzey ve Güney Carolina’dan Florida’nın kuzeyine dek sıralanan 13 İngiliz kolonisi idi. Büyük Britanya’dan bu kolonilerin özgürlüğünü kazanacak olan ordunun başında General George Washington (1858- 1928) vardı. Sözkonusu ihtilalci ordunun özgürlük savaşı, kısa sürede uluslararası politik bir nitelik kazanıp diğer İngiliz kolonilerini, Fransa gibi kolonial güçleri, ve hatta 1789 Fransız devrimini derinden etkileyecekti. Özgürlük ve bağımsızlık için savaşan ihtilalci Amerikan koloni ordusunun da, ihtilali bastırmaya çalışan İngiliz kraliyet ordusunun da kendilerine özgü egemen bir ideolojileri (düşünce sistemleri), ağırlıklı bir politik görüşleri vardı. Başka türlü askerleri savaşa motive etmek olanasızdı (halen olanaksızdır) ve her iki ordu da, komuta kademesi ve askerleri ile politikanın tam merkezinde idi...   

 

İlericilik, özgürlük gibi tanımlamalar, kendi zamanları içinde, zamanın toplumsal ekonomik yapısına, ve ruhuna uyumlu olarak ele alınmaları gereken göreceli kavramlardır. Sonuçta, İngiltere’nin elinden kurtulup bağımsızlaşan Amerikan eyaletlerinde özgürlük sorunu bitmiş değildi, ve -en genel anlamı ile- yeni ilericili ve gerici güçler tarih sahnesinde karşı karşıya geleceklerdi...

 

Ağırlıklı olarak Afrika’dan getirilmiş kölelerin emeğine dayanan Güney’in büyük ölçekli tarım işletmeleri, serbest işgücüne gereksinimi olan Kuzey’in endüstri kuruluşlarının, fabrikaların işçi taleplerini baltaladığı kadar, endüstri malları için de pazarı daraltmakta idi- tarımda da ücretli emek olmalı idi ki, Pazar genişlesin... Sonuçta, Kuzey’in endüstri kuruluşları tarafından desteklenen kölelik karşıtı, köle emeğine karşı ilerici bir akım ABD’de kendisini gösterecekti. Barışçı yöntemlerle çözülemeyen bu politik sorun, sonuçta dört yıl (1861- 65) sürecek kanlı bir içsavaşla, zor yoluyla, silahlı güçle cözüme bağlanacaktı...

 

Henüz Nazi işbirlikçisi Bush ailesinin partisi olmayan, o yıllarda göreceli ilerici bir parti olan kölelik karşıtı Cumhuriyetçi Parti’den Abraham Lincoln (1809- 65; 16ncı başkan; görev süreci, 1861- 65; görevde öldürüldü) 1860 sonunda Başkan seçilince, kölelik yanlısı Güney Eyaletleri kendileri için tehlikeyi görüp birlikten ayrılacaklardı. Ve Jefferson Davis’in cumhurbaşkanlığı altında kendi Amerika Konfedere Devletleri’ni oluşturacaklardı...

 

Bazı endüstüriel tarım ürünleri, ve ABD’nin ihracat ürünleri açısından Güney Eyaletleri’nin bir üstünlüğü olsa da, Kuzey’in federal Birliği, hem nüfus açısından güneyin iki katından fazla idi ve hem de endüstri üretimi ve ulaşım kapasitesi açısından Güney’den çok üstündü. Kuzey’in, ya da Birliğin nüfusu, 1860 yılında 22 milyonu aşarken, bunun sadece 400 bin kadarı köle idi. Güney eyaletlerinde, Konfederasyon yapısı içinde 9 milyonu biraz aşan bir nüfus yaşamaktaydı. Bunu 3,5 milyonu kölelerden oluşmaktaydı... Kuzey’in asker sayısı iki milyonu biraz aşarken, Güney’in asker sayısı bir milyondan biraz fazla idi... Savaş, Konfederasyon’un (Güney’in) topçu ateşi ile 12 Nisan 1861 günü başlayacaktı...

 

Dört yıl süren ve Kuzey’in, Birliğin zaferi ile sonuçlanan kanlı içsavaşta, 620 bini asker olan 1 milyon 30 bin kişi yaşamını yitirecekti. Bunların çoğunluğu salgın hastalıklar nedeniyle öleceklerdi...

 

Köleliğin kaldırılması, ve kölelerin “özgür” vatandaş haline getirilmesi ile sonuçlanan sözkonusu savaşta, şüphesiz her iki ordu da -askeri ve subayı ile- kendisine ait ideolojisi (düşünce sistemi), dünya görüşü, politik inancı ile motive olarak savaşacaktı. Her iki ordu da, kölelik yanlısı, ve kölelik karşıtı derin politik mücadelenin tam merkezinde olduklarının bilinci ile savaşacaktı, ve daha ilerici, daha özgürlükçü olan kölelik karşıtı taraf kazanacaktı...

 

Fakat malesef, kölelik biçimsel olarak kalkmış olsa da, gerçek yaşamda ve birçok yasanın içinde daha en az bir yüzyıl güçlü biçimde varlığını sürecekti. Ancak bundan sonra siyahlar ile beyazlar aynı otobüslere biner hale gelebileceklerdi ama, ABD’de “beyaz” ırkçılığının -hukuk sistemi dahil- yaşamın birçok alanında halen sürmekte olduğunu rahatça söyleyebiliriz... Sonuçta bu yaşanmış olan içsavaş, orduların politikanın merkezinde olduklarını, ve dünya görüşleri, politik inançları ile motive olduklarını anlama açısından iyi bir örnek oluşturmaktadır...

 

Yusuf Küpeli

5 Ağustos 2011

yusufk@telia.com

 Başa dön                                                                 sonraki bölüm

 

 

Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

1) Genel bir bakış ve Clausewitz

 

2) Fransız devrimi, Paris Komünü, ve ordu

 

3) Amerikan kurtuluş savaşı, içsavaş, ve ordu

 

4) Sovyet devrimi ve ordu

 

5) Çin devrimi, ve silahlı kuvvetler

 

6) Askeri müdahaleler üzerine kısa notlar

 

6- a) İran, Musaddık, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- b) Guatemala, United Fruit Company, ve halkcı Cuhurbaşkanı Arbenz’e karşı CIA dabesi

 

6- c) Endonezya, Sukarno, Suharto, CIA ve MI-6 darbesi

 

6- d) Kongo (Zaire), Lumumba, Mobutu, CIA darbesi ve Lumumba’nın vahşice öldürülüşü

 

6- e) Yunanistan, anti-Nazist mücadele, İngiliz tuzağı ve içsavaş,NATO ve yasadışı Kontragerilla, Lambrakis cinayeti, CIA-Papadapoulos darbesi

 

6- f) Latin Amerika, Şili, Allende, CIA ve Pinochet darbesi üzerine notlar

 

6- g) Pakistan, Zülfikar Ali Butto, Zia-ul-Hak darbesi, CIA ve ISI’nin Afganistan işleri üzerine kısa notlar  

 

6- h) Sözü bağlarken ahmakça ve denetim altında bazı terör eylemlerinden ve provokatörlerden örneklerle 12 mart ve 12 Eylül müdahaleleri üzerine kısa notlar  (Bu son bölüm ve beraberinde kaynaklar bir ay içinde yüklenecektir.)

 

http://www.sinbad.nu/