Ayrıca bak: Irak'ta süren emperyalist vahşetle ilgili üç çeviri ve üç yazı: Vietnam Halkına Yönelik Feniks (Fenix, Phoenix) Operasyonu Irakta Yeniden Doğdu,
Yusuf Küpeli, Tetikçi İsrailin sınır tanımayan terörü ve nedenleri üzerine
Bir yazı, bir çeviri: Yusuf Küpeli, Filistine bak, kendi geleceğini görmeye çalış + Olle Svenning, İçsavaşı Batı ısmarladı

- No Bravery, A nation blind to their disgrace
gelen tablonun solundaki kara lekelere tıklayın ve Filistin halkına yönelik ırkçı cinayetleri izleyin: http://www.aljazeera.net/mritems/streams/2006/6/30/1_629416_1_43.swf
IRAK DİRENİŞİNDEN GÜNLÜK HABERLER & YAZILAR - Daily Articles and News ENGLISH
news & facts: http://www.albasrah.net/pages/mod.php?header=res2&mod=newse&lan=1
Iragi Resistance: http://www.albasrah.net/pages/mod.php?header=res1&mod=gis&rep=rep
GlSpecial "Occupation News Bulletin": http://www.albasrah.net/pages/mod.php?header=res1&mod=gis&rep=gis
other languages: http://www.albasrah.net/pages/mod.php?header=gen&mod=lan
video: http://www.albasrah.net/pages/mod.php?header=gen&mod=allmed bak: Direnen Irak
![]() |
![]() Yusuf Küpeli, İsrail, ırkçı, militarist, faşist bir devlettir Neden Ortadoğuda bu kesintisiz şiddet? Kendi varlığını tüketen dünya ve yeni ölüm makineleri üzerine düşünceler Bitte Hammargren, Gizemli silah- Gazzede savaş yaraları
RÜYASINDA TANRIDAN EMİR ALARAK AFGANİSTAN'A VE IRAK'A SALDIRDIĞINI İDDİA EDEN HASTA VE ZAVALLI BİR KİŞİLİK. BİR AMERİKALI VEYA İNGİLİZ GÖRÜNÜMÜ VERİLMİŞ "SARIŞIN" İSA PORTRESİ ÖNÜNDE SALDIRGAN POLİTİKALARININ "HAKLILIĞINI" AÇIKLAMAYA ÇALIŞAN DİN TÜCCARI DENGESİZ BİR BAŞKAN. "BABA- OĞUL- KUTSAL RUH" İSA'NIN YERZÜNDEKİ TEMSİLCİSİ ROLÜNÜ OYNAMAYA ÇALIŞAN BİR ZAVALLI... DÜNYA EGEMENLİĞİ PEŞİNDEKİ ANGLO- AMERİKAN MALİ- SERMAYESİ, ULUSLARÜSTÜ TEKELLER, BUNDAN DAHA İYİ BİR KUKLA BULAMAZLARDI HERHALDE... HİTLER POLİTİKALARININ İFLAS ETMESİ GİBİ BU ABD MERKEZLİ POSTMODER FAŞİST POLİTİKALAR DA İFLAS ETTİĞİ ZAMAN, "O ZATEN ZAVALLI BİR DELİYDİ; TÜM BU KÖTÜLÜKLERİ O DELİ YAPTI!", DENEREK GÜNAH KEÇİSİ HALİ GETİRİLECEK BİR W. BUSH...
ÖNCE,
78 GÜN SÜREN BOMBARDIMANLA TÜM II. DÜNYA SAVAŞI BOYUNCA OLAN KADAR
YIKILAN YUGOSLAVYA, BALKANLAR. ARDINDAN YIKILIP YERLEBİR EDİLEN AFGANİSTAN VE IRAK.
ELKONULAN PETROLLER, YOKEDİLEN, ÇALINAN TARİH VE DİĞER ZENGİNLİKLER.
ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLAR, KADINLAR, SİVİL HALK. TÜKETİLMİŞ URANYUMLU
MERMİLERİN ETKİLERİYLE KÖMÜRE DÖNEN, DEĞİŞİK KANSER TÜRLERİNE YAKALANAN
İNSANLAR, ANORMAL DOĞUMLAR VE AYNI TEHDİT ALTINDAKİ GELECEK NESİLLER.
YAŞAMLARI CEHENNEME DÖNDÜRÜLEN ONMİLYONLARCA YOKSUL İNSAN.
DİĞER YANDA, KASALARI
DOLAN SINIRLI SAYIDA ENERJİ TEKELİ VE ASKERİ-ENDÜSTRİ KOMPLEKSLER... ŞİMDİ DE FİLİSTİN VE LÜBNANA YÖNELİK
ARTIK TÜM BUNLARA DUR DEMENİN ZAMANI GELMEDİMİ? İŞBİRLİKÇİ SATILMIŞ HÜKÜMETLERİN YAPACAKLARI BİRŞEY OLMASA BİLE, BU HÜKÜMETLERİ YERLERİNDEN EDECEK YIĞINSAL TEPKİLER TÜM GEMLERİNİ KOPARTARAK, BARAJLARINI YIKARAK ALANLARA DÖKÜLECEKLERDİR! SEN DE ÖFKENİ BU YÜKSELECEK ÖFKE SELİNE KAT VE TEKELLERİN SINIRSIZ TERÖRÜNE DUR DE! ABD MERKEZLİ TERÖRİZME KARŞI SAVAŞ, ABD- İNGİLİZ- İSRAİL TERÖRÜNE KARŞI SAVAŞ... GELECEĞİNİ BU TERÖRE KARŞI VERECEĞİN HAKLI VE YIĞINSAL MÜCADELE BELİRLEYECEKTİR.
Söze gerek var mı?
İLK ADIMINI, ABD- İNGİLİZ- İSRAİL MALLARINI TÜKETMEYEREK AT VE TERÖRE KARŞI SOKAKLARA DÖKÜL! ![]() Yusuf Küpeli, 2006-07-20 (...) Birleşmiş Milletlerin verilerine göre, İsrailin 22 gün boyunca havadan, karadan ve denizden uyguladığı olağanüstü şiddet sonucu, Gazze halkının 100 bin tanesi yerinden, yurdundan olmuştur. Aynı halktan, 416 tanesi çocuk ve 106 tanesi kadın olmak üzere 1.314 kişi yaşamını yitirmiştir. Yine aynı halktan 1855 tanesi çocuk ve 795 tanesi kadın olmak üzere 5.320 kişi yaralanmıştır. Sayıları verilen yaralıların birkısmı ağırdır, ve hastahanelerin bombalanıp yıkılmış, iletişimin olanaksız hale getirilmiş, ilaç ve diğer malzeme yardımlarının engellenmiş olduğu bu koşullarda, muhtemelen, sözkonusu yaralıların önemli bir kısmı da yaşamlarını yitirmişlerdir ama, bu konuda bir veri bulunmamaktadır Sonuçta, BM verilerine göre, 22 gün içinde Gazze halkının 6.600 ölü ve yaralı kaybı olmuştur. Ölen ve yaralanan çocukların yarısı 14 yaşın altındadır İsrail tarafından kullanılmış olan tamamen insanlık dışı ve yasaklı fosfor bombaları, anti-personel kara mayınları özelliklerine sahip misket bombaları, ve daha nitelikleri tam anlaşılamamış diğer tamamen insanlık dışı bazı bombalar hakkındaki bilgileri, Sinbadda olan diğer bazı yazılardan elde edebilirsiniz (metnin tamamı için tıkla)
![]() |
|
Söze gerek var mı? |
|
'Yeni bir Ortadoğu' böyle mi kurulacak?
![]() zamanıdır" dedi.
|
İnsanlar tüm dünyada nefeslerini tutuyorlar, şayet
daha fazla tutarlarsa boğulacaklar!
Bu nedenle derin bir nefes alalım ve yüksek sesle bağıralım!
Demokratik yığınsal gücümüzü sokaklara dökülerek gösterelim.
Tüketmeme hakkımızı kullanalım. Amerika, İngiliz,
İsrail ürünlerini ve dolayısıyla
bu savaşın sorumlusu olan tüm devletlerin ekonomilerini boykot edelim.
Uluslararası hukuku
ihlal etmesine göz yummayacağımızı Amerika'ya ve İsrail'e gösterelim.
Tüketmeme hakkımızı kullanalım. Çünkü biz tüketmezsek
onlar buna dayanamazlar. Onların düzeni daha çok daha çok tüketmeye
dayalıdır. Elbette yerli işbirlikçilerinin ürünlerini de tüketmeyelim.
Tüketmeyelim çünkü en azından tükettiğimiz ürünleri vergileri
ve gelirleri ile öldürülen, sakat bırakılan çocukların sayıları hızla
artacak.
Vahşi Siyonistlerin "teröre karşı savaş" yalanı
adı altında başlattıkları kıyıma, acımasız
ırkçı teröre dur demek için
tüketmeyelim, sokaklara dökülelim.
Mazlum halkların yanında tüm halkların durduğunu göstermek
için tüketmeyelim, sokaklara dökülelim. Kürerselleşme yalanı ile dünyayı
anglo- amerikan tekellerinin pazarı yapmaya çalışan
emperyalistlere, postmoder faşizme karşı durmak için tüketmeyelim,
sokaklara dökülelim. Irak'ta, Filistin'de ve dünyanın
dört bir yanında mazlum insanların katledilmesini önlemek için
tüketmeyelim, sokaklara dökülelim...
Satışlarının belirli bir yüzdesini mazlum halkların
katliamı için kullanılan bu ürünleri
boykot edin, boykot edilmesi için çağrıda bulunun. Çağrımıza,
haykırışımıza gür
sesinizle katılın, yığınsal gücünüzü en demokratik biçimde sokaklarda
gösterin...

Gazze Şeridi'nin İsrail sınırı yakınlarında Filistinli bir çocuğun, bu akşam İsrail tarafından açılan ateşte öldüğü bildirildi.
AA - Hastane kaynakları, Gazze kentinde 14 yaşındaki Beşir Ebu Zahir adlı çocuğun bir patlamanın ardından İsrail zırhlı aracından açılan ateşte vurulduğunu belirtti.|
4 BM
gözlemcisi öldü 26 Temmuz 2006 / Çarşamba http://www.milliyet.com.tr/2006/07/26/dunya/axdun02.html DIŞ HABERLER SERVİSİ İsrail'in Lübnan'da bir BM gözlem noktasına saldırısında 4 BM gözlemcisinin öldüğü bildirildi. Lübnanlı güvenlik yetkilileri, Lübnan'ın güneyindeki Hiam bölgesinde bulunan gözlem noktasının İsrail hava saldırısından sonra harap olduğunu söyledi. Diğer yandan İsrail saldırısına hedef olan Lübnan'ın güneyindeki Tibnin kasabasında yaralıları hastaneye yetiştirmeye çalışan iki Kızılhaç ambulansı pazar gecesi İsrail helikopterleri tarafından füzeyle vuruldu. Polis, ambulanslara düzenlenen saldırı sonucunda bir sivilin öldüğünü, 4 sivilin yaralandığını açıkladı. Kızılhaç'tan yapılan açıklamada ise ambulanslardaki üç yaralının yeniden yaralandığı, 5 çalışanının da yara aldığı belirtildi. Kızılhaç'ın açıklamasında, İsrail bombardımanında yaralanan ve ambulansla hastaneye taşınırken bir kez daha saldırıya uğrayan bir kadının, oğlu ve torununun yeniden yaralandığı, yaralılardan birinin ambulansa düzenlenen saldırıda bacağını kaybettiği belirtildi. Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye köyünde de aynı aileden 7 kişi İsrail saldırısında hayatını kaybetti. |
|
'İsrail güçleri misket bombası atıyor' İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail'i Lübnan'da misket bombası kullanmakla suçladı. İsrail füzeleri ambulansları da hedef seçiyor 26/07/2006 http://213.243.28.21/haber.php?haberno=193984
SUR - Lübnan'ı 12 Temmuz'dan beri cehennem yerine çeviren ve büyük can
kaybına yol açan İsrail güçleri, ambulanslar dahil sivil hedefleri
sakınmadan vururken, saldırılarda misket bombası da kullandığı ortaya
çıktı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), geçen hafta İsrail topçu
birliklerinin Blida köyünde misket bombası kullanarak bir sivili
öldürdüğünü, 12'sini yaraladığını rapor etti. Ayrıca topçu birliklerinin
sınıra ABD yapımı çok amaçlı M483A1 misket bombası yerleştirirken
görüntülendiğini belirten örgüt, ellerinde kanıt olarak birçok fotoğraf
bulunduğunu açıkladı.
'Köy Stalingrad gibi'
26 Temmuz 2006 / Çarşamba http://www.milliyet.com.tr/2006/07/26/dunya/axdun01.html İsrail uçakları, Hizbullah'ı mali darboğaza sokmak amacıyla örgütle iş yapan 12 mali kuruluşun Lübnan'daki şubelerini bombaladı DIŞ HABERLER SERVİSİ İsrail'in Lübnan'daki operasyonu 14. günü geride bırakırken, Hizbullah'ın mali altyapısını çökertmek isteyen İsrail'in, Hizbullah'ın iş yaptığı Lübnan bankalarını da bombaladığı bildirildi. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, NBC Televizyonu, İsrail uçaklarının geçen günlerde bazı bankaları tümüyle yerle bir ettiğini, bazılarınınsa kısmen zarar gördüğünü belirtti. Televizyon, savaş uçaklarının, diğer bankacılara Hizbullah'la çalışmamaları yolunda gözdağı vermek amacıyla bir banka yöneticisinin evini de hedef aldıklarını kaydetti. İsrailli istihbarat yetkilileri, Hizbullah'ı destekleyen 12 mali kuruluşun hedef alındığını ve örgütün, paralarının gizli olarak tutulduğu kuruluşların bombalanması nedeniyle nakit darboğazı içine girdiğini öne sürdüler. Habere göre İsrail, geçen birkaç gün içinde Beyrut başta olmak üzere Sur, Nabatiye ve Sayda kentlerindeki mali kuruluşları hedef aldı. İsrail savaş uçaklarının vurduğu belirtilen mali kuruluşlar arasında, Hizbullah'ın paralarının bulunduğu öne sürülen Bet El Mal'ın 8 bürosunun yanı sıra para transferlerinde kullandığı iddia edilen El Baraka ve Fransa Bank'ın da yer aldığı kaydedildi. |
Ayrıca
bak:
Irak'ta süren emperyalist vahşetle ilgili üç çeviri ve üç
yazı:
Vietnam Halkına Yönelik Feniks (Fenix, Phoenix) Operasyonu
Irakta Yeniden Doğdu
Yusuf
Küpeli,
Tetikçi İsrailin
sınır tanımayan terörü ve nedenleri üzerine
Bir
yazı, bir çeviri:
Yusuf
Küpeli,
Filistine bak, kendi geleceğini görmeye çalış
+
Olle Svenning,
İçsavaşı Batı ısmarladı
|
Türkiye'nin Irak politikasını Amerikan görüşleri doğrultusunda eleştiren ![]() TÜSİAD Başkanı Özilhan, Efes Pilsen ve Coca Cola A.Ş.'nin de Yönetim Kurulu Başkanı
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın, ABD'nin tek yanlı taleplerine direnen hükümete yönelttiği yakışıksız eleştirilerin arkasında, Coca-Cola ile ortaklık ilişkilerinin olduğu iddia ediliyor. 28 Mart 2003 http://www.yenisafak.com/arsiv/2003/mart/28/e3.html TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın ABD'nin tek yanlı taleplerine direnen hükümeti eleştiren yakışıksız ve sert üslubunun arkasında, sahibi olduğu Anadolu Grubu'nun Coca-Cola ile ortaklık ilişkilerinin etkili olup olmadığı merak ediliyor. Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Özilhan'ın önceki gün sarfettiği "Ya içe kapalı bir Ortadoğu ülkesi olacağız, ya da gelişmiş Batı toplumuna entegre olacağız. Türkiye'yi içine kapatmaya çalışan zihniyet ile mücadele etmeye devam edeceğiz" şeklindeki sözleri Türkiye'de Amerika ile ortak iş yapan şirketlerin hükümeti köşeye sıkıştırmak amacıyla harekete geçtiği şeklinde yorumlandı. ABD'de uluslararası petrol ve silah şirketlerinin Bush yönetimini ve Irak'a yönelik savaş politikasını desteklediklerine dikkat çeken kaynaklar, Türkiye'de Amerikan şirketleriyle ortaklık kuran bazı firmaların benzer pozisyonda olduklarını ifade ediyorlar. Yine Anadolu Grubu'nun geçtiğimiz Şubat ayında Coca-Cola ile yeni ortaklık anlaşması imzalamasına da dikkat çekiliyor. Kirli savaşın 'Cola'sı Yedi yıl önce aldığı kararla Coca-Cola'nın Türkiye'deki üretimini üstlenen Anadolu Grubu, geçen Şubat ayında yapılan bir anlaşmayla da ortaklığın sınırlarını genişletti ve şirketin üretim ve ayakları tek çatıda toplandı. Türkiye'de beş fabrikası bulunan Cola-Cola İçecek Üretim A.Ş'nin yıllık 300 milyon şişelik üretim hacmi ile 700 milyon dolarlık ciro yaptığı belirtiliyor. Türkiye, Coca-Cola tüketiminde Avrupa pazarında 6., dünyada ise 17. sırada yer alıyor. Bu arada Anadolu Grubu'nun 200 milyon dolarlık 'Anadolu Sağlık Köyü' projesinin 60 milyon dolarlık ilk ayağı olan hastanenin de, ABD'nin en iyi hastanesi seçilen Johns Hopkins işbirliğiyle hayata geçtiği ortaya çıktı. · HABER MERKEZİ
|
![]() Irak
ve Filistin fotoğrafları! Eğer gerçekten sosyal bir varlıksanız,
kendinizi ve en yakınlarınızı o insanların yerine koyun! Düşünün!
Irak'ta iki aylık bilanço: 6 bin ölü!
|
İsrail'in bir haftadır vurduğu Beyrut savaş alanına dönerken, ölü sayısı 310'a ulaştı. İsrail: Operasyon için zaman sınırı yok. FOTOĞRAF: REUTERS
Amerikan
Sembollerini Tüketmiyoruz!
Tıp
Kurumu Hekimleri, Irak İşgalcilerinin İlaçlarını
Boykota Çağırıyor
Başta Amerikan ve İngiliz İlaç Şirketleri Olmak Üzere
İşgalci Ülkelerin Ürünlerine Boykot Çağrısı
Tüm hekimleri, dünyadaki mutlak egemenliğini pekiştirmek için hiçbir
meşru dayanağı olmaksızın pervasızca Iraka saldıran
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere başta olmak üzere
sorumlu olan ülkelerin zorbalığını protesto için bu ülkelerin
ilaç şirketlerinin ürünlerini boykot etmeye çağırıyoruz.
Amerikan ve İngiliz kökenli ilaç şirketlerinin ürünlerini reçete
etmekle Irakta milyonlarca masum insanın başına yağdırılan
bombaların finansmanına katkı sağlamış oluyoruz.
Bu çabamız masum Irak halkıyla dayanışmamızın küçük
ama somut bir adımıdır. Artık kontrolden çıkan bir
canavarın dünyayı kaosa sürüklemesinin önüne geçebilmek umuduyla
yaptığımız çağrı ülkemizdeki ve diğer ülkelerdeki
tüm meslektaşlarımızadır.
Aşağıdaki firmalar ABD, İngiltere, Danimarka, Hollanda,
İtalya, İspanya kökenli ve bu ülkelerin ortaklığı
olan firmalardır. Bu firmaların ilaçlarını muadilleri olduğu
takdirde reçetelerimize yazmayalım, eczanelerden almayalım. Bu
firmaların ülkemizde pazarladığı ilaçlar çeşitli
formlarda (ilaçlara göre alfabetik sırayla) ektedir. Meslektaşlarımızı
öncelikle bu ilaçların yerli ilaç şirketlerinin ürettiği ilaçlar
olmak üzere muadillerini (eşdeğerlerini) reçete etmeye çağırıyoruz.
Çağrımız bu zorba devletlerin tüm sektörlerdeki ürünlerinin
ayrı ayrı boykot edilmesinin de bir ilk adımıdır.
İlgili tüm örgüt ve kuruluşların kendi alanlarında bu ülkelerin
şirket ve ürün listelerini belirleyerek boykot çağrısı
yapmasını öneriyoruz. Biliyoruz, gelecek uzun da sürse insanlığın
zorbalığa karşı zaferiyle taçlanacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Dr. Mehmet Altınok, Tıp Kurumu Başkanı
Dr. Cihat Oğan, Tıp Kurumu II. Başkanı
Dr. Ali Rıza Üçer, Tıp Kurumu Genel Sekreteri
Yusuf
Küpeli,
Tetikçi İsrailin
sınır tanımayan terörü ve nedenleri üzerine
Bir
yazı, bir çeviri:
Yusuf
Küpeli,
Filistine bak, kendi geleceğini görmeye çalış
+
Olle Svenning,
İçsavaşı Batı ısmarladı
Eski
Guantanamo tutsakları: Bize hayvan muamelesi yaptılar
20 Temmuz 2006,
Perşembe
Mehmet ÇİFTÇİ / MADRİD, (DHA)
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/4784637.asp
Afganistanda 2001 yılında bir düğün için bulunurken Amerikan askerlerinin
gerçekleştirdiği bir operasyonla ele geçirilen İngiliz vatandaşı Asif İqbal ile
Rhunhel Ahmed Guantanamoda 3 yıl boyunca her türlü işkenceye maruz kaldılar.
Ayaklarına pranga takılarak köpek gibi yemek yemeleri istenen İkbal ve Ahmedin masum olduklarının anlaşılmasıyla özür bile dilenmeden serbest bırakıldılar.
Guantanamoda Murat Kurnazla da tanışan İqbal ve Ahmed, Murat Kurnazın da hiçbir suçu olmadan orada tutulduğunu söyledi.
Çeşitli üniversitelerde konferanslar veren bu iki ingiliz vatandaşı ile
İspanyanın Madrid yakınlarındaki Escorial kentinde yaşamlarını kabusa çeviren
hikayelerini DHAya anlattılar.
TEK SUÇUMUZ AFGANİSTANDA OLMAKTI
DHA: Nasıl yakalandığınızı anlatır mısınız?
İqbal-Ahmed:
2001 yılının Eylül ayında Pakistan'a arkadaşımızın düğünü için gittik. Oradaki
camilerde Afgan kardeşlerimize yardım içın çeşitli vaazlar veriliyordu.
İngilterede doğduğumuz, İngiliz kültürü aldığımız için bu insanların yaşamından
hıç haberimiz yoktu. Sadece insani ve turistik amaçla Afganistana geçtik.
Babalarımızın hayatını doğdukları toprakları merak ediyorduk.

28 Kasım 2001 tarihinde Afganistanın kuzeyinde bulunurken Raşid Dostuma bağlı milis güçleri tarafından ele geçirildik. Yaklaşık 200 kişiydik bir kamyona yüklenerek Amerikan askerlerine teslim edildik. Bizi Sherbeğen hapishanesinde bir hücresine attılar. 100 metrekarelik hücrede 70 kişi günlerce aç susuz kaldık.
30 gün sonra Kızılhaçtan günde sadece ekmek ve su olmak üzere yardım almaya başladık. Bir gün yüzlerimizi bağlayarak tekrar kamyonlara yüklediler. 45 dakikalık bir yolculuktan sonra sesinden anladığımız kadarı ile havaalanına götürülmüştük.
Uçağa hayvan gibi bindirdiler. Yolculuk boyunca ne su ne ekmek verdiler. Tuvaleti bile kullanamıyorduk. Uçak bir ara mola verdi. Aralarındaki konuşmadan Türkiye de olduğumuz anlaşılıyordu. Orada ne kadar kaldığımızı hatırlamıyorum. Ardından tekrar uçak hareket ederek sonra da anladığımız kadarı ile Guantanamoya götürülmüştük.
AYLARCA GÜNEŞ YÜZÜ GÖRMEDİK
DHA: Guantanamoda yaşam nasıldı?
İqbal-Ahmed: Herkese bir taş verilmişti. O taş ile ihtiyacımızı herkesin görebileceği şekilde karşılamak zorundaydık. Yemeği hücrelere yere bir köpek gibi yememiz için atıyorlardı. Fiziki, psikolojik, cinsel her türlü işkencelerden geçtik. Aylarca güneş yüzü görmedik. Kafanızı bir şeyle meşgul etmek zorundaydınız, yoksa çoğunda olduğu gibi deliriyordunuz.
Biz Batı kültürü ile yetiştiğimiz için ne Kuran okumayı ne de İslam hakkında bilgi sahibiydik. Diğerleri sürekli Kuran okuyarak ayakta kalıyordu.
İlk defa orada Arapçayı ve Kuranı öğrendik. 46 değişik ülkeden insan vardı. İlk 6 aydan sonra artık herkes orada öleceğine inanıyordu. Biz İngiliz vatandaşı olduğumuzdan askerler bir gün serbest bırakılırsınız diye alay ediyorlardı. Ancak sonunda geçek oldu.
DHA: Ailenizle görüştürüldünüz mü?
İqbal-Ahmed: Gençtik, ne çocuğumuz ne eşimiz vardı. Zaten İngilterede yaşantımız eğlenceden öteye geçmiyordu. Ancak ailesi, çocukları olanlar için Guantanamo tam bir cehennemdi. Kimse ailesi çocukları ile görüştürülmedi. Bir yıldan sonra sadece bir iki cümle yazmamıza müsade ettiler. Zaten çoğunun annesi babası eşi nerede olduğumuzu bile bilmiyordu.
MURAT KURNAZLA TANIŞTIK
DHA: Ordaki Türklerle tanıştınız mı?
İqbal-Ahmed: Evet aramızda 3 tane Türk vardı. İkisini serbest bıraktılar. Murat Kurnazla da tanıştık. Hiç bir suçu yok. Kendisi Alman vatandaşı. Türkiye bu Türkle ilgilenmiyor. Topu Almanlara atıyor. Almanlar ise bunun kökeni Türk diye Türkiye'nin ilgilenmesini istiyor.
KURAN OKUMAYI ORADA ÖĞRENDİK
DHA: Kökten dinci misiniz?
İqbal-Ahmed: Asla, zaten başta belirttiğimiz gibi ne dini bir kültür aldık ne de ailemiz bizi bu yönde bilgilendirdi. Namaz kılmayı bile bilmiyorduk. Tek suçumuz 11 Eylül sonrası Afganistanda bulunmamız.
Biz babalarımızın yaşadığı yerleri merak ettik. İnsanlara yardımcı olmak istedik. Bize El Kaide üyesi dediler. Onların kim olduklarını bile bilmiyorduk. Hiçbir siyasi bir görüşe bile sahip değiliz. İslam dini ile tanışmamız hapishanede oldu. İyi ki tanımışız. İslam dini bize yaşam gücü verdi, ayakta kalmamızı sağladı.
CASIO SAAT TAKANA TERÖRİST MUAMELESİ
DHA: El Kaide hakkında ne düşünüyorsunuz?
İqbal-Ahmed: Kesinlikle eylemlerini kınıyoruz. Onlar bir terorist grubu İslam'la uzaktan yakından ilgileri yok. Ama Amerikalılara göre hepimiz bir teröristiz. Biliyor musunuz? Guntanamoda bazıları sadece Casio marka saat taşıdığı içen tutuklanarak Guntanamoya getirildi. Çünkü Amerikalılar Casio marka saat taşıyanları El Kaide militanı olduğunu düşünüyor. Aramızda daha sonra serbest bırakılan 11 yaşında Casio marka saat taşıyan bir çocuk bile vardı.
DHA: Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz ?
İqbal-Ahmed: Dünyayı gezerek yaşantımızı herkese anlatacağız. Bize yapılan haksızlıkları, işkenceyi herkesin bilmesini istiyoruz. Guntanamonun kapatılmasını istiyoruz. Sorumlular hakkında davalar açılmasını istiyoruz. İnsanlığı daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.. Amerika istediği gibi hareklet ediyor tüm herkes susuyor. Bunun değişmesini istiyoruz. Yaklaşık 3 yılımız işkenceyle geçti. Masum olduğumuz anlaşıldı. Ne özür dilediler; ne de karşı dava açmamıza olanak sağladılar. Amerikalılar istediklerini istediği zaman alıyor; istediği zaman serbest bırakıyor.
Bakın Lübnan'da yaşananlar. Suçlular konuşuyor bombalıyor. Adam öldürüyor. Suçsuzlar ise sessiz olup biteni izliyor. Biz bunun değişmesini istiyoruz.
Boykot edilen mallar ve ilaclar içın aşağıdaki adreslere git:
- www.boykot.net
- www.consumers-against-war.de
- Amerikan ve İngiliz ilaçlarına
boykot çağrısı
- İnternet'çiler
.tr domaini tercih edin
- Kola
kapağının altındaki Bush
| ABD ve İngiliz mallarına boykot kampanyası Hürriyet, 31.03.2003 | |
|
Tüketiciyi Koruma Derneği
(TükoDer), bazı sivil toplum örgütlerinin katılımıyla,
Irak'a askeri müdahalede bulunan ABD ve İngiliz ürünlerine karşı
boykot kampanyası başlattı. KESK
Genel Başkanı Sami Evren de, Irak'ta ABD'nin tek taraflı
saldırısı olduğunu belirterek, ''Bu boykot, ABD'yi
topu ile tüfeği ile yalnız bırakma kampanyasıdır.
Irak'taki Amerikan saldırısı soykırıma dönüşmüştür''
dedi. |
|
|