|
yukarıdaki ile bağlantılı metin: Yusuf Küpeli, Demokrasi, faşizm, inanç sömürüsü, Köşk'te türban ve Mango, ve kadınların ve çocukların gerçek durumları üzerine notlar
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Tarihçesi
|
|
Çocuk Haklarına Dair
Sözleşme, Çocukların
Satılmaları, Çocuk Fuhşu http://209.85.129.104/search?q=cache:HE5GP94w3-MJ:www.bianet.org/2004/12/01_c/cocuk_haklarina_dair_sozlesme_ek_1.doc+%C3%A7ocuklar%C4%B1n+ger%C3%A7ek+durumu&hl=sv&ct=clnk&cd=30 Genel Kurulun 25 Mayıs 2000 tarih ve 54/263 sayılı kararıyla kabul edilmiştir Genel Kurul, Çocuk haklarına ilişkin daha önceki bütün kararlarını, bu arada özellikle açık uçlu ve oturumlar arası çalışma gruplarının çalışmalarını hareketle destekleyen ve bu çalışma gruplarının Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin yürürlüğe girmesinin onuncu yıldönümüne kadar çalışmalarını tamamlamalarını öngören kararını anımsatarak, İnsan Hakları Komisyonuna, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye, biri çocukların silahlı çatışmalarda yer almalarına, diğeri ise çocuk satışı, fuhşu ve pornografisine ilişkin olmak üzere konulacak iki İsteğe Bağlı Protokolün metinlerini son haline getirdiği için teşekkürlerini sunarak, 2000 yılının, Çocuklar İçin Dünya Zirvesinin ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin yürürlüğe girmesinin onuncu yıl dönümüne denk geldiğini; Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye ilişkin iki İsteğe Bağlı Protokolün Çocuklar İçin Dünya Zirvesinin takibi amacıyla 2001 yılında toplanacak Genel Kurul özel oturumu öncesinde kabul edilmesinin sembolik ve pratik önemini dikkate alarak, Çocuğun yüksek yararının, çocuklarla ilgili her konuda gözetilecek başlıca ilke olduğu yolundaki ilkeye sadık kalarak, Çocuk haklarının yaşamın her alanında korunması ve geliştirilmesi için çaba gösterme taahhüdünü teyit ederek, ve İki İsteğe Bağlı Protokolün benimsenmesinin ve uygulanmasının çocuk haklarının korunmasına ve geliştirilmesine önemli katkılarda bulunacağını idrak ederek, 1. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye konulacak, metinleri bu karara ek olarak verilen, biri çocukların silahlı çatışmalarda yer almalarına, diğeri de çocuk satışı, fuhşu ve pornografisi ile ilgili iki İsteğe Bağlı Protokolü kabul etmekte ve bu belgeleri kabul, onay ve imza sürecine açmakta; 2. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeyi imzalayan, onaylayan ya da kabul eden bütün Devletleri, bir an önce yürürlüğe girebilmeleri için bu iki İsteğe Bağlı Protokolü mümkün olan en kısa sürede imzalamaya, onaylamaya ya da kabule davet etmekte, 3. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin bu iki İsteğe Bağlı Protokolünün, önce Kurulun 5-9 Haziran tarihlerinde New Yorkta toplanacak 2000de Kadınlar: 21. yüzyılda toplumsal cinsiyet eşitliği, kalkınma ve barış başlıklı özel oturumunda, daha sonra ise Birleşmiş Milletler Merkezinde, Genel Kurulun 26-30 Haziran 2000 tarihlerinde Cenevrede yapılacak Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi ve ötesi: Küreselleşen dünyada herkes için sosyal kalkınma başlıklı özel oturumunda ve nihayet Birleşmiş Milletlerin 6-8 Eylül 2000 tarihlerinde New Yorkta yapılacak Binyıl Zirvesinde imzaya açılmasını kararlaştırmakta, ve 4. Genel Sekreterden, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin durumu ile ilgili olarak Genel Kurula sunacağı raporda, iki İsteğe Bağlı Protokolün durumuna ilişkin bilgilere de yer vermesini talep etmektedir. Bu Protokolün Tarafı olan Devletler, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin amaçlarının daha ileri düzeyde gerçekleştirilmesi ve Sözleşmenin hükümlerinin, özellikle de 1., 11., 21., 32., 33., 34., 35. ve 36. maddelerinin uygulanması açısından, Taraf Devletlerin çocukları alınıp satılmadan, fuhuştan ve pornografiden korunmalarını güvence altına almak üzere benimsemeleri gereken önlemleri artırmalarının uygun olacağı düşüncesiyle, Ayrıca Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin çocuğun ekonomik sömürüden; eğitimi açısından zararlı olan veya eğitimini engelleyen ya da sağlığına; fiziksel, zihinsel, manevî, ahlâkî ya da sosyal gelişmesine zarar verebilecek işlerden korunma hakkını tanıdığını dikkate alarak. Çocukların alınıp satılma, fuhuş ve pornografi amaçlarıyla uluslararası planda kaçırılmaları olaylarının önemli ölçüde yaygınlaştığı gerçeğinden duydukları derin endişelerle, Çocuk satışını, fuhşunu ve pornografisini doğrudan doğruya yaygınlaştıran ve çocukların özellikle maruz kaldıkları bir fiil olarak seks turizminin yaygın biçimde sürmekte oluşundan duyduğu kaygılarla, Kız çocuklar dahil olmak üzere bu konularda savunmasız bir dizi çocuk kesiminin cinsel sömürüye maruz kalma riskinin daha fazla olduğunu ve kız çocukların cinsel sömürünün ağırlıklı mağdurları olduğu gerçeğini dikkate alarak, Gerek İnternette gerekse yeni gelişen diğer teknolojilerde çocuk pornografisinin giderek yaygınlaşmasından duyduğu kaygılarla, İnternette Çocuk Pornografisine Karşı Mücadele Konferansına (Viyana, 1999) ve özellikle bu Konferansın çocuk pornografisi kapsamına giren üretim, dağıtım, ihraç, aktarım, ithal, bilinçli olarak yanında bulundurma ve reklam gibi işlemlerin tüm dünyada suç sayılmasına ilişkin kararı ile bu konuda Hükümetlerin ve İnternet sanayiinin daha yakın bir işbirliği ve ortaklık içine girmelerinin önemine ilişkin vurgularına atıfta bulunarak, Çocuk satışının, fuhşunun ve pornografisinin ortadan kaldırılmasının, bu tür işlere katkıda bulunan etmenleri, bu arada azgelişmişliği, yoksulluğu, ekonomik eşitsizlikleri, sosyo-ekonomik yapıdaki adaletsizlikleri, görevlerini yerine getiremeyen aileleri, eğitimsizliği, kırdan kente göçü, toplumsal cinsiyet ayrımcılığını, yetişkinlerin sorumsuz cinsel davranışlarını, zararlı geleneksel uygulamaları, silahlı çatışmaları ve çocuk kaçakçılığını ele alan bütüncül bir yaklaşımla daha kolaylaşacağına inanarak, Çocuk satışına, fuhşuna ve pornografisine yönelik talebin azaltılması amacıyla kamuoyunu duyarlılaştırma çabalarına gerek olduğuna, bu alanda bütün tarafların küresel ortaklığının geliştirilmesinin önem taşıdığına ve ulusal ölçekte yasaların gerektiği gibi uygulanmasının zorunlu olduğuna inanarak, Çocukların Korunması ve Ülkelerarası Evlat Edinmeye İlişkin İşbirliği Hakkındaki Lahey Sözleşmesi; Çocuk İstismarının Medeni Hukuku İlgilendiren Yönleriyle İlgili Lahey Sözleşmesi; Ana-babaların Sorumluluklarıyla İlgili Yargı, Uygulanan Yasalar, İnfaz ve İşbirliği ile Çocukların Korunmalarına Yönelik Önlemlerle İlgili Lahey Sözleşmesi ve En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin 182 Sayılı ILO Acil Eylem Sözleşmesi dahil olmak üzere çocukların korunmalarıyla ilgili uluslararası hukukî belgelerde yer alan hükümleri dikkate alarak, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin, çocuğun haklarının korunmasına ve geliştirilmesine yönelik yaygın kararlılığın bir ifadesi olacak biçimde sağladığı belirgin destekten cesaret alarak, Çocuk Satışının, Çocuk Fuhşunun ve Çocuk Pornografisinin Önlenmesi Eylem Programının, Çocukların Ticarî Amaçlı Cinsel Sömürüsüne Karşı 1996 Stockholm Kongresi Bildirgesi ve Eylem Planının ve ilgili diğer uluslararası organların konuya ilişkin diğer kararlarını ve tavsiyelerini tanıyarak, Her halkın çocukların korunması ve uyumlu gelişmelerinin sağlanması açısından sahip oldukları kendi geleneklerinin ve kültürel değerlerinin önemini de gözeterek, Aşağıdaki hususlarda anlaşmaya varmışlardır:
Taraf Devletler, çocuk satışını, çocuk fuhşunu ve çocuk pornografisini bu Protokolde yer aldığı biçimde yasaklayacaklardır.
Bu Protokolün amaçları açısından ÇOCUK SATIŞI (a) Çocuk satışı, çocuğun bir kişi ya da grup tarafından, maddî ya da başka bir yarar karşılığı bir başkasına verildiği herhangi bir fiil ya da işlem anlamına gelir. ÇOCUK FUHŞU (b) Çocuk fuhşu, çocuğun maddî ya da başka bir yarar karşılığı cinsel etkinliklerde kullanılması anlamına gelir. ÇOCUK PORNOGRAFİSİ (c) Çocuk pornografisi, hangi yoldan olursa olsun, belirleyici özelliği cinsel amaçlı bir betimleme olmak üzere, çocuğu gerçek fiille ya da benzeştirme yoluyla cinsel etkinlik içinde gösterme ya da çocuğun cinsel organlarını herhangi bir biçimde teşhir anlamına gelir.
1. Taraf Devletlerin her biri, asgarî bir zorunluluk olarak, aşağıda belirtilen fiillerin ve etkinliklerin, bu fiil ve etkinliklerin ülke içinde ya da dışında, bireysel olarak ya da organize biçimde gerçekleştirilsin, ceza yasası kapsamında yer almasını sağlayacaktır: (a) Madde 2(a)da tanımlandığı biçimiyle çocuk satışı bağlamında: (i) Bir çocuğun aşağıdaki amaçlara yönelik olarak hangi biçim ve yoldan olursa olsun teklifi, teslimi ve kabulü: Çocuğun cinsel sömürüsü; Çocuğun organlarının kâr amacıyla başkalarına aktarımı; Çocuğun zorla çalıştırılması; (ii) Evlat edinmeyle ilgili geçerli uluslararası belgelere aykırı olarak, bir çocuğun evlat edinilebilmesi için aracı olarak uygunsuz yollardan onay sağlanması; (b) Madde 2(b)de tanımlandığı biçimiyle bir çocuğu fuhuş amacıyla teklif etme, elde etme, temin etme ya da sağlama; ve (c) Madde 2(c)de tanımlandığı biçimiyle çocuk pornografisinin yukarıdaki amaçlara yönelik olarak üretilmesi, dağıtılması, yayılması, ithali, ihracı, teklifi, satışı ya da bulundurulması. 2. Taraf Devletin ulusal yasalarındaki hükümlere tâbi olmak üzere ilgili yaptırımlar, bu tür fiillerin herhangi birine yönelik teşebbüsler ve yine bu fiillerde suç ortaklığı ve yer alma durumları için de geçerli olacaktır. 3. Taraf Devletlerden her biri bu tür fiillere, ağır niteliklerini de gözeterek, uygun cezalar getirecektir. 4. Taraf Devletlerden her biri, kendi ulusal yasalarının hükümlerine tâbi olmak üzere ve gerekli olduğu durumlarda, bu maddenin 1. paragrafında belirtilen ihlâllerde hükmî şahısların sorumlu tutulabilmelerini sağlayacak önlemleri alacaktır. Taraf Devletin benimsediği hukuk ilkeleri açısından hükmî şahısların bu sorumlulukları cezaî, hukukî ya da idarî olabilir. 5. Taraf Devletler, evlat edinme işlemlerinde yer alan bütün kişilerin, bu alanda geçerli uluslararası hukukî belgelere uygun davranmalarını sağlamak için gerekli bütün hukukî ve idarî önlemleri alacaklardır.
1. Taraf Devletlerden her biri, yukarıdaki madde 3.1 kapsamına giren ihlâllerin kendi topraklarında, kendisine kayıtlı gemi ya da uçakta ortaya çıkması halinde, bu ihlâller üzerinde yargı yetkisini kullanmak için gerekli önlemleri alacaktır. 2. Taraf Devletlerden her biri, madde 3.1de belirtilen ihlâllerin aşağıdaki durumlarda gerçekleşmesi halinde bu ihlâller üzerinde yargı yetkisini kullanmak üzere gerekli önlemleri alabilir: (a) İhlalle suçlananın o Devletin vatandaşı ya da mukimi olduğu durumlar; (b) Mağdurun o Devletin vatandaşı olduğu durumlar. 3. Taraf Devletlerden her biri, ihlâlle suçlanan kişi kendi topraklarında bulunduğu ve ihlâlin kendi vatandaşlarından biri tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle bu kişinin bir başka Taraf Devlete suçluların iadesi çerçevesinde gönderilmediği durumlarda, söz konusu ihlâller üzerinde yargı yetkisini kullanmak için gerekli önlemleri alacaktır. 4. Bu Protokol, iç hukuka göre uygulanan cezaî herhangi bir yargı yetkisini dışlamaz.
1. Madde 3.1de tarif edilen ihlâller, Taraf Devletler arasında suçluların iadesi ile ilgili herhangi bir antlaşma çerçevesinde suçluların iadesini mümkün kılan ihlâller olarak değerlendirilecek, ayrıca suçluların iadesi konusunda aralarında daha sonra akdedilecek diğer bütün antlaşmalarda da yine bu nitelikteki ihlâller olarak ele alınacaktır. 2. Suçluların iadesini bu konuda bir antlaşmanın bulunması koşuluna bağlı gören herhangi bir Taraf Devlet, aralarında bu konuda bir antlaşma bulunmayan bir başka Taraf Devletten suçlunun iadesi yönünde bir talebe muhatap olursa, bu Protokolü, belirtilen ihlâllerde suçlu iadesinin hukukî temeli olarak ele alabilir. Suçlu iadesi, kendisine bu yönde talepte bulunulan Devletin belirleyeceği koşullara tâbi olacaktır. 3. Suçluların iadesini bu yönde bir antlaşmanın varlığına bağlı kılmayan Taraf Devletler, kendisinden talepte bulunulan Devletin belirleyeceği koşullara tâbi olmak üzere, bu Protokolde belirtilen ihlâlleri kendi aralarında suçlu iadesini mümkün kılan ihlâller olarak değerlendireceklerdir. 4. Taraf Devletler arasındaki suçlu iadesi açısından bu tür ihlâller, yalnızca fiilen ortaya çıktığı yerde değil, aynı zamanda madde 4 uyarınca bu alanda yargı yetkisi oluşturması istenen Devletlerde de gerçekleşmiş ihlâller sayılacaktır. 5. Madde 3.1de tanımlanan bir ihlâle ilişkin suçlu iadesi talebi yapılmışsa ve bu talebe muhatap olan Devlet ihlâli yapan kişinin vatandaşlığı nedeniyle bu iadeyi gerçekleştirmezse veya gerçekleştirmeyecekse, konunun kovuşturma amacıyla yetkili mercilere sevki için gerekli önlemleri alacaktır.
1. Taraf Devletler, kovuşturma için gerekli kanıtların ortaya çıkartılması dahil olmak üzere, madde 3.1de yer alan ihlâllerle ilgili soruşturmalarda, cezaî kovuşturmalarda ya da suçlu iadelerinde birbirlerine mümkün olan azamî yardımı yapacaklardır. 2. Taraflar, bu maddenin yukarıdaki 1. paragrafı altındaki yükümlülüklerini, aralarında mevcut karşılıklı hukukî yardım antlaşmaları ya da diğer düzenlemeler uyarınca yerine getireceklerdir. Bu tür antlaşma ya da düzenlemelerin olmadığı durumlarda ise Taraf Devletler birbirlerine kendi ulusal yasaları çerçevesinde yardımcı olacaklardır.
Taraf Devletler, kendi ulusal yasalarına tâbi olmak kaydıyla: (a) Aşağıda belirtilenlere el konulmasını ve bunların müsaderesini sağlayacak önlemleri alacaklardır: (i) Bu Protokol çerçevesinde tanımlanan ihlâllere doğrudan yönelik olan ya da bu ihlâllere zemin hazırlayan materyaller, varlıklar ve diğer araçlar; Bu tür ihlâllerden sağlanan kazançlar; (b) Yukarıdaki paragraf (i)de belirtilen materyal, varlık, araç ve kazançların zaptı ve müsaderesi için bir başka Taraf Devletten gelecek talepleri yerine getireceklerdir; (c) Bu tür ihlâllerin gerçekleştirilmesi için kullanılan tesislerin geçici ya da sürekli biçimde kapatılmasını amaçlayan önlemler alacaklardır.
1. Taraf Devletler, bu Protokol çerçevesinde yasaklanan uygulamaların çocuk mağdurlarının haklarını ve yararlarını cezaî kovuşturma sürecinin bütün aşamalarında korumak için gerekli önlemleri özellikle aşağıdaki yollardan alacaklardır: (a) Çocuk mağdurların olumsuz etkilere açık yanlarının göz önüne alınması; bu konumdaki çocukların tanık olarak özel gereksinimleri dahil gereksinimlerinin gözetilmesi için mevcut prosedürlerin uyarlanması; (b) Çocuk mağdurların, ilgili kovuşturma sürecindeki hakları ve rolleri; kovuşturma sürecinin kapsamı, zamanlaması, ilerlemesi ve sonuçları konusunda bilgilendirilmeleri; (c) Çocuk mağdurların görüşlerinin, gereksinimlerinin ve duyarlılıklarının, kişisel yararları söz konusu olduğu durumlarda, ulusal yasalarda yer alan usullere uygun biçimde dile getirilmesine imkân tanınması; (d) Hukukî süreç boyunca çocuk mağdurlara gerekli destek hizmetlerinin sağlanması; (e) Çocuk mağdurların özel yaşamlarının ve kimliklerinin gerektiği biçimde korunması; çocuk mağdurların kimliklerinin bilinmesine yol açabilecek sakıncalı bilgilerin yaygınlaşmasına karşı ulusal yasalar çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması; (f) Gerektiği durumlarda çocukların, ailelerinin ve tanıkların tehdit ve misillemelere karşı korunmaları; (g) Davaların sonuçlandırılmasında, kararların tebliğinde ve çocuk mağdurlara tazminat ödenmesinde gereksiz gecikmelerden kaçınılması. 2. Taraf Devletler, mağdurun gerçek yaşına ilişkin belirsizliğin, mağdurun yaşının belirlenmesine ilişkin araştırmalar dahil olmak üzere cezaî soruşturma sürecinin başlatılmasını engellememesini sağlayacaklardır. 3. Taraf Devletler, bu Protokolde belirtilen fiillerin mağduru olan çocuklara ceza hukuku çerçevesinde gösterilecek davranışların çocuğun yüksek yararını birincil derecede gözetmesini sağlayacaklardır. 4. Taraf Devletler, bu Protokol ile yasaklanan fiillerin çocuk mağdurlarıyla ilgili işlerde görev yapanların, özellikle hukuk ve psikoloji alanlarındaki eğitim olmak üzere, gerekli eğitimden geçmeleri için önlemler alacaklardır. Taraf Devletler, gerektiği durumlarda, bu tür ihlâllere karşı mücadele eden, bu tür ihlâllerin mağduru olan çocukların korunmaları ve rehabilitasyonu için çalışan kişilerin ve/veya kuruluşların güvenliğini sağlayacak önlemleri alacaklardır. 5. Bu maddedeki herhangi bir husus, suçlama altında olanların adil ve tarafsız biçimde yargılanma haklarıyla çelişmez ve bu hakkı dışlamaz.
1. Taraf Devletler, bu Protokolde tanımlanan ihlâllerin önlenmesi amacıyla yasalar, idarî önlemler, sosyal politikalar ve programlar geliştirecekler, var olanları güçlendirecekler, uygulayacaklar ve yaygınlaştıracaklardır. Söz konusu ihlâller karşısında savunmasız ve güç durumda olan çocuklara özel bir dikkat gösterilecektir. 2. Taraf Devletler, bu Protokolde tanımlanan ihlâllerin zararlı sonuçlarına ve bu tür ihlâlleri önleyecek girişimlere ilişkin bilgilendirme ve eğitim yoluyla çocuklar dahil olmak üzere genel kamu oyunda bu konuya ilişkin bilinç ve duyarlılık oluşmasını sağlayacaklardır. Taraf Devletler, bu madde altındaki yükümlülüklerini yerine getirirken, başta çocuklar ve çocuk mağdurlar olmak üzere genel olarak toplumun söz konusu bilgilendirme ve eğitim çalışmalarına uluslararası düzeyde olanlar dahil katılmasını teşvik edecektir. 3. Taraf Devletler, bu tür ihlâllerin mağduru olan kişilerin toplumla tam anlamda yeniden bütünleşmeleri, fiziksel ve psikolojik anlamda iyileşmeleri dahil, kendilerine gerekli yardımı sağlamak üzere bütün önlemleri alacaklardır. 4. Taraf Devletler, bu Protokolde tanımlanan ihlâllerin bütün çocuk mağdurlarının, ortaya çıkan durumdan yasal olarak sorumlu bulunanlardan ayrım gözetmeksizin tazminat talep edebilmelerini sağlayacaklardır. 5. Taraf Devletler, bu Protokolde tanımlanan ihlâlleri içeren tanıtıcı materyallerin üretilmesini ve dağıtılmasını etkili biçimde önlemek üzere gerekli bütün önlemleri alacaklardır.
1. Taraf Devletler, çocuk satışı, çocuk fuhşu, çocuk pornografisi ve çocuklara yönelik seks turizmi gibi fiillerin ve bu fillerin gerçekleşmesinden sorumlu kişilerin araştırılması, kovuşturulması ve cezalandırılması ve söz konusu fiillerin önlenmesi alanındaki uluslararası işbirliğini çok taraflı, bölgesel ve iki taraflı anlaşmalarla sağlamak üzere gerekli bütün önlemleri alacaklardır. Taraf Devletler, ayrıca, kendi yetkili mercileri, ulusal ve uluslararası hükümet dışı kuruluşlar ve uluslararası kuruluşlar arasındaki uluslararası işbirliğini ve eşgüdümü de geliştireceklerdir. 2. Taraf Devletler, çocuk mağdurların fiziksel ve psikolojik tedavileri, toplumla yeniden bütünleşmeleri ve ülkelerine iade edilmeleri konusunda karşılıklı olarak yardımlaşacaklar ve bu alandaki uluslararası işbirliğini geliştireceklerdir. 3. Taraf Devletler, çocukları alınıp satılma, fuhuş, pornografi ve seks turizmi gibi fiillere açık kılan, örneğin yoksulluk ve azgelişmişlik gibi temel nedenlerin ele alınabilmesi için gerekli uluslararası işbirliğini geliştireceklerdir. 4. Bunu yapabilecek durumda olan Taraf Devletler, halen mevcut çok taraflı, bölgesel, iki taraflı ya da diğer programlar aracılığıyla bu alanda malî, teknik ve diğer yardımlarda bulunacaklardır.
Bu Protokolde yer alan hiçbir husus, (a) Taraf Devletin yasalarında; ya da (b) belirli bir Devlette geçerli olan uluslararası yasalarda yer alıp çocuk haklarının geliştirilmesi açısından daha elverişli nitelik taşıyan hükümleri etkilemeyecektir.
1. Taraf Devletlerden her biri, bu Protokolün kendisi için yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde, Protokolde yer alan hükümlerin yaşama geçirilmesi için alınan önlemler konusunda kapsamlı bilgiler veren bir raporu Çocuk Hakları Komitesine sunacaktır. 2. Sözü edilen bu kapsamlı raporun sunulmasının ardından, Taraf Devletlerden her biri, Sözleşmenin 44. maddesi uyarınca Çocuk Hakları Komitesine sunacakları raporlarda Protokolün uygulanmasına ilişkin diğer bilgileri verecektir. Protokolün diğer Taraf Devletleri her beş yılda bir rapor vereceklerdir. 3. Çocuk Hakları Komitesi, bu Protokolün uygulanmasına ilişkin olarak Taraf Devletlerden ek bilgi talep edebilir.
1. Bu Protokol, Sözleşmeye taraf olan ya da Sözleşmeyi imzalayan herhangi bir Devletin imzasına açıktır. 2. Bu Protokol, Sözleşmeye taraf olan ya da Sözleşmeyi imzalayan herhangi bir Devletin onayına ya da kabulüne açıktır. Protokolün onayına ya da kabulüne ilişkin belgelerin Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine iletilmesi gerekir.
1. Bu Protokol, onuncu onay ya da kabul belgesinin tesliminden üç ay sonra yürürlüğe girer. 2. Bu Protokolü onaylayan ya da Protokol yürürlüğe girdikten sonra kabul eden her Devlet için, Protokol, bu Devletin kendi onay ya da kabul belgesinin tesliminden bir ay sonra yürürlüğe girer.
1. Herhangi bir Taraf Devlet, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine herhangi bir zaman yazılı bildirimde bulunarak bu Protokolden çekilebilir. Bunun üzerine Genel Sekreter durumu, Sözleşmeyi onaylayan ya da kabul eden bütün Devletlere bildirir. Protokolden geri çekilme, ilgili bildirimin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından alınmasından bir yıl sonra geçerlilik kazanır. 2. Protokolden geri çekilme, Taraf Devleti, geri çekilme işleminin geçerlilik kazanmasından önce ortaya çıkan herhangi bir duruma ilişkin olarak bu Protokol uyarınca üstlenmiş bulunduğu yükümlülüklerden kurtarmaz. Ayrıca, böyle bir geri çekilme, geri çekilme işleminin geçerlilik kazanmasından önce Komitenin gündemine alıp görüştüğü herhangi bir konuya ilişkin görüşmelerin sürmesini engellemez.
1. Taraf Devletlerden herhangi biri, Protokolde değişiklik önerip bu önerisini Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine iletebilir. Genel Sekreter bunun üzerine değişiklik önerisini diğer Taraf Devletlere ileterek, önerinin görüşülüp oylanması için bir Taraf Devletler Konferansı toplanmasını uygun görüp görmediklerini sorar. Taraf Devletlere bu konuda bilgi verilmesinin ardından dört ay içinde Taraf Devletlerden en az üçte birinin böyle bir Konferansı uygun bulması halinde, Genel Sekreter Konferansı Birleşmiş Milletler himayesinde toplar. Toplanan Konferansta hazır bulunan ve oy veren Taraf Devletlerin çoğunluğunun benimsediği değişiklik önerileri onay için Genel Kurula sunulur. 2. Bu maddenin 1. paragrafına uygun olarak kabul edilen herhangi bir değişiklik önerisi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından onaylanıp Taraf Devletlerin üçte iki çoğunluğu tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girer. Herhangi bir değişiklik yürürlüğe girdiğinde, bu değişikliği kabul eden Taraf Devletler için bağlayıcılık kazanır; diğer Taraf Devletler içinse, kabul ettikleri bu Protokolün ve daha önceki değişikliklerin bağlayıcılığı devam eder.
1. Bu Protokolün her biri asıl sayılan Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca metinleri Birleşmiş Milletlerin arşivlerinde muhafaza edilecektir. 2. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, bu Protokolün onaylanmış kopyalarını, Sözleşmeye taraf olan ve Sözleşmeyi imzalayan Devletlere gönderecektir.
|
| Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Tarihçesi (*) http://www.meb.gov.tr/belirligunler/23nisan_2002/tbmm.htm İstanbul'un
işgalinden üç gün sonra, Atatürk ünlü 19 Mart 1920 tarihli bildiriyi
yayımladı. Bildiride,"olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara'da
toplanacağı, Meclis'e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçilerin
en geç onbeş gün içinde yapılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle
yer alıyordu. Ayrıca, dağılan Meclis-i Mebusan'ın üyeleri de Ankara'daki
Meclis'e katılabileceklerdi.
Ankara'nın
o günkü şartları içinde Meclis'in toplanabileceği elverişli bir bina yok
gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki
Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik
kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla
sağlanan eşyalarla donatıldı. Hazırlıklar tamamlanınca, Atatürk 21
Nisan'da yayınladığı ikinci bir bildiri ile, Meclis'in
23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes
Meclis Binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın
coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii'nde kılınan öğle namazından sonra,
Meclis binası girişinde
Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili
Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve aşağıdaki konuşmayı
yaparak Meclis'in ilk toplantısını açtı.
TBMM,
24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa'yı (Atatürk),
başkanlığa seçti. Mustafa Kemal Paşa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin
başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine
kadar sürdürdü. TBMM, açılışından iki gün sonra, sadece yasama değil,
yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapısını düzenleme
çalışmalarına başladı.
2 Mayıs 1920'de Bakanlar Kurulunun seçilmesi hakkındaki yasa
çıkarıldı.
(*) TBMM Web Sitesi'nden alınmıştır. |