Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli  http://www.sinbad.nu/ 

 

Yusuf Küpeli, BİLİNEN İLK TÜRK YAZITLARI, DAHA SONRA KEŞFEDİLEN ORHUN YAZITLARI, GÖK (KÖK) TÜRKLER, GÖK TÜRK KÜLTÜRÜ VE ŞAMANİZM ÜZERİNE KISA NOTLAR

(...) Sözkonusu Orhun Yazıtları’nı 1893 yılında çözen ve tüm zamanların en büyük dilbilimcisi sayılan ünlü Danimarkalı linguist Vilhelm Thomsen (1842- 1927), anılan türkçe metinlere, “Türk Runor”ları adını takmıştır...

(...) İsa’dan sonra 732 ve 735 yıllarında Gök Türk (Kök Türk) Prensi Kül (Kül Teğin, ölümü, 731) ve O’nun kardeşi imparator Bilge (Bilge Kağan, ölümü, 734) adlarına -ölümlerinin hemen ardından- 732 ve 735 yıllarında dikilmiş olan bu taşlardan birincisi, 3.75 metre; ikincisi ise, 3.80 metre yüksekliğindedir...

Yusuf Küpeli, UYGURLAR, UYGUR DEVLETİNİN MANİCHAEİSM’İN RESMİ DİN OLARAK KABULÜ, BU DİNİN UYGUR TOPLUMU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ, KAŞGARLI MAHMUD VE “DİVAN- U LUGAT- I TÜRK” ÜZERİNE KISA NOTLAR

(...) Şimdiki Moğolistan’ı ve daha geniş bir alanı kapsayan, içinde tarımın ve yerleşik yaşamın giderek güç kazanacağı Uygur İmparatorluğu (744- 840), günümüz Türkiye türkçesine, “medeniyet” anlamına gelen “uygarlık” sözcüğünü armağan edecekti...

Uygur hükümdarı İl-Tutmuş Alp Külüg Bilge Kağan’ın Lo-yang’da karşılaşmış olduğu Manici (Manichaeist) misyonerler, O’nun, Uygur Kağanı’nın Manici inancı benimsemesine yardımcı olacaklardı. Ve O, Uygur kağanı, Manici (Manichaeist) misyonerleri, yanına alıp Moğolistan’a götürecekti. Dönemin en büyük güçlerinden birini elinde tutan Uygur Kağanının bu seçimi sonucunda, her yönde baskı altında olan Maniciliğin talihi açılacak, ve kısa sürede Manicilik, Uygur Kağanlığı’nın resmi dini haline gelecekti... René Grousset’in anlatımı ile, Karabalghasun’daki kitabelerde...

Yusuf Küpeli, HUN KONFEDERASYONU, HUNLAR’IN ÇİN’E VE BATI’YA AKINLARI, HUN GÖÇEBELERİ’Nİ ÇEVRELEYEN MEDENİYETLER VE DİĞER HALKLAR, “FLAGELLUM DEI=TANRI’NIN KIRBACI” ATTİLA VE HUN KÜLTÜRÜ HAKKINDA KISA NOTLAR

(...) Doğu Avrupa’dan Fransa’nın kuzeyi ve doğusu Galya (Gaule, Gallia, Gaul) dahil olmak üzere tüm Orta ve yine büyük ölçüde Batı Avrupa’yı işgaletmiş olan Hunlar’ın en ünlü hükümdarı Attila (406- 453; yönetimi, 434- 453; 445 yılına dek, ağabeyi Bleda ile birlikte), Romalılar tarafından, “Tanrının Kırbacı” (“Flagellum Dei”) olarak anılmıştır...

 

Yusuf Küpeli, GÜNÜMÜZ BULGARİSTAN’INA ADINI VEREN VOLGA BULGARLARI, BULGAR DEVLETİ VE MACARLAR HAKKINDA KISA NOTLAR

a)      Volga Bulgarları ve modern Bulgar toplumu hakkında kısa bilgiler

b)      Macar toplumu hakkında kısa bilgiler

 

not: Aşağıdaki iki metin, Türklerle ilgi geniş ölçekli bir anlatının parçaları olarak Eylül 2013 tarihinde kaleme alınmışlardır. Kitabın tümünü tamamlayıp partçaları topluca yerleştirmeyi düşündüğüm için, -diğer başka yayınlanmamış metinlerle birlikte- bu metinleri günümüze dek yayınlamadım. Bunlar bütünden ayrı olarak parça parça da yayınlanabilecekleri, ve Türkiye'nin kötüye gidişi ile ilgili güncel kirli gelişmeleri yazmak içimden gelmediği için, hemen bugün bunları Sinbad'a yüklüyorum... Kaynakların birkısmı metnin içindedir, diğer zengin kaynak listesi kitabın tümü tamamlandığı zaman yüklenecektir. Kitap, araya giren olayları yazma kaygusu ile geciktirilmiştir. İyi okumalar dileğiyle...- Yusuf Küpeli, 2015.01.06

 

Yusuf Küpeli, SELÇUKLU İMPARATORLUĞU ÖNCESİ İSLAM DÜNYASI, VE ABBASİ HALİFELİĞİ ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR

 

Yusuf Küpeli, MÜSLÜMAN ARABLAR İLE TÜRKLERİN İLK TEMASLARI VE TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLMALARI ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

not: 12 punto ile 30 A-4 sayfası tutan aşağıdaki iki metin, Türklerle ilgi geniş ölçekli bir anlatının parçaları olarak Eylül 2013 tarihinde kaleme alınmışlardır. Şüphesiz hem Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ve hem de Anadolu (Rum) Selçuklu Devleti'nin tarihleri, aşağıda anlatılanlardan çok daha geniştir. Fakat yine de, bu metinler okunduğu zaman, her iki Selçuklu devleti hakkında da genel anlamıyla doğru bilgilere sahip olunacağını sanmaktayım... Bunları yazabilmek için, asıl olarak, değerli tarihçi Profösör Osman Turan'ın kapsamlı çalışmalarından ve ayrıca değerli aydın Doğan Avcıoğlu'nun Türklerin tarihleri üzerine yapmış olduğu çalışmalardan yararlandım. Şüphesiz, bulabildiğim başka birtakım kaynakları da kullandım. Kaynakların önemli birkısmı metinlerin içinde belirtilmektedirler. Diğer zengin kaynak listesi, kitabın tümü tamamlandığı zaman yüklenecektir... "Rum" sözcüğü, metinlerin içinde de belirtilmiş olduğu gibi, Roma İmparatorluğu topraklarını ifade etmektedir. "Rum Selçuklu Devleti" derken, Roma imparatorluğu toprakları üzerinde kurulmuş Selçuklu Devleti'ni anlamak gerekir... Bilindiği gibi Anadolu'nun kapıları Türklere, 1071 yılında, Alp Arslan tarafından açılmıştır. Buna karşın, Anadolu içindeki asıl Türk yapılanması, "Rum Selçuklu Devleti"nin kurucusu Süleyman Şah döneminde, hatta ondan da sonra akın akın gelen Türk aşiretleri ile gerçekleşmiştir... Aşağıdaki metinler de, Suriye sınırları içinde Türkiye Cumhuriyeti toprağı sayılan türbesi nedeniyle günümüzde adı çok anılan Süleyman Şah hakkında da kısa birtakım bilgiler vardır... İyi okumalar dileğiyle.- Yusuf Küpeli, 2015.01.06

 

Yusuf Küpeli, BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU ÜZERİNE ÇOK KISA NOTLAR

 

Yusuf Küpeli, ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ, YA DA “RUM SULTANLIĞI” VE İLK HAÇLI SEFERLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

Yukarıdaki "ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ, YA DA 'RUM SULTANLIĞI' VE İLK HAÇLI SEFERLERİ ÜZERİNE KISA NOTLAR" başlıklı metnin devamı olan ve Selçuklu yönetiminin Moğol İlhanlı devletinin vasalı haline gelişini ve yıkılışını anlatan, ayrıca İlhanlı devleti hakkında da bilgiler veren aşağıdaki metin, 12 punto ile tam 34 sayfa tutmaktadır. Kaynakların çoğunluğu metnin içinde belirtilmişlerdir. Diğer zengin kaynak listesi, Türklerle ilgili kitabın tümü tamamlandığı zaman yüklenecektir. Kitap, araya giren olayları yazma kaygusu ile geciktirilmiştir. İyi okumalar dileğiyle...- Yusuf Küpeli, 2015.01.13

 

Yusuf Küpeli, BABA İSHAK AYAKLANMASI, ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ’NİN MOĞOL İLHANLI (İL-KAĞANLIĞI) DEVLETİ’NİN VASALI HALİNE GELMESİ VE DAĞILARAK BEYLİKLERE AYRILMASI ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

a) Baba İshak, ya da Babai ayaklanması üzerine kısa notlar

 

b) Moğollar’ın kuzeyden ve güneyden ilerleyişleri, Anadolu’da Moğol istilası, Erzurum’un düşüşü, Kösedağ savaşı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğol İlhanlı Devleti’nin vasalı (kölesi) haline gelmesi, Altın Ordu (Kıpçak Kağanlığı) ile ilişkiler, çalkantılı yıllar, dış güçlerin de müdahil oldukları iç çatışmalar üzerine kısa notlar

 

c) Anadolu (Rum) Selçuklu Devleti’nin ve Moğol İlhanlı Devleti’nin yıkılışları ve ilk Anadolu beyliklerinin şekillenişleri üzerine çok kısa notlar

 

Önsöz yerine: Ukrayna’yı geçmişten günümüze anlatan, özellikle Ukrayna’nın batısında, Katolik Ukrayna’da yoğunlaşmış olan faşist, Neo Nazi örgütlenmeleri tarihsel kökleri ile sergileyen bu çalışma, -metne yerleştirilecek fotoğraflar dışında- 12 punto ile 70 A-4 sayfasi tutmaktadır... Yusuf Küpeli (önsözün devamı ve metnin ara başlıkları için tıkla)

 

           Yusuf Küpeli, Geçmişten günümüze Ukrayna, Batı’nın desteklediği Neo-Naziler, Kırım ve toplumsal politik kriz üzerine kısa notlar

1)     

1) Nüfusla ve coğrafya ile ilgili genel bilgiler

 

2) Halkların harman olduğu ülke Ukrayna’nın tarihine kısa bir gözatış:   Kimmerler, İskitler, Sarmatlar, Slavlar, Türkler, Moğollar, Almanlar ve diğerleri...

 

3) Ukrayna tarihinde Kazak halkı, toplumsal etkileri ve ayaklanmaları hakkında kısa notlar

 

4) Kırım Savaşı, I. Dünya Savaşı, Ekim Devrimi ve Ukrayna üzerine notlar

 

5) Sovyetler Birliği’ne Nazi saldırısı; Hitler’inki ile NATO-ABD jeopolitiği arasında varolan paralellikler; Nazi güçleri ile birleşen ve Nazi soykırımlarına katılan Ukraynalı faşistler; Stepan Bandera, OUN ve UPA örgütlenmeleri hakkında hakkında notlar

 

6) Dünya barışını tehdit eden Ukrayna krizinin gelişme süreci; NATO- ABD- AB patronlarının desteğini alan Ukraynalı Neo Naziler, ve bunların iktidarı gaspedişleri üzerine notlar

 

7) Faşistlerin damga vurduğu Ukrayna hükümeti, Kırım’ın tekrar Rusya’ya

      bağlanışı, ülkenin doğusunda başlayan isyan, kanlı olaylar ve büyüyen uluslararası gerilimde  fosil enerji tekellerinin rolleri üzerine notlar

           Bazı kaynaklar:                       (önsözün devamı ve metnin ara başlıkları için tıklaAYRICA BAK: Irkçılık, Faşizm

not: Aşağıdaki 12 punto ile 10 A-4 sayfası tutan bu metin, aslında, türkçe konuşan halkların dilleri ve tarihleri üzerine yazılmış oldukça geniş kapsamlı bir kitabın bölümlerinden birisidir. Kitabın tümü yayınlandığı zaman, zengin kaynak listesi de basılacaktır. Y. K.

 

Yusuf Küpeli, ALTIN ORDU (GOLDEN HORDE) YA DA KIPÇAK KAĞANLIĞI ÜZERİNE NOTLAR

 

(...) Macarlar’ın “Kûn” olarak adlandırdıkları Kıpçaklar, Güney Sibirya’da, Moğolistan’ın kuzeybatısındaki Altaylar yöresinde, büyük Ob Nehri’nin doğduğu alanlarda yaşamakta olan Kimek Türklerine mensup idiler. René Grousset’in anlatımı ile Kimekler, aslında, Oğuzlar ile yakın akraba idiler. Hakında daha önce kısaca bilgi verilmiş olan Kaşgarlı Mahmud’a göre, bunların (Kimeklerin) dilleri, diğer Türk topluluklarının dillerinden, kelime başlarındaki “y” harfinin “c”ye dönüşmesi ile ayırt edilmekte idi... Yine René Grousset’in anlatımı ile, ilk kez 1054’de Rus tarihçiler, Oğuzlar’ı önlerine katmış olarak gelen Kıpçaklar’dan, Oğuzlar ile birlikte sözedeceklerdi...

 

(...) Kıpçak Kağanlığı, başlangıçta, büyük Cengiz-Moğol İmparatorluğu’nun batı kolunu oluşturmaktaydı. Sözkonusu devlet, 1240’lı yıllarda, Karpatlar’a dek uzanan tüm Ukrayna’yı, günümüz Rusyası’nın çok büyük kısmını, Kuzey Kafkasya’yı, Hazar Denizi’nin kuzeyini, ve Aral gölünü içine alan bir imparatorluk konumundaydı... Yeryüzünün en büyük kara imparatorluğunu kurmuş olan Cengiz Kağan’ın torunu ve Kıpçak Kağanlığı’nın kurucusu Batu (ölümü, yaklaşık 1255), 1235 yılında, Cengiz İmparatorluğu’nun batı kolunun önderliğine seçilmişti. Moğollar’dan ve Kıpçak türkçesi konuşan Türkler’den oluşan, ve içinde göçerlerin ağırlıklı olarak yeraldıkları bu birlik, birçeşit “askeri demokrasi” ile yönetilmekteydi. Bu koalisyon’da, kurulacak imparatorluğa adını verecek olanlar, kuruluşundan kısa süre sonra imparatorluğun tek egemeni olacak olan ve Kıpçak türkçesi konuşan Türkler’den başkası değildi. Kıpçak türkçesi konuşanlar arasında, daha önce ayrıntılı olarak sıralamış olduğum gibi, Tatarlar, Sibirya Tatarları, Kırım Tatarları, Kazakhlar, Kırgızlar, Karaçaylar vs. gibi Türk halkları bulunmaktadır...  metnin tamamı için tıkla

 

not: Aşağıdaki metin ve -buraya yerleştirmediğim- devamı, Şubat 2011 tarihinde, Esperanto derneği üyelerine Türkler ve türkçe hakkında bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Sözkonusu bilgilendirme, 2011 Şubat ayının son haftasında yapılmıştır. Anlatılanlar daha sonra genişletilerek -bazı parçalarını önceden sinbad.nu'ye yerleştirmiş olduğum- bir kitap haline getirilmeye başlanmıştır. Anlatılanlar arasında Türkiye'de konuşulan Oğuz türkçesinin grameri de vardı ama, bunu benden daha iyi anlatan kitapları rahatca bulabilirsiniz... Tüm anlatılanların ve çok daha geniş olarak yazılanların çok az bir kısmını, sadece başlangıcını buraya yerleştiriyorum. İyi okumalar dileğiyle.- Yusuf Küpeli, 2014.01.16

 

Yusuf Küpeli, ALTAY DİL GRUBU VE TÜRK DİLLERİ VE KÜLTÜRÜ ÜZERİNE KISA GENEL BİLGİLER

Konunun uzmanı tarihçilere göre, Türklerin bilinen en eski yurtları...

BAZI DİLBİLİMCİLER TÜRKÇEYİ ALTI KOLA AYIRMAKTADIRLAR

Yaşayan türkçeyi, Kıpçak (Kipchak) Türkçesi ve Oğuz Türkçesi olarak iki ana kola ayıran dilbilimciler olmakla birlikte, bazı dilbilimciler...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

ayrıca bak:  Kültür 

 

Önsöz yerine: Tekrarlamak gerekirse... Tarihçi olmamakla birlikte, tarihe meraklı olan, yıllardır tarihle ilgili kitaplar ve metinler okuyan biri olarak, öğrendiklerimi diğer insanlarla paylaşmak istedim... Aşağıdaki 12 punto ile 36 A-4 sayfası tutan bu metin, aslında, türkçe konuşan halkların dilleri ve tarihleri üzerine yazılmış oldukça geniş kapsamlı bir kitabın bölümlerinden birisidir. Kitabın tümü yayınlandığı zaman, zengin kaynak listesi de basılacaktır. Henüz kaynakları yerleştirmemiş olmama karşın, metnin içinde bazı kaynaklar belirtilmiştir... Daha önce sinbad.nu’ye yerleştirilmiş olan “Barbaros kardeşlerin, Oruç Reis’in ve Hızır Reis’in (Barbaros Hayrettin) olağanüstü başarıları üzerine notlar” başlıklı metinle ve yine “MISIR’IN KISA GEÇMİŞİ, İSLAMLAŞMASI, FATIMİ MISIR, MISIR’DA TÜRK HANEDANLAR, ZENGİ HANEDANI, EYYUBİ MISIR, MEMLUKLULAR, VE BİR KIPÇAK TÜRKÜ OLAN BAYBARS ÜZERİNE KISA NOTLAR” başlıklı metinle bağı olan aşağıdaki metin, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Süleyman (Kanuni Süleyman) dönemi, imparatorluğun en yüksek dönemi olduğu kadar, çöküşün ilk işaretlerinin verildiği bir dönemdir aynızamanda... Yavuz Selim’in Çaldıran zaferi (1514) ile birlikte gönüllü olarak Osmanlı egmenliğini tanıyan Kürt beylerinin imparatorlukla bağlarının hukuki bir zemine oturtulduğu, yine Yavuz Selim döneminde elegeçmiş (1517) olan Mısır’da yeni idari bir yapının şekillendirildiği, kendisini “Kutsal Roma İmparatoru” olarak adlandıran V. Charles’e karşı Fransa kralı I. Francis ile bağlaşıklığın kurulduğu bu dönemde Osmanlı, Avrupa’da en geniş sınırlarına ulaşmıştır. İleride Osmanlı ekonomisine büyük zararlar verecek olan ilk kapütilasyonlar aynı dönemde verilmiştir. Rodos Adası alınarak Doğu Akdeniz bir Osmanlı gölüne bu yıllarda dönüştürülmüştür. Aynı yıllarda, Barbaros Hayrettin Paşa sayesinde yeniden yapılandırılan Osmanlı donanması tüm Akdeniz’de üstünlüğü sağlayarak büyük zaferler kazanmış, Fas (Marocko) dışında tüm Kuzey Afrika Osmanlı sınırları içine katılmıştır. Basra ve Kızıl Deniz egemenliğine karşın Osmanlı donanması, Portekiz denizciliği karşısında Hint Okyanusu’nda başarısızlığa uğranılmıştır. İlk Viyana seferi bu dönemde gerçekleşmiştir. Trajik taht kavgalarının yaşandığı, oğullara yönelik siyasi cinayetlerinin işlenmiş olduğu ve Anadolu’da birçok ayaklanmanın gerçekleşmiş olduğu bu dönemin biraz da olsa bilinmesinde, doğru bilinmesinde sanırım yarar vardır... 

Osmanlı İmparatorluğu’nun sözkonusu dönemini, ve Kanuni Süleyman sonrası yaşanmış bağlantılı bazı gelişmeleri, Batı’da, Hiristiyan dünyasında yaşanan gelişmelerle ve her iki taraftaki iç çatışmalarla birlikte ve yine mümkün olduğunca analitik (tahlilci) olarak vermeye çalışan bu anlatının yararlı olduğunu sanmaktayım. İyi okumalar dileğiyle    Yusuf Küpeli, 2013

Yusuf Küpeli, I. Süleyman (Kanuni Süleyman, Muhteşem Süleyman) dönemi, Macaristan’ın alınışı, ilk Viyana kuşatması, diğer seferler, ayaklanmalar, İran Safavi Hanedanı ile savaşlar, ve Kürdistan olarak anılan coğrafyada yapılan idari düzenlemeler üzerine notlar

 

metnin ilk bölümü için tıkla

 

METNİN DEVAMI: Kanuni Süleyman 2 (trajedilerin Kahramanı)

 

2. BÖLÜMÜN DEVAMI: Kanuni Süleyman 3

 

Bir önceki bölümde, Oruç ve Hızır Reisleri anlatmaya çalışırken, bir ölçüde Kanuni Süleyman’dan ve O’nun dışpolitikasından sözetmek zorunda kalmıştım. Bilindiği gibi İnpanya Kralı I. Karl (I. Charles, Kutsal Roma İmparatoru olarak V. Charles) ile Fransa Kralı I. François (I. Francis) arasındaki savaşların, düşmanlığın, Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Avrupa’da ilerlemesine yardımcı olduğundan, ve Kanuni Süleyman’ın bu çatışmada Fransa Kralı’nın safında yeralmış olduğundan sözetmiştim. Değerli tarihci Halil İnalcık’ta sözkonusu çelişkinin...

 

not: Birçok yerde doğru yazılmış olmakla birlikte, aşağıdaki metnin biryerinde, Bartolomeu Dias adı yerine dalgınlıkla Vasco da Gama adı yazılmıştır. Yine kendi kendime tesadüfen farkettiğim bu hatayı düzeltir, özür dilerim. Yusuf Küpeli, 2014.01.05

 

Önsöz yerine: Tarihçi olmamakla birlikte, tarihe meraklı olan, yıllardır tarihle ilgili kitaplar ve metinler okuyan biri olarak, öğrendiklerimi diğer insanlarla paylaşmak istediğim için, aşağıdaki göreceli uzun metni kaleme aldım. Aşağıdaki 12 punto ile 34 A-4 sayfası tutan bu metin, aslında, türkçe konuşan halkların dilleri ve tarihleri üzerine yazılmış oldukça geniş kapsamlı bir kitabın bölümlerinden birisidir. Kitabın tümü yayınlandığı zaman, zengin kaynak listesi de basılacaktır. Henüz kaynakları yerleştirmemiş olmama karşın, aşağıdaki metnin, ağır, zahmetli bir çalışmanın ürünü olduğunu anlayacağınızı sanıyorum... Mısır’da yaşanmakta olan toplumsal olaylar, Mısır tarihine ilgiyi arttırmış olabileceği kadar, bu yaşananları daha iyi analiz edebilmek için de, kanımca, Mısır tarihi konusunda en azından genel bir fikre sahibolmak gerekmektedir... Mısır tarihini Firavunlar döneminden itibaren en genel hatları ve dış bağlantıları içinde, yeraldığı dünya ile birlikte anlatan, ve daha çok Mısır’da kurulu Türk hanedanlar üzerinde yoğunlaşan bu metnin tümünü okuyacak motivasyonu kendinizde bulursanız, yararlı ve doğru bilgilerle karşılaşacağınız kanısındayım.

İyi okumalar dileğiyle    Yusuf Küpeli, 2013-09-10                          metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

Yusuf Küpeli, MISIR’IN KISA GEÇMİŞİ, İSLAMLAŞMASI, FATIMİ MISIR, MISIR’DA TÜRK HANEDANLAR, ZENGİ HANEDANI, EYYUBİ MISIR, MEMLUKLULAR, VE BİR KIPÇAK TÜRKÜ OLAN BAYBARS ÜZERİNE KISA NOTLAR

 

İnsan soyunun en eski dört medeniyetinden biri olan, medeniyet geçmişi beş bin yıl geriye uzanan Mısır’da, İ. Ö. (İsadan Önce) yaklaşık 3 100 yılında medeniyet, ilk hanedan, firavunlar dönemi başlamıştır...

(...) İslamiyet Mısır’a, “Adil, doğru yönetici” anlamında “Rashidun” olarak anılan ilk dört Halife (Muhammed’in vekilleri) döneminde, Sünni İslam dünyasında adaleti ile ün yapmış olan Ömer’in (Ömer ibn al- Hattap, halifeliği, 634- 44) halifeliği yıllarında girmiştir (Şia inancına bağlı olanlar tarafından hiç sevilmeyen Ömer, 644 yılında, Abu-Lu’lu’ah adlı İranlı bir kölenin hançer darbeleri ile yaşamını yitirmiştir...)... Bizans ile yapılan yaklaşık üç yıllık bir savaşın, ve 641 yılında imzalanan bir anlaşmanın ardından...

(...) Fatımi Halifeliği, kurulmakta olan Kahire’nin merkezine, 970 yılında, İslam inancının ve Arap dilinin dünyada en öndegelen eğitim merkezi konumuna yükselecek olan çok büyük bir cami yaptırmıştır. İslam hukuku, teoloji ve Arap dili eğitimi veren al- Azhar adlı bu merkez, bir Şia kurumu olarak 988 yılında faaliyete başlamıştır...

(...) Kahire merkezli Fatımi Halifeliği’ni yıkıp Haçlı ordularının karşısına birleşik bir güç olarak çıkmayı düşünen Nureddin Zengi, 1169 yılında Şirkuh’u, ordunun başında Kahire’ye yollayacaktı. Bu ordu, Türk, Arab ve Kürt askerlerden oluşmuştu... Şirkuh, yeğeni Selahaddin’i (Salahaddin Yusuf ibn Ayyub, 1137/ 38- 1193), neredeyse kolundan tutup sürükleyerek yanında götürecekti. Hiç te katılmak istemediği bu sefer, Tikrit doğumlu ve Şam’da Zengi ailesinin sarayında yetişme Yusuf Selahaddin’in tüm yaşamını değiştirecekti...

(...) Memluk (Mamluk) sultanları arasında en dikkate değer kişilik, ve en çok ünleneni, 1223 Kırım doğumlu bir Kıpçak Türkü olan Baybars’dan başkası değildir. Köle olarak satılmasının, uzun serüvenlerin ve sonderece zor bir yaşamın ardından O, Baybars, 1260- 1277 yıllarında Memluk Devleti’ni yönetecekti... Okullu olmamasına, çocukluktan böyle bir eğitim görmüş olmamasına karşın, sonderece zeki, akıllı ve becerikli bir insan olan Baybars, yaşam okulundan geçerek kendisini yetiştirmiş birisiydi. O, sadece Mısır için değil, tüm İslam dünyası için en değerli yöneticilerden, ve en mükemmel askeri stratejistlerden biri olacaktı...

(...) Çürümüş İngiliz kuklası monarşiye karşı, 23 Temmuz 1952 günü, Cemal Abdul Nasır (1918- 1970) ve diğer 89 ulusalcı subayın kansız müdahalesi gerçekleşecek, Kral Faruk’un yönetimi devrilirken, ülkede cumhuriyet ilanedilecekti...

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

 

not: Birçok yerde doğru yazılmış olmakla birlikte, aşağıdaki metnin biryerinde, Bartolomeu Dias adı yerine dalgınlıkla Vasco da Gama adı yazılmıştır. Yine kendi kendime tesadüfen farkettiğim bu hatayı düzeltir, özür dilerim. Yusuf Küpeli, 2014.01.05

 

not: 13 Kasım 2012 günü saat 12:00'den sonra aşağıdaki göreceli uzun metne bazı yeni bilgiler eklendi ve görülebilen imla hataları düzeltildi. Metnin uzunluğu, 12 punto ile 73 A-4 sayfasına ulaştı. İyi okumalar dileğiyle- Y. Küpeli

 

- Yusuf Küpeli, Barbaros kardeşlerin, Oruç Reis’in ve Hızır Reis’in (Barbaros Hayrettin) olağanüstü başarıları üzerine notlar

1) Oruç ve Hızır Reisler (Barbaros Hayrettin) ile ilgili anlatı hakkında bilgi

2) Oruç ve Hızır Reisler’in yetiştikleri çevre, babaları Yakub, kardeşlerden İshak’ın ölümü ve Oruç’un forsa oluşu hakkında bilgiler

3) Oruç ve Hızır Reisler’in Kuzey Afrika serüvenlerinin başlayışı, Tunus’a yerleşmeleri, Batı Akdeniz’de Hiristiyanlar’a ait gemileri vurmaya başlamaları, ve Batılı devletlerin hedefi haline gelmeleri üzerine bilgiler

4) Güçlenip zengileşen Barbaros kardeşlerin tamamen kendilerine ait bir üs olan Cerbe (Djerva, Jerbah) adasına yerleşmeleri, Cezayir kıyılarında üsler elde etme çabaları, İspanyollar ile ilk savaşları, Oruç Reis’in sol kolunu yitirişi, ve Cenevizli Amiral Andrea Doria ile Hızır Reis’in (Barbaros Hayrettin) ilk karşılaşmaları  üzerine bilgiler

5) Barbaros kardeşlerin Cezayir kıyılarındaki Cicelli’ye (Jijel, Djidjelli) yerleşmeleri, Şerşel’in (Cherchell, Sharshal) alınışı, Oruç Reis’in Cezayir kentini elegeçirişi, Cezayir Sultanı olarak adına para bastırışı, ve Kuzey Afrika’da Türk devletinin kuruluşu hakkında bilgiler

6) İspanyollar’ın Cezayir’e başarısız saldırıları, bastırılan isyan, Ténès’in (Tenez) ve Telemsen’in (Telemcen, Tilimsen) alınışları, İspanyollar’ın Türkler’i Kuzey Afrika’dan atma seferi, ve Oruç Reis’in öldürülüşü üzerine bilgiler

7) Hızır Reis’in liderliği, Barbaros ve Hayrettin adlarının nedenleri ve anlamları, Osmanlı’nın Cezayir devletini tanıyışı, ve Hızır Reis’in Cezayir Beylerbeyi oluşu üzerine bilgiler

8) İspanya’nın önderliğine birleşik Haçlı donanmasının Cezayir’e saldırısı, doğanın da yardımı ile Haçlı güçlerinin ağır bir yenilgiye uğratılması, Cezayir devletinin güvenliğinin ve Barbaros Hayrettin’in Cezayir Hükümdarlığı’nın garanti altına alınması üzerine bilgiler

9) Başta İspanya olmak üzere Hiristiyan devletlerin Batı Akdeniz ticaretlerini tehdit etmeyi sürdüren Barbaros Hayrettin’in, Aydın ve Salih Reisler’in eylemleri, Cezayir esir pazarı, ve Aydın Reis’in olağanüstü başarısı üzerine bilgiler

10) Barbaros Hayrettin’in Cezayir aşiretlerini birleştirmesi, iktidarını Cezayir’in iç bölgelerine yayması, ülkeye merkezi yönetimi yerleştirmesi, Cezayir kenti önündeki İspanyol kalesini zaptetmesi, Cezayir’in Osmanlı açısından artan önemi ve giderek büyüyen deniz gücü hakkında bilgiler

11) İspanyollar’ın başarısız Şerşel (Cherchell) baskını, Andrea Doria’nın İyonya Denizi’nde gerçekleştirdiği operasyonlar, Barbaros Hayrettin’in Osmanlı Donanması’nın Kaptan-ı Deryalığı’na getirilişi, usta bir gemi mühendisi olan Barbaros’un Osmanlı tersanelerini düzene sokması üzerine bilgiler

12) Barbaros’un Osmanlı donanmasını baştan yaratması, Avrupalılar’a ve Türkler’e denizciliği öğreten Arablar, Osmanlı donanması ile İtalya kıyılarını vuran Barbaros, Fondi Kontesi Julia Gonzaga, ve Barbaros’un Tunus’u alması üzerine bilgiler

13) Mulay Hasan’ın İmparator V. Charles’i Tunus’u işgale daveti, İran seferine çıkmış olan Kanuni Süleymen’ın Cezayir ve Tunus’tan asker çekmesi, V. Charles’in Tunus’u işgali, İspanyollar’ın katliamı ve Barbaros’un buna yanıtı üzerine bilgiler

14) Barbaros Hayrettin’in yeniden Osmanlı donanmasının başına geçişi, Osmanlı sarayında kadın entrikaları, Venedik Cumhuriyeti’nin ve Andrea Doria’nın denizde Osmanlı’ya saldırıları, Barbaros’un Güney İtalya kıyılarını yağmalayarak bu saldırılara verdiği ağır yanıt hakkında bilgiler

15) Ege ve İyonya Denizi adalarını Venedik’ten alan, ve İ. Ö. 31’de büyük Actium savaşının yaşanmış olduğu mevkide, Preveze’de (Préveza) Andrea Doria komutasındaki muazzam Haçlı donanmasını yenilgiye uğratan Barbaros Hayrettin komutasındaki Osmanlı donanmasının zaferi hakkında bilgiler

16) Barbaros’un son yılları, Castelnuovo’yu fethi, İmparator V. Charles önderliğinde kurulan ve Preveze önlerindeki Haçlı donanmasını gölgede bırakacak güçte olan muazzam Haçlı donanmasının Cezayir Körfezi’de uğradığı ikinci müthiş hezimet, Fransa Kralı I. Francis’in Osmanlı’dan yardım talebi üzerine Barbaros’un Osmanlı donanması ile İtalya ve İspanya kıyılarını vurması, ve I. Francis’in Osmanlı’ya büyük ihaneti üzerine bilgiler

17) Fransa kıyılarından İstanbul’a dönem Barbaros Hayrettin’in ölümü, arkasından söylenenler, daha sonra yaşanan bazı önemli olaylar, Turgut Reis’in Libya’yı fethi ve Tunus’un Cerbe (Djerva, Jerbah) adası yakınlarında İspanya’ya karşı kazandığı büyük zafer üzerine bilgiler

 

Türkiye- politika- ekonomi- tarih 

 

Kültür 

 

Kol ve kafa emekçileri

 

Irkçılık, Faşizm

 

Sovyet Devrimi

 

KAFKASLAR

 

Direnen Irak & Iraq-english

 

Filistin Memleketimdir

 

Asya, Çin, Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

Latinamerika & Afrika

 

İnsan Hakları

 

Kürtler

 

Türkler, Osmanlı, Balkanlar

 

Türkiye'den yazılar

 

Basından

 

Söylesiler

 

Kriminalite, hırsızlık, haksızlık

 

Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

linkler

 

http://www.sinbad.nu/