|
John Perkinsin Confessions of an Economic Hit Man (Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları) adlı kitabını tanıtan ve kitabın özünü yansıtan bu metin, Türkiye ve benzeri ülkelerin aydınlarını ve halklarını yakından ilgilendirmektedir. Aşağıdaki çeviriyi dikkatle okumanızı içtenlikle salık veririm.- Y. Küpeli Kiralık bir iktisatçının itirafları Bir az gelişmiş ülke danışmanı ve ekonomik tetikçi/ ekonomik katil olarak John Perkinsin görevi yoksullardan alıp zenginlere vermekti. Günümüzde O geçmişine farlı bir gözle bakmaktadır. Üçüncü dünyanın tüm kaynaklarının sömürülmesine yardımcı oldu. O kendisini, EHM -economic hit man/ ekonomik tetikçi- olarak adlandırdı. Onun bilinçli hedefi, görev yaptığı ülkeyi borçlandırıp boyunduruk altına almaktı. ...Bir ülkenin ekonomisi üzerine analiz yapılırken gerekli olan, o ülkenin ekonomisi hakkında sürekli aşırı iyimser öngörülerde bulunmaktır. İşi sırasında Perkinsin emrinde mümkün olduğu kadar karmaşık istatistik yöntemleri geliştirebilen sonderece yetenekili istatistikçiler çalışmıştır. Bunlar, gereğinde profesyonel bir iktisatçının bile kafasını karıştıracak nitelikte boşluklarla dolu ve yoruma açık istatistikler uydurabilmişlerdir. Ekonomi ile ilgili öngörülerden amaç, uluslararası mali kuruluşlara mümkün olan en fazla borcu onaylatmaktır. Bir ülkenin alt yapısı için gerekli yatırımların gerçekte nekadar para gerektirdiği hiç önemli değildir. Hedef, az gelişmiş ülke yöneticilerini kısa sürede mümkün olduğu kadar çok borçlandırmaktır. Borçlandırmak, borçlandırılan ülkenin yöneticilerinin kısa sürede memleketin ekonomi politikası üzerindeki denetimlerini yitirmelerini içermektedir.
Richard
Becker
USAnın Iraka müdahalesi nasıl ve neden başladı?
Bundan 80 yıl önce
USAnın Irak politikası tek bir nesne üzerine yoğun biçimde odaklaşmıştır:
ülkenin zengin petrol kaynaklarını kontrol altına almak.
(Şubat 2003'de Yusuf Küpeli tarafından türkçeye çevrilip Sinbad'a yerleştirilen bu metnin anlatımı, çevirmen tarafından hazırlanan 9 notla zenginleştirilmiştir.)
Naomi Klein, Irakta Sıfır Yılı Ya da yeni Muhafazakar Ütopyanın Çuvallayışı Iraka savaşın başlamasından bir yıl sonra, sözüm ona hummalı bir inşaat faaliyetinin devam ediyor olması gereken bir zamanda gelmiştim. Ama haftalar boyunca aramama karşın tanklar ve humveeler dışında tek bir ağır makine görememiştim.(Sendika.org sitesinden ödünç alınmıştır)
Felluce ile ilgili iki çeviri... Sendika.org ve Teori.org sitelerinden ödünç alınmıştır: Naomi Klein, Elimde Kanıt Olup Olmadığını Sormuştunuz Sayın Büyükelçi, İşte kanıt. "Irak'taki ABD kuvvetleri ve Iraklı vekilleri sivil hedeflere yönelik saldırılarını artık gizlemekle uğraşmıyor, cesetleri saymaya cüret eden herkesi (doktorlar, din adamları, gazeteciler) alenen ortadan kaldırıyorlar."
James Petras, Felluce'nin Yerle Bir Edilmesi Tıpkı Nazi medyası gibi, ABD'nin büyük radyo ve televizyon kanalları da, savaşın başlangıcından bu yana ölen sivilleri ve Felluce saldırısı başladığından bu yana öldürülen ve yaralanan binlerce kadın ve çocuğu rapor etmekten kaçınarak
imzasız haber: ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Eric Edelman kimdir ?
Y. Küpeli:
Aşağıda cümle cümle açıkça sergileyeceğim çalıntı metniniz, Sinbaddan yapılan ilk hırsızlık değildir Aslında yapılan bu iş, basına sık sık yansıyan kapkaççılık olaylarından daha tehlikeli ve moral dışı bir davranıştır Bir de utanmadan, baştan sona çalıntı olan yazınızın başında, ( ) 800 sene önce yaşamış birini tanımayacak kadar cahildi gazetecilerimiz., diyerek bilgiçlik taslıyor ve diğer gazeteci arkadaşlarınızı aşağılıyorsunuz. (...) Amacım insan olarak sizi küçük düşürmek ve aşağılamak değil şüphesiz ve zaten siz bu işi kendinize yönelik olarak yeterince yapıyorsunuz. Yalnız ben kendimi, ağır emeğimi, ve okuyucuları korumak zorundayım doğal olarak. Bu yapmış olduğunuz emek hırsızlığının ve benzerlerinin teşhir edilmesi belki benzerlerinizi de bir ölçüde frenler Sözkonusu kriminal eylemin herhangi hukuki yaptırımı olup olmadığını bilmiyorum ama, bu teşhir işine gösterilecek dayanışmanın benzer suçların engellenebilmesinde önemli rol oynayabileceğine inanıyorum. (...) Medya denen yazılı ve görsel basında, internet basınında halen vicdan sahibi birileri kaldı ise, haksızlıklara ve hırsızlıklara karşı birileri var ise, umarım bu çabama yardımcı olurlar. Çünkü artık kötülükler, hırsızlıklar, dolandırıcılıklar sadece bilinen sıradan kriminaller tarafından gerçekleştirilmiyorlar. İslamcı, liberal, sağcı, solcu, komünist vs. sıfatlarını, sembollerini taşıyan ve başkalarına ahlak dersleri vermeye çalışan her türden sahtekar günümüzde insanları aldatmakta, istismar etmektedirler. Bu gün beni vuran kötülüğün, yarın bir başkasını vuracağı açıkça bellidir. Bunlara karşı herhangi ideoloji farkı gözetmeden ortaklaşa direnebilmek gerekmektedir. Psikopatlar değişik ideolojik maskelerle, değişik politik renklerle, değişik sahte kimliklerle sahneye çıkabilmektedirler
Başkan Hugo Chavezin Venezuelladaki Bolivarcı devrimini yıkmak
için 2002den beri üç kez girişimde bulunup başarısız olan
Washington, Ordunun Chaveze sadakatinden dolayı bir darbe
girişiminden sonuç alamayacak olan Bush yönetiminin, ABDnin petrol
gereksiniminin %15ini karşıladığı için Venezuellaya karşı tam bir
ekonomik ambargo da uygulayamadığından...ABD
Ordusunu da kullanabileceği çıplak bir emperyalist rejim
değişikliği yolunu meşrulaştırma çabası gösteriyor. Bu yeni ve daha
saldırgan tavrın liderliğini, Savunma Bakanlığında Batı
Yarıküreden sorumlu sekreter yardımcılığını vekâleten yürüten,
1990da demokratik yöntemle seçilmiş olan Sandinist hükümetini
deviren Nikaragua Kontr-Teröristlerinin devlet nezdinde
temsilciliğini yapmış olan Roger Pardo-Mauer yapıyor.
Jan Guillou, İsveç'in tüm dünyada tanınan en ünlü yaşayan roman yazarıdır. Aynızamanda politik makaleleri ile de tanınan Guillou'nun romanlarından filmler yapılmıştır ve yapılmaktadır. Güçlü bir tarih bilincine ve politik bilince sahibolan Guillou'dan çevirdiğim aşağıdaki metin, gerçekleri arayacağına "komplo teorileri" üzerine soyut entellektüel gevezelikler yapanlara ve günlük basında W. Bush- Blair rüzgarlarına yelken açan ünlü sürüngenlere sunulur- Y. Küpeli, 2006.08.23
Jan Guillou, Al- Kaida hakkında yazılan hiçbirşeye asla inanma
(...)
İngiliz idari makamları, tüm bu iddiaları için, dolaylı
bir kanıt olarak,
COCA COLA FİRMASININ REKLAM RESMİ (gönderen, Saadet Geliyor) + Hindistan okullarında Coca Cola yasağı + kârı yoksul halkların kafasına bomba olarak yağan, çocuk katıllerini besleyen ve formülü belirsiz olan sağlığa zararlı Coca Cola'yı içme + saldırganlık ve ikiyüzlülükle ilgili diğer yazılar, yorumlar, yazarlar, BM, ABD, İsrail ve tepkiler + Sevgili Okuyucular, Lübnanda ve Filistinde hergün yüzlerce sivil, saldırgan ABD- İsrail ittifakı tarafından öldürülmektedir. + Coca Cola ve Pepsi 1 milyarlık pazarda çöküyor + İnsan olan bu vahşeti nasıl görmezden gelir? + İsmet Berkan, Savaşa sessiz kalmak + İsrail saldırıyı çok önceden planladı + İsrail için savaşmak Türkiye'ye yakışmaz + İncirlik'ten çıkan süpheli 15 TIR heyecan yarattı! + CHP: ABD Türkiye üzerinden İsrail'e silah gönderdi mi + ABD ve Fransa'nın tasarısı hile kokuyor + Murat Aksoy, İsraile susan BMnin, İran karşısında inandırıcılığı olabilir mi?
Aşağıda cümle cümle açıkça sergileyeceğim çalıntı metniniz, Sinbaddan yapılan ilk hırsızlık değildir Aslında yapılan bu iş, basına sık sık yansıyan kapkaççılık olaylarından daha tehlikeli ve moral dışı bir davranıştır Bir de utanmadan, baştan sona çalıntı olan yazınızın başında, ( ) 800 sene önce yaşamış birini tanımayacak kadar cahildi gazetecilerimiz., diyerek bilgiçlik taslıyor ve diğer gazeteci arkadaşlarınızı aşağılıyorsunuz.
|
| Türkiye'den İsrail'e nota + Genelkurmay'dan İsrail'e sert tepki |
| O pilotlar Konya'da eğitildi! + "İsrailli pilotlar Konyada eğitilmeye devam ediyor" + Erdoğan'ın Peres'i çıldırtan konuşması + Sayın Peres, siz öldürmeyi iyi bilirsiniz + Arap Birliği'nden Erdoğan'a tebrik + Peres, Erdoğan'dan özür diledi |
![]() basından bağlantılı metinler:
|
![]() günlük basında "güllü" haberler: Gül'ün 2. resmi kabulüne 500 kişi katıldı, (...) Uçan Süpürge Kadın Derneği yöneticilerinin, "Eşiniz Hayrünisa Hanım yan binada, neden burada değil." sorusuna ise, "Kendisi katılmak istemiyor. Onunda olacağı zaman gelecek" dedi...Gül, erkeklere fark atan bayan rektör adayını seçmedi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, en yakın rakibine 36 oy fark atan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü'ne Prof.Dr.Gaye Usluer'i atamadı...Komutanlar yokOrgeneral Büyükanıt ile kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanı Gül'ün Çankaya'daki resmi kabulüne katılmıyor. Eşsiz kabulde, Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıkları birer generalle temsil edilecek... Başkent modasında First Lady esintisi Hayrünnisa Gülün Çankaya Köşküne çıkmasıyla yeniden gündeme oturan türbanı, Başkentli modacılar da es geçmedi. |
|
Anti-terör
uygulamalarının keyfiliği, özellikle resmi zeminde terörist
damgasını yemiş, fişlenmiş olan kişi ve örgütler üzerinde kayda
değer bir etki yapıyor. Sadece fişlenmiş olmak bile, kişinin artık
mektuplarından elektronik haberleşmeye kadar bütün iletişim
kanallarının izlenmesi, kişinin kendisinin ve yaptığı her şeyin
izlenmesi, banka hesaplarının dondurulması anlamına gelebiliyor.
Yüksek Mahkeme önünde, şu sorular dile getirildi:
Anayasa Yöneticilere bir Amerikan vatandaşını tarafsız yargı önünde
karara bağlanmış olan herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın, Savaş v
|
|
Aşağıdaki çeviri hem Ukraynada varolan Nazi işbirlikçiliği gerçeğine ışık tutmakta ve hem de demokrasi havarisi rolünde karşıdevrimler örgütleyen ABD yönetiminin ve diğer tüm emperyalist Batının ikiyüzlülüğünü -elle tutulur örneklerle- sergilemektedir Neyin ne olduğunu anlamadan veya bilinçli olarak Viktor Yuşçenkonun iktidarını davul dümbelek kutlayan demokrat, liberal vs. etiketli kişilerin bu yazıyı okumaları özellikle salık verilir.- Y. Küpeli Caspar Behrendt, NAZİLERİN DESTEĞİ (...) Stepan Bandera, partisindeki önder eylemcilere Orman Biraderleri adını vermiştir. Orman Biraderleri, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanyasının safında savaşmış olan Ukraynalı faşist örgütlenmenin adıdır. Konstantin Kogan, bir gösteri sırasında -Ukraynanın yeni cumhurbaşkanı- Yuşçenkonun Orman Biraderlerini selamladığını, kutladığını anlatmaktadır... ...Bu kadının eski milletvekillerinden biri, Ukraynanın Milliyetçi Birliği veya Nasyonal Meclisi (UNA) adlı faşist örgütün üyesiydi. Aynı örgütlenme, internetteki kendi web sayfasında, arilerin anavatanı Ukraynada...
|
|
Nasrin Hoseini, İsrail yanlısı lobi ABD dışpolitikası için tehdit oluşturuyor Şikago Üniversitesinden Profösör John Mearsheimer ve Harward Üniversitesinden Profösör Stefhen Walt, 10 Mart günü yayınladıkları ortak raporda, İsrail lobisinin ABDnin Ortadoğu politikası üzerindeki negatif etkilerine dikkatleri çektiler. (...) İsraile yardım ve Ortadoğuda demokrasiyi geliştirme politikalarının beraberliği, Arab dünyasında ABDye karşı güçlü duyguların uyanmasına neden olmuş ve ABDnin bölgedeki güvenliği için tehlike yaratmaya başlamıştır. Diğer yandan, İsrail lobisinin antisemitizm kalkanı, İsraili eleştiriden muaf tutmaya yaramaktadır- İsraili eleştirenler antisemitizm ile damgalanabilmektedirler. Ve İsrail lobiciliği açıkça tartışılamamaktadır. Bu durumun sonucu olarak Amerikanın dışpolitikası, ülkeye ihanet boyutlarını alacak biçimde İsrail lobisi tarafından şekillendirilmektedir. Hatta insanlar bir İsrail lobisinin bulunduğunu bile söyleyememektedirler. + (...) Kısacası aynı profösörler, antisemitiz suçlamalarını dikkate almadan artık açıkça Yahudi politikalarına karşı konuşabilmek gerektiğini ve Yahudi lobisinin ABDye ihanet ettiğini söylemektedirler. (...) Adettendir, eski ortakların ayrılıkları kirli karalamalarla ve derinleşen nefretlerle ortaya çıkmaya başlar. Çünkü, doğalarında derin bir egoizm bulunan kişiler, kurumlar ve devletler, geçmişle ilgili sorumlulukların tümünü kendi dışlarında olanların, eski ortaklarının veya hasımlarının omuzlarına yükleyerek rahatça yeni işlere başlama eğilimi taşırlar. Bunu, diğer kişileri ve kitlelerini yeni politikaları yönünde manupule edebilmek için de yaparlar... İleride tarih gerçeği şu veya bu ölçüde yazacak olsa bile, yaşanan günde tüm suçlar başkalarının omuzlarına yüklenip yeni yollar çizilir. Bu nedenle, aşağıda özetini okuyacağınız iki Amerikalı profösörün İsrail lobisinin işlerini sorgulayan raporları, hem ABDnin ileride değişecek Ortadoğu politikalarının işaretlerini verirken, hem de çanların İsrail için çalmakta olduğunu göstermektedir. John Mearsheimer'in ve Stephen Walt'in birlikte kaleme aldıkları İsrail yanlısı lobi üzerine raporun ingilizce orjinaline ulaşmak için tıklayın- The Israel Lobby ( John Mearsheimer and Stephen Walt) bak: Filistin Memleketimdir
|
|
ABD önderliğindeki Batı'nın ve ırkçı İsrail yönetiminin kirli karanlık planları ile ilgili -günlük basından- iki yazı:
İbrahim Karagül, Üç ülke, üç kurban, üç ayrı iç savaş!.. + SELAME AHMED SELAME, İsrail'in 'siper'i İran
|
|
+ ABDULBARİ ATWAN, Papa'nın sözleri tesadüf değildi + İbrahim Karagül, Daha ne söyleyecekti!
|
|
ABD- İSRAİL SALDIRGANLIĞI ÜZERİNE BASINDAN DERLEME: İsrail böyle yok ediyor + İsrail ölüm kusuyor +Ölü sayısı 1000'e yaklaştı + Bunun neresi meşru müdafaa! ve diğer haberler, yorumlar, yazarlar, J. Pilger, H. Mahalli, İ. Karagül vs.
|
|
Uçağın tuvaletindeki Arapça not paniğe yol açtı (Not: "Buyrun cenaze namazına" demeyin. Bu durum ırkçı faşist propogandanın Batı toplumlarını nasıl derinden etkilediğinin en somut göstergelerinden biridir. Bu, Hitler- Göbels ekibinin bile sahibolamadığı korkunç yalan makinesinin, yalana hizmet eden medyanın gücünün kanıtıdır. Ortadoğu'da Arap- Müslüman halklar, kadınlar, çocuklar koyun gibi boğazlanırlarken, Batı toplumunun bireyleri katillerden değil, boğazlanan zayıflardan, katledilenlerden korkmaktadırlar. Ve emperyalist propoganda ile yaratılan bu psikoloji, katillerin işlerini kolaylaştırmaktadır... "Uçaklar havaya uçurulacaktı" yalanı da aynı emperyalist propogandanın ürünüdür. Ve yarın birilerinden bu yönde ifadeler alırlarsa, işin arkasında El- Kaide olduğunu ilan edilirse hiç saşmayın. Çünkü, bu şaşkınları kendileri ikinci elden örgütlemekte, senaryoyu yazamakta ve ondan sonra da en sıkıştıkları andan herşeyi çözmüş gibi dünyayı ayağa kaldırmaktadırlar. Gündemi birsüre için değiştirmektedirler. Bunlar eskimiş taktiklerdir ama, halen etkili olmaktadır. Çünkü, medya üzerinde egemenlikleri vardır... El- Kaide adlı ne idüğü belirsiz örgüt bile -içindeki kullanılan bilinçsiz zavallıları biryana koyarsak- onların denetimindedir. Ve işgalci ABD'nin politikasına paralel olarak Irak'ta içsavaşı körükleyen bu örgütün Hizbullah ile, Şia ve türevleri ile, kısacası Lübnan direnişinin belkemiğini oluşturan güçlerle ve ayrıca Filistin halkı ile uzaktan yakından bağı yoktur. Buna karşın, aynı El- Kaide'nin Amerikan, Pakistan, Suudi servisleri ile çok yakın ilişkileri mevcuttur. Zaten, "uçaklar havaya uçurulacaktı" yalanını üretenler de bu servislerden başkası değildir... "Komplo"nun zamanlaması da ayrıca ilginçtir! İngiliz- Pakistan servislerinin "uçak korsanlarına" karşı büyük "zaferleri", Birleşmiş Milletler kararının hemen öncesine rastlamıştır. "Uçaklar Müslüman teröristler tarafından bombalanacaktı" yalanıyla, bir aydır sürmekte olan İsrail saldırısını dolaylı biçimde onaylayan bir kararı, İsrail yanlısı bir "ateşkes" kararını " Birleşmiş Millerlerden geçirmek kolaylaşmıştır... Sonuçta, ne bu karar ve ne de İngiliz polisinin kurbanlarından alınacak ifadeler yalanların gizlenebilmelerine yetmeyecektir.- Yusuf Küpeli, 11-08-2006) + İngilizler de kuşkuyla bakıyor İngiliz polisinin önceki gün, '9 uçağa yönelik terör saldırısını bertaraf ettik' açıklaması, yeterli delil bulunamaması yüzünden ortada kaldı. Tutuklanan zanlıların uçak bileti bile almamış olması kafaları karıştırdı + DİKAT! DİKKAT! FAŞİST YALAN TÜM BATI MEDYASINI KENDİSİNE TUTSAK ETTİ!
"UÇAKLAR KAÇIRILACAK, 11 EYLÜL
TEKRARLANACAK" YALANI, LÜBNAN'IN SİVİL HALKINI
KESİNTİSİZ BOMBALAYAN, BEŞİKTEKİ ÇOCUKLARI KATLEDEN VE LÜBNAN İÇLERİNE DOĞRU
11 Eylül yalanıyla ilgili sorular ve yalanı açık eden video gösterisi, 18 Ağustos 2006 tarihli Akşam gazetesinde ilk haber: Dünya bu filmi konuşuyor: LOOSE CHANGE videoplay-docid=7866929448192753501&hl=en ayrıca bak: pentagon'a boeing çarpti yalanı ve sansürle ilgili görüntüler
+ ayrıca bak:
Vedat Yenerer, Londra'daki Paniğin Perde Arkası
ilgili diğer haberler ve yorumlar:
Rahmi Yıldırım, Savaş değil insanlık suçu (...) Filistinde, Lübnanda savaşın ötesinde en modern silahlarla insanlık suçu işleniyor. Hayata merhaba diyeli birkaç gün olmuş bebeleri, anneleri katletmek insanlık suçu değilse, insanlık suçu daha ne olabilir ki... + İbrahim KARAGÜL, Katliama biz de ortağız! (...) 1996'lardan bu yana devam eden süreç, savunma anlaşmaları, milyarlarca dolarlık ihaleler, istihbarat anlaşmaları, gizli operasyonlar, ortak tatbikatlar, oluşturulan eksen çerçevesinde uygulanan 28 Şubat projesi neden bir kez daha masaya yatırılmıyor? İsrail lobisine ve onların kontrolündeki dar bir kadroya teslim edilen bu ülkenin iç güvenliği ve dış politikasının Türkiye'yi nelere sürükleyeceğine dair neden bir sorgulama başlatılmıyor?
|
|
not: Irak işgalinin başladığı günlerde türk basınında yeralmış ilginç bazı yazılar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk topraklarına Amerikan askerinin gelmesine izin veren hükümet tezkeresini kabul etmedi... (karikatür, armut grup ve Haber X'ten)
Osman Ulagay, Demokratik emperyaliste demokrasi dersleri 03.03.2003
06.03.2003
Zülfikar Doğan, Ne yapmalı-nasıl yapmalı? (1,2) 10-11.03.2003
Taha Kıvanç, Hepsi tesadüf 25.02-2003
Taha Kıvanç, Yanlışlıklar komedisi 06.03.2003
Melih Aşık, Kuyuları kim yaktı? 28.02.2003 +
diğer yazılar:
Filipinler Devlet Başkanı'nın Bush'a gizli mektubu ve ABD Tayyip'ten memnun Aşık+ Yavuz+ Karagül+ Karaalioğlu+ Kıvanç +Taşgetiren
|