Sinbad, bilgi denizinde bir yelkenli  http://www.sinbad.nu/ 

Türkiye- politika- ekonomi- tarih  

 

Kültür 

 

Kol ve kafa emekçileri

 

Irkçılık, Faşizm

 

Sovyet Devrimi

 

KAFKASLAR

 

Direnen Irak  

 

Filistin Memleketimdir

 

Asya, Çin, Güneydoğu Asya, Vietnam, Japonya

 

ABD- AB- 11 Eylül- konspirasyon

 

Latinamerika & Afrika

 

İnsan Hakları

 

Kürtler

 

Balkanlar

 

Sinbad'ı hazırlayan Küpeli hakkında çok kısa bilgi

 

linkler

 

Yusuf Küpeli, Radyasyon yüklü mantar bulutunun altında ani, yavaş, tarifsiz acılarla ölümün adı: Hıroşima ve Nagazaki! Ve sürmekte olan tehlike!

 

 

- Bundan 60 yıl önce

...siyah bir bulut 8 bin metreye dek yükseldi. Bulutun tepesinde şekillenen radyasyon yüklü mantar kafası deniz seviyesinden 12 bin metre ve belki de daha yüksekteydi. ...5 Ağustos 1945: “Dün ziyaretimize amcam geldi, evimizi neşeye boğdu. Herzaman böyle geçebilse çok iyi olacağını düşündüm. Yarın çevre temizliği yapacağız. Elimden gelenin en iyisini gerçekleştireceğim.”

 

- Neden Hıroşima ve Nagazaki?

Gazete, “Bu dünyaya bir uyarıdır!”, manşetini atmıştı. Anlaşılacağı gibi, “ayağınızı denk alın, dünyanın yeni egemeni ABD mali- sermayesidir!”, denilmişti... Sato, 13 temmuz 1945 günü Sovyetler Birliği yetkililerine başvurarak, ABD ile aralarındaki savaşın bitirilmesi için arabulucu olmalarını istemişti... Yalta Konferansı (4-11 şubat 1945) sırasında, Almanya’nın teslim olmasından en geç iki- üç ay kadar sonra Sovyetler Birliği’nin Japonya’ya karşı savaşa girmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bu ise Sovyetler Birliği’nin Uzak Doğu’da kazanılacak zafere ortaklığı ve sonuçta başta Çin’de olmak üzere kurulacak barış üzerinde de söz sahibi olması anlamına gelmekteydi. Özellikle Çin üzerinde kendine göre “tatlı” düşlere sahip olan ABD yönetimi, bu bölgede kurulacak yeni düzenle ilgili hertürlü süreçten Sovyetler Birliği’ni uzak tutmak, ve aynı nedenle Yalta Konferansı’nın kararlarını geçersiz kılmak için şok bir darbeyle savaşı görüşmesiz bitirmek istemişti.

 

- Günümüzde nükleer tehlike azalmış değil, artmıştır

McNamara, “Zaman lehimize işlememektedir!”, diye sözlerini bağlamaktadır.

 

 

Aşağıdaki 12 punto ile 6 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan geniş hacimli bir kitabın bölümüdür…- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, İran, Musaddık, CIA ve MI-6 ortak darbesi

(…) Muhammed Musaddık, halkını, içine sürüklenmiş olduğu acıklı durumdan kurtarmak amacıyla, 1952 yılında, Anglo- Iranian Oil Company’yi millileştirecekti. O sadece millileştirmekle kalmayacak, kent kent, köy köy dolaşarak sömürgeciliğe karşı halkını aydınlatan konuşmalar yapacaktı. Musaddık, “Onyıllardır yapıcı diyalog kurma çabalarımız Anglo- Iranian Oil Company tarafından reddedildi. İngiliz hükümeti tarafından ulusal haklarımız ayaklar altına alındı...”, diyerek halka gerçekleri anlatacaktı... Anglo- Iranian Oil Company’nin millileştirilmesi ile birlikte, günümüzde bir ölçüde Irak’a, Libya’ya ve daha başka bazı ülkelere yapılmakta olduğu gibi, Musaddık hükümetini devirmek amacıyla, öncelikle İngiltere ve ABD karşı saldırıya geçecekler, ve bankalar İran’a karşı mali boykot başlatacaklardı. Dünya petrol piyasasını kontrol eden ve yedi devasa şirkettin birliğinden oluşan “Seven Sisters” (“Yedi Kızkardeşler”) korperasyonu, sözkonusu emperyalist merkezlerle birlikte, Musaddık hükümetini devirmek için gizli karanlık komplolar örgütlemeye başlayacaktı. Anglo- Iranian Oil Company, teknisiyenlerini çekme ve İran’ın petrol yataklarına sabotajlar yapma girişiminde bulunacaktı ama, petrol işçileri bu girişimleri engelleyeceklerdi...

(…) Kod adı “Ajax Operasyonu” olan Musaddık karşıtı CIA ve MI-6 ortak darbesinin merkez karargahı, İngiltere’nin kontrolundaki Kıbrıs adası olacaktı... Homeros’un Iliad (Ilyada) destanında adı geçen Ajax, Troja (Truva) kentine saldıran ve gücü Achilles’ten (Aşil) sonra gelen mitolojik bir Grek kahramanı, suç işlemekten çekinmeyen kaba bir karakterdi. Darbe planlayanların operasyonlarına böyle bir ad vermeleri, Ajax adını vermeleri, onların saldırgan talancı ve kriminal düşünce yapılarını, yaşama bakış açılarını anlayabilmek açısından ilginçtir... Musaddık’a karşı operasyonu, CIA’nın Ortadoğu masası şefi Kermit “Kim” Roosevelt (1916- 2000) yönetecekti. Operasyonu yönetecek olan Kermit “Kim” Roosevelt’in bir numaralı yardımcısı ise, 1991 yılında Irak’a yönelik olarak başlatılmış olan ve “Çöl Fırtınası” adlı operasyonu yöneten General Norman Schwarzkoph’un babası Norman Schwarzkoph’tan başkası değildi.

metnin tamamı için tıkla

Aşağıdaki 12 punto ile 6 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan geniş hacimli bir kitabın bölümüdür…- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, Endonezya, Sukarno, Suharto, CIA ve MI-6 ortak darbesi

(…)Endonezya darbesi bir günde başlayıp bitmiş bir olay olmamıştır. Kanlı operasyonlar, 1966 baharına dek sürmüşlerdir. Darbeci General Suharto’nun tüm iktidarı elinde toplayabilmesi ise 1967 yılını bulmuştur...

(…)Kısacası, Endonezya’da gerçekleşen Suharto darbesini, İngiliz dış istihbarat örgütü MI-6 ile birlikte CIA örgütlemiştir… Haziran 1999 tarihli İngiliz The Independent gazetesi, General Suharto’nun kanlı darbesinde MI-6’in oynadığı rolü belgelemiştir... Gazetenin haberine göre, Ingiliz Dışişleri Bakanlığı’nda propoganda uzmanı olarak çalışan Norman Reddaway, 1965 yılı sonbaharında, cebine 100 bin sterlin koyarak Endonezya’ya uçmuştur…

metnin tamamı için tıkla

Aşağıdaki 12 punto ile 13 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan geniş hacimli bir kitabın bölümüdür. Aşağıdaki metni okumak, Pakistan’da gelişmiş olan süreçleri, Zia-ul-Hak darbesini ve politik İslam’ın yolunun nasıl açılmış olduğunu anlayabilmek, Türkiye’de yaşanmış ve yaşanmakta olan süreçleri anlamaya da yardımcı olacaktır…- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, Pakistan, Zülfikar Ali Butto, Washington destekli Zia-ul-Hak darbesi, CIA ve ISI’nin işleri

(…) Butto’nun idamına dek uzanacak süreç, Ulusal Halk Partisi’nin (NAP) sert muhalefeti ve Balucistan’da gelişen olaylarla başlayacaktı... CIA, Pakistan’da Butto rejiminin sonunu getirecek politik destabilizasyonu yaratması amacıyla, -26 Ağustos 1941 doğumlu- İslam Cemaatı (Jamaat-i-Islami, JI) adlı kökten dinci partiye 1977 yılında büyük para yardımı yapacaktı... Ayrıca bizzat CIA tarafından organize edilmiş Tehreek Nizam-e-Mustafa (Mustafa’nın Yasalarını Getirme Hareketi) adlı -daha küçük- köktendinci politik partiye de CIA paraları akacaktı. “Seçilmiş kişi” anlamına gelen Mustafa adı ile Peygamber Muhammed kastedilmekteydi. “Peygamber Muhammed döneminin yasalarını geri getirme” vaadi yapan parti, bizzat CIA tarafından kurulmuştu…

(…)  Zia ul-Hak, vaktiyle Kuran’a elbasarak sadakat sözü vermiş olduğu Butto’nun ve tüm kabine üyelerinin tutuklanıp hapse atılmaları emrini verecekti... 

metnin tamamına ulaşmak için tıkla

ayrıca bak: ABD- AB- 11 Eylül

Aşağıdaki 12 punto ile 12 A-4 sayfası tutan metin, 2019 yılının yaz sonunda tamamlanmış ve yayını beklemekte olan genişp hacimli bir kitabın bölümüdür. Afganistan’da yaşanmış olanve yaşanan trajedi, Pakistan’daki politik süreçlerle ilintilidir. Ayrıca, Afganistan'da ve PŞakistasn'da yaşananlardan Türk toplumu için de çıkartılacak büyük dersler vardır…- Y. Küpeli

Yusuf Küpeli, Afganistan halkının trajedisi, ABD, CIA, ISI, Mücahidin, Sovyetler, Taleban, 11 Eylül provokasyonu ve işgal

(...) “İkiz Kuleler”e yönelik 11 Eylül 2001 provokasyonu öncesi, her hal ve durumda Afganistan’ı hedef alan askeri operasyonun planları ABD yönetiminin elinde hazır durmaktaydı. Pentagon, bu tip operasyonlarla ilgili askeri tatbikatlarını 1990’lı yılların ilk yarısında başlatmıştı...

(...) Taleban örgütlenmesi için üç- üçbuçuk milyar dolar harcamış olan CIA, Taleban’ın “eşit ortak” görünümünde karşılarına çıkıp taleplerde bulunmasına, geçecek boru hattından ülkesine petrol ve gaz istemesine ve bir de UNOCAL’un karşına rakipler çıkartarak pazarlık yapmaya kalkışmasına tahammül edemezdi. UNOCAL’un başını çektiği konsorsiyuma Arjantin’de rakip aramak...

metnin tamamna ulaşmak için tıkla

 

Yusuf Küpeli, Bazı silahlı kuvvetlerden ve askeri darbelerden örneklerle ordu-siyaset bağı ve “Ordu siyasetin dışında kalmalıdır!” yalanı üzerine notlar

 

 

Aşağıdaki iki uzun metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 2nci ve 3ncü bölümleridirler. Umarım anlatılanlar okuyucularına yardımcı olabilir.- Yusuf Küpeli, 2 Aralık 2005   

 

2- Çin mitolojisi, inançları, eski düşünce sistemi ve Çin klasikleri üzerine çok kısa notlar

Yusuf Küpeli

Notlar:

Not 1: İngiliz yazarı Tolkien, “Yüzük” üçlüsü, ejderhalar ve Çin ejderhaları üzerine...

Not 2: On iki sayısı, Çin mitolojisi ve bu anlatım üzerine

Not 3: Göksel hiyerarşi ile yeryüzündeki hiyerarşi ilintisi, Zoroastrianizm, Hıristiyanlık ve kısaca 12 İmam Şiası ve Çin düşüncesi üzerine...

Not 4: İran düalizmi üzerine...

Not 5: Nü Wa, Meryem ve Fatma paralelliği üzerine...

Not 6: Kadın başlı yılan gövdeli Nü Wa görünümü ile tarif edilen Şahmaran’dan başkası değildir sanki...

Not 7: Mezopotamya mitolojileri, Eski Ahit (Tevrat) ve Nü Wa kültüründe benzer “Yaradılış” öyküsü; monoteizm ve Akhenaton üzerine...

Not 8: Konfüçyanizm’de tarifi yapılan “göksel güç”- insan ilişkisi, Zoroastrianizm, Platonizm, Hıristiyanlık, İslam, Sufizm üzerine...

Not 9: Taoizm’in anladığı liberalizm ve çağdaş liberalizm üzerine...

Not 10: Bu satırları yazanın Taoist felsefe üzerine kısa notu

3- Çin’de Çin kökenli olmayan inançlar: Budizm, Hıristiyanlık, Manicilik ve İslam

Yusuf Küpeli

Notlar:

Not 11: Zoroastrianizm adlı tek yaratıcılı İran dininin peygamberi Zarathustra’nın veya Zoroaster’in yaşamı ve felsefesi üzerine kısa açıklamalar...

Not 12: Vedic Sanskrit üzerine...

Not 13: Misyonerler, Ortodoksluk, Katolisizm, Protestanlık ve İstanbun üzerine kısa anlatımlar...

Not 14: Kısaca Mani, Manicheism, Neo- Manicheism ve Balkanlar’da Bogomilism  üzerine

Not 15: Muhammed ve İslam inancı üzerine çok kısa bilgiler...

 

 

Aşağıdaki metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 4ncü bölümüdür.

 

Yusuf Küpeli, 4- Dört bin yıl boyunca Çin’i yönetmiş olan hanedanların sıralanışları, geçmişte Doğu'nun ve Batı'nın sınırlı ilişkileri, Çin dili ve modern Çin toplumu hakkında genel bilgiler  

Çin’de kaldığı süre içinde Marko Polo, Kubilay Kağan’a Batı ve inançları hakkında bilgi verecektir ama, aslında iki Venedikli tüccar, Maffeo ve Nicolo Polo kardeşler ondan önce Çin’e, Pekin’e ulaşıp Batı dünyası, italya ve Papa hakkında Kubilay Kağan’a geniş bilgiler vermişlerdir... Çin’de Çinliler dahil 56 farklı halk gurubu yaşamaktadır...

 

 

Aşağıdaki metin, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın 5nci bölümüdür.

 

Yusuf Küpeli, 5- Çin adının kökeni Ch’in imparatorluğu, “Ch’in’in İlk Mutlak İmparatoru”, merkezi bürokratik yapının şekillenişi ve diğer bazı eski imparatorluklar ve hükümdarlar üzerine kısa notlar

Çin, ilk kez Ch’in Sülalesi (İ. Ö. 221- 210/ 209/ 206) döneminde, kişisel adı Chao Cheng olan Shih huang-ti (İ. Ö. 259- 210/ 209) tarafından İ. Ö. 211- 206 yıllarında birleşik bir imparatorluk haline getirilmiştir. Kuzeyli göçebe kavimlere, özellikle Hun savaşçılarına karşı uzun Çin Seddi’nin inşaatı da aynı kişi tarafından başlatılmıştır. Çin’e günümüzdeki adını veren bu kısa ömürlü imparatorluk ve imparatorluğun kurucusu Shih huang-ti’nin ölümüyle ilgili... İ. Ö. 230 yıllarında Çin’de yedi ayrı feodal kırallık veya prenslik sürekli birbirleri ile çatışarak varlıklarını sürdürmekteydiler...Çin’i birleştirecek olan Chao Cheng (Shih huang-ti), Ch’in hükümdarı Chuang Hsiang’ın oğlu olarak doğdu ama, eğer tarihi anlatımlar gerçekse, asıl babası kıralın mali danışmanı ve tüccar Lü Pu-wei’den başkası değildi... Merkezden atanan valilerle şekillenen merkezi yönetim tarzının teorisyeni, orjinal adı Kung-Sun Yang olan ve İ. Ö. 338 yılında ölen Shang Yang adlı düşünürdür...

Not 16: I. Darius’un iktidarı gaspediş öyküsü üzerine kısa sözler.

Not 17: Bazı eski merkezi imparatorluklar ve yıkılış nedenleri üzerine kısa sözler.

Not 18: Ch’in Hanedanı’nın yıkılış öyküsünün benzerleri tarihte çok yaşanmıştır ve Med hükümdarı Astyages’in serüvenini üzerine kısa not 

 

 

 

Çin Halk Cumhuriyeti 1 Ekim 1949 günü resmen kurulmuştur. Her yıl aynı gün ülkenin ulusal bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu güne ulaşmak Çin halkı için hiçte kolay olmamıştır... Çin halkının emperyalist güçlere karşı vermiş olduğu acılarla dolu uzun ve olağanüstü zor mücadele tarihinden dört bölümü aşağıda bulacaksınız. Bunlar, Çin tarihi ve kültürüyle ilgili olarak hazırlanmış ve henüz basılmamış olan 18 bölümlük bir kitabın sadece dört bölümüdürler. Umarım anlatılanlar okuyucularına yardımcı olabilir.- Yusuf Küpeli, 2005-09-29  

   

11- Milliyetçiler, Sun Yat-sen, Kuomintang ve yeni doğmuş Sovyetler Birliği üzerine kısa notlar

Sun Yat-sen, 1924’de, Sovyetler Birtliği temsilcisi Mikhail Borodin’in yardımları ile Kuomintang’ı, -Bolşevik Partisi modeline benzer biçimde- katı merkezi bir disiplinle yeniden organize edecekti. Sun Yat-sen’in direktifi ile yeni hükümete üç Çin Komünist Partisi üyesi alınacaktı. Ve yine Sun Yat-sen’in emri ile Kanton yakınında Sovyet modeline uygun biçimde Whampoa askeri akademisi kurulacak ve komutanlığına Sovyetler Birliği’den yeni dönmüş olan Chiang Kai-shek atanacaktı. Chiang Kai-shek, komünistlerle ortak kurulmuş hükümete de alınacaktı...- Y. Küpeli

 

12- Uzun Yürüyüş’e dek Çin Komünist Partisi’nin serüveni; partinin kuruluşu, 1927 katliamı ve Çin Sovyet Cumhuriyeti üzerine kısa notlat

Çin Komünist Partisi’nin ilk en önemli mimarı ve teorisyeni ve örgütün 1921- 22 yıllarında Genel Sekreteri, 1922- 25 yıllarında Genel Başkanı ve yine 1925- 27 yıllarında Genel Sekreteri olan Chen Duxiu (1879- 1942), hemen hemen resmi eğitim almamış bir kişiydi. Küçük yaşta babasını yitirmiş olması nedeniyle... Kuruluş kongresine (1 Temmuz 1921) katıldığı Çin Komünist Partisi içinde Mao Tse Tung’a Ocak 1922’de verilen ilk önemli görev, Hunan parti örgütünün temsilcisi olarak Anyuan kömür madenlerinde çalışan işçileri örgütlemek olmuştur... Nisan 1927’de Shanghai’de, Chiang Kai-shek’in komünistlere yönelik ani darbesi başladı. En az 10 bin parti üyesi öldürüldü, Çin Komünist Partisi üyelerinin beşte dördünü yitirdi...- Y. Küpeli

 

13- Aşılamaz gözüken engellerle dolu Uzun Yürüyüş, Tatu/ Dadu Nehri veya Liu Köprüsü kahramanlığı, karlı dağlar ve Çin Seddi’nin eteklerinde, Shensi Bölgesi’nde yeni kızıl üs

Elegeçirmiş oldukları An Jen Ch’ang’ın 400 li (200 km) batısında, nehrin daralıp çok derin bir yarıktan alabildiğine hızla aktığı yerde Liu Ting Chiao (Liu’nun Kurduğu Köprü) adlı bir asma köprü bulunmaktaydı. Burası, Tibet’in doğusundan akan Tatu Nehri’ni (Dadu He, Tatu Ho) geçebilmeleri için son şanslarıydı. Yitirecek zamanları yoktu. Kızıl Ordu’nun asıl gövdesi nehrin güney kıyısından batıya doğru hızla yürürken... İnatla ve inanılması güç bir hızla aradan iki gün geçtikten sonra, 29 Mayıs 1935 günü Liu’nun Kurduğu Köprü’ye ulaştılar... Bir askeri birliğin saatte normal olarak 4- 5 km hızla yürüdüğünü ve her saat başı on dakika istirahat ettiğini ve yine cebri (zorlama) yürüyüşlerde sadece bu on dakikalık dinlenme sürelerinin kaldırıldıklarını bilirseniz, sözkonusu 200 km mesafenin iki gün içinde alınmış olması gerçeğinin ne anlama geldiğini sanırım daha iyi anlayabilirsiniz. Bu, iki gün boyunca hiç uyumadan yürümek ve ardından savaşa girmek anlamına geliyordu... Ve zaten taban kaldırılmış olduğu için, ağır makineli tüfek ateşi altında kızılların zincirlerin üzerinde emekleyerek, zincirlere asılarak köprüyü geçmeye kalkışabileceklerini insanlar tahmin edemezlerdi... Uzun Yürüyüş olarak tarihe geçen süreç tam 368 gün sürmüştür. Yolda geçen günleri içinde 235 gündüz, 18 gece yürüyüşü yapmışlardır. Toplam 100 gün dinlenmişlerdir... Toplan 12 değişik eyaletten geçerlerken irili ufaklı 62 kenti zaptetmişler, 10 değişik bölgesel savaş lordunun orduları ile çarpışmışlar ve merkezi hükümetin yolladığı değişik birlikler karşısında menavralar yapmışlar, savaşlar vermişlerdir. Onlarca yıldır Çin ordularının gitmedikleri altı değişik etnik bölgenin içlerine dek girip buralardan geçmişlerdir... Bazı kaynaklar Uzun Yürüyüş’ün sonunda hedefe Mao ile birlikte 4 000 kişinin ulaşabildiğini ve 12 500 km kadar yol alındığını yazmakla birlikte, Edgar Snow, tüm en gelişmiş doğru ölçümlerle yürüyüş mesafesinin 9 650 km ve hedefe ulaşanların da 7 000 kişi olduklarını söylemektedir.- Y. Küpeli

 

14- Shensi Sovyeti’nin kuruluş öyküsü, aynı sovyetin mimarı Liu Chih-tan’ın serüvenlerle dolu dramatik yaşam öyküsü ve Uzun Yürüyüş başlarken geride bırakılanların başlarına gelenler üzerine kısa notlar

Liu Chih-tan, Whampoa Askeri Akademisi’nin kurslarını 1926 yılında tamamlayarak teğmen rütbesiyle Kuomintang birliklerine katılacaktı... Sözkonusu öğrencilik yıllarında Liu komünist olmuştu ve 1927’de gerçekleşen komünist katliamı sırasında Kuomintang’dan kaçarak Shanghai’de şekillenen gizli komünist hücrelerinde çalışmaya başlayacaktı... 1933 yılı başlarında Shensi Sovyeti tüm kurumları, düzenli idari örgütlenmesi ile şekillenmiş olacaktı... Liu Chih-tan, Mart 1936’da, güçlü düşman mevzilerine yönelik bir saldırının başındayken ciddi biçimde yaralanacaktı... ...yürüyüşün başladığı 16 Ekim 1934’de Kiangsi’de (Jiangxi) geride bırakılanların yaklaşık 30 bin kişi oldukları ve bunların 10 bin kadarını yaralıların oluşturdukları yazılmaktadır. ...Chen Yi köylülere şunları söylemiştir: “Lütfen bu yaralı adamları evlerinize alınız. Onlar hepimizin oğullarıdırlar. Sizler için iyi birer oğul, iyi birer damat olabilirler. Kızlarınızla evlenebilirler. Sizler için çalışabilirler, ailenize bir çift el daha katılmış olur. Onların işgücüne sahibolacaksınız ve belki bazıları intikamınızı alacaktır.”- Y. Küpeli 

 

 

Çin ve Hindistan stratejik işbirliğine giderken: ÇİN, DÜNYA ve TÜRKİYE… Dr. Lardy’nin Çin’in ekonomik ve ticari gelişmesine ilişkin verdiği bazı bilgiler özetle şöyle:   Çin 1978 – 2004 arasında 12 kat büyüdü. Son 25 yıl içerisinde hiçbir ekonomi bu hızla büyüyemedi.Osman ULAGAY Japonya'yı sollayan Çin ihracatta 3. büyük ABD ise dünya ticaretinin % 7'sine ulaşan dış ticaret açığıyla yeni bir rekorun sahibi oldu. Türkiye ise ithalatta, bütçe açıklarında, faiz ödemelerinde ve gelir uçurumunda şampiyon (basından haberler)

 

 

 

 
 

http://www.sinbad.nu/