|
ABD, direnişçilere terörist diyor Irakta kurtarıcı olarak karşılanmayı bekleyen müttefik kuvvetler, Iraklıların gösterdiği "sürpriz direniş" karşısında ağız değiştirdi. ABD askeri yetkilileri, medyaya yaptıkları açıklamalarda, karşılaştıkları sert direnişi milliyetçi Iraklıların değil, "terörist" ve "umutsuz" kişilerin ortaya koyduğunu öne sürmeye başladı. Sözde teslim olan Iraklı direnişçilerin müttefik askerlerine ateş açması, sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması ve Iraklı milislerin ABD üniforması giyerek kendilerini kandırmasının "terörist taktikler" olduğunu söyleyen ABDli yetkililer, Iraklıların ümitsizlikten bu yollara başvurduğunu iddia etti. (31 mart 2003 tarihli Milliyet'ten) VE DEVAMI:''Koalisyon güçleriyle savaşacak 7 milyon silahlı Iraklı var'' "KOALİSYON ORTAKLARI İLE SAVAŞACAK 7 MİLYON SİLAHLI IRAKLI VAR" BU DEMEKTİRKİ, IRAK'ta YEDİ MİLYONU AŞKIN TERÖRİST -hatta tüm yakınlarıyla birlikte 20 milyonu aşkın terörist- VAR VE ABD IRAK HAKINA KARŞI DEĞİL TERÖRİZME KARŞI SAVAŞIYOR(!) YUSUF KÜPELİ ABD, VAKTİYLE, KISA BİR SÜRE ÖNCE'de AFGANİSTAN'a KARŞI DEGİL, "TERÖRİZME KARŞI SAVAŞTIĞI" İÇİN, HİÇBİR KANIT VE YASAL GEREKÇE GÖSTERMEDEN BU ÜLKEDEN TOPLADIĞI İNSANLARI CENEVRE ANLAŞMALARININ, ULUSLARARASI TÜM YASALARIN VE ABD YASALARININ'da DENETİMİ DIŞINDA OLAN KÜBA'daki GUANTANAMO ÜSSÜNE GÖTÜRMÜŞTÜ. BASBAYAĞI KANLI BİR FETİH SAVAŞININ KURBANLARI OLMALARINA KARŞIN PENTAGON'un GÖZÜNDE SAVAŞ ESİRİ SAYILMAYAN GUANTANAMO TUTSAKLARI, HERTÜRLÜ İŞKENCEYE, SAVAŞ ESİRLERİNE UYGULANMASI YASAK OLAN SORGULAMALARA, KİŞİLİKLERİN YOKEDİLMESİ OPERASYONLARINA VE SATIN ALINARAK AJANLAŞTIRILMA UYGULAMALARINA UĞRAYABİLİRLERDİ. TÜM DENETİMLERE VE YASAKLARA KARŞIN TV KAMERALARINA YANSIYAN AYAKLARI- ELLERİ ZİNCİRLİ VE ENSELERİNE AŞAĞILAYICI BİÇİMDE BASTIRILARAK KAFALARI ÖNLERİNDE GÖTÜRÜLEN KIRMIZI CEZAEVİ ÜNÜFORMALI GUANTANAMO TUTSAKLARININ GÖRÜNTÜLERİ, NAZİ TOPLAMA KAMPLARINDAKİ UYGULAMALARI ANIMSATMAKTAYDI VE HATTA GAZ ODALARINI VE FIRINLARI BİRYANA KOYACAK OLURSAK, NAZİLERİN BİLE BÖYLE BİR BASKI VE İZALASYON UYGULADIKLARI SÖYLENEMEZDİ. ZATEN GAZ ODALARINA, CESETLERİN YAKILDIKLARI FIRINLARA ŞİMDİLİK GEREK YOKTU VE ÜSTÜN TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ DAHA AZ DİKKATİ ÇEKEN YÖNTEMLER GÜNDEMDEYDİ. "EL KAİDE ÜYESİ OLDUĞU" İDDİA EDİLEREK GUANTANAMO ÜSSÜNE GÖTÜRÜLEN İSVEÇ VATANDAŞI GENCİN HAKKINI ARAYAN BABASI VE AVUKATI SONUNDA ABD ELÇİLİK YETKİLİSİ İLE GÖRÜŞEBİLMİŞLERDİ. AMERİKA'nın İSVEÇTEKİ ELÇİĞİ'nin YETKİLİSİ, ACILI BABAYA VE ÜNLÜ İSVEÇLİ AVUKATA, "GUANTANAMO'daki OĞLUNUN YETKİLİLERLE İŞBİRLİĞİ YAPMAKTAN KAÇINDIĞINI VE BU NEDENLE SERBEST BIRAKILAMAYACAĞINI", AÇIKCA İFADE EDECEKTİ. BABA'da HAKLI OLARAK TV KAMERALARI KARŞISINDA, "NE ANLAMI VAR BU SÖZÜN, OĞLUMUN AMERİKAN AJANI MI OLMASI İSTENİYOR?", DİYE SORACAKTI. GERÇEĞİ HERKES ANLAMIŞTI VE ELBETTE HEM İSVEÇLİ GENCİN VE HEM DE DİĞERLERİNİN AMERİKAN AJANI OLMALARI, TÜM KİŞİLİKLERİNİ ÖLDÜREREK RUHLARINI PENTAGON'a, CIA'ya SATMALARI İSTENİYORDU. BUNU YAPMAYANLAR, "YARGI" KARARLARI BİR ÜST MAHKEMEYE ULAŞAMADAN (KARARA İTİRAZ HAKKI OLMADAN) YA İDAM EDİLECEKLER, YA HABERLERİ BİLE OLMADAN BAZI KİMYASAL- BİYOLOJİK DENEYLERİN KURBANLARI OLARAK ÖLECEKLER, YA DA İSRAİL'in 200'ü ÇOK AŞKIN ATOM BOMBASINA SAHİPOLDUĞUNU AÇIKLADIĞI İÇİN YAKLAŞIK 20 YILDIR ÖZEL BİR CEZAEVİ HÜCRESİNDE ÇÜRÜTÜLEN VANNUNU GİBİ ÖMÜRLERİ BOYUNCA HÜCREDE KALACAKLARDI. BAŞTA BAĞDAT OLMAK ÜZERE IRAK'ın TÜM KENTLERİNE YAKLAŞIK İKİ HAFTADIR ARALIKSIZ HERGÜN BİNLERCE KEZ BOMBA YAĞDIRAN, YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÜZLERCE VE YÜZLERCE GÜDÜMLÜ ROKET YOLLAYAN, BU SÜRE İÇİNDE SİVİL MERKEZLERİ, PAZAR YERLERİNİ VURARAK ÇOCUKLARI, KADINLARI ÖLDÜREN AMERİKA, IRAK'ta DA TERÖRİZME KARŞI SAVAŞTIĞINI İDDİA EDEREK, BU ÜLKEDEN TOPLADIĞI SİVİLLERİ GUANTANAMO ÜSSÜNE GÖTÜRECEĞİNİ İLAN ETMİŞTİ. ANLAŞILAN, IRAK HALKININ YAKLAŞIK TÜMÜ VE SAYILARI 1.5 MİLYARA YAKLAŞAN MÜSLÜMAN HALKLAR "TERÖRİST" İDİLER VE BUNLAR HİÇBİR ULUSLARARASI ANLAŞMAYA UYULMADAN YOKEDİLEBİLİRLERDİ(!) AYNI "TERÖRİST" KATAGORİSİNE BİR SÜRE SONRA İRAN VE SURİYE HALKLARININ SOKULACAĞI ŞİMDİDEN BELLİ OLMUŞTU. HEDEF TAHTASI OLACAK "TERÖRÖRİSTLERİN" ARASINA İLERİDE TÜRKİYE'nin VE DİĞER BÖLGE HALKLARININDA GİRECEKLERİNE VE BU SINIRIN MÜSLÜMAN TOPLULUKLARI DA AŞARAK GENİŞLEYECEĞİNE KESİN GÖZÜYLE BAKILABİLİRDİ. HATTA, PENTAGON POLİTİKALARINI ELEŞTİREN HIRİSTİYAN HALKLAR, KURUMLAR, KİŞİLER VE AMERİKAN VATANDAŞLARI DA SIRASI GELİNCE AYNI KATAGORİ İÇİNE SOKULACAKLARDI. HİTLER VE NAZİ ALMANYASI İÇİN DE, ALMANLAR ("ARİ"ler) DIŞINDAKİ TÜM HALKLARIN HİÇBİR DEĞERLERİ YOKTU; ZARARLI YARATIKLAR (TERÖRİSTLER vs..) OLARAK BOMBALANABİLİRLER, İMHA EDİLEBİLİRLERDİ VE BENZER UYGULAMALARLA KARŞILAŞAN "HAİN ALMANLAR"da VARDI ŞÜPHESİZ. İNSAN SOYUNA KARŞI İŞLEDİĞİ SUÇLAR CİLTLER DOLUSU KİTAPLARLA ANLATILABİLECEK OLAN, 1800'lü YILLARIN BAŞINDAN BERİ ORTA VE LATİN AMERİKAYI KANA BOĞAN, BENZER VE HATTA DAHA AĞIR UYGULAMALARI TÜM GÜNEY ASYA'da VE AFRİKA KITASINDA YAŞAMA GEÇİREN, AMERİKANIN İÇİNDE HER YIL YÜZLERCE İNSANI UZUN SÜREN İŞKENCELİ YÖNTEMLERLE ELEKTRİK SANDALYELERİNDE, GAZ ODALARINDA ÖLÜME YOLLAYAN, ÇOCUKLARLA YETİŞKİNLERİ CEZAEVLERİNDE KARIŞTIRARAK HERTÜRLÜ İNSANLIKDIŞI AHLAKSIZLIKLARA KAPI AÇAN, RENKLİ VATANDAŞLARINA AYNI SUÇLAR NEDENİYLE BEYAZLARA GÖRE 10 KEZ FAZLA CEZALAR VEREN IRKÇI- FAŞİST AMERİKAN YÖNETİMİNİN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, HER YIL "İNSAN HAKLARI" İLE İLGİLİ RAPORLAR YAYINLAMAKTA VE ARALARINDA TÜRKİYE'nin DE OLDUĞU ÜLKELERİ ELEŞTİRMEKTEDİR. IRAK HALKINI SON ON YILDA 400 BİN KEZ BOMBALADIĞINI AÇIKLAYAN, AYNI SÜRE İÇİNDE AYNI ÜLKEDE 5 YAŞIN ALTINDA 500 BİNİ ÇOK AŞKIN ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN, 1999 YILINDA 78 GÜN İÇİNDE YUGOSLAV HALKININ KAFASINA 22 BİR TON BOMBA YAĞDIRAN, YAKLAŞIK İKİ HAFTADA IRAK'ı BİNLERCE TON BOMBAYLA YERLEBİR EDEN, SEYRELTİLMİŞ URANYUMLU MERMİLER KULLANARAK İNSANLARI UZUN SÜRELİ ACILI ÖLÜNLERE YOLLAYAN, ANORMAL ÖLÜ DOĞUMLARA NEDEN OLAN VE GUANTANAMO ÜSSÜNDE BİR YILI AŞKIN SÜREDİR ELİNDEKİ İNSANLARA İŞKENCE UYGULAYAN ABD YÖNETİMİ, SÖZKONUSU SON RAPORUNDA TÜRKİYE'yi "İNSAN HAKLARI" KONUSUNDA BİRAZ ÖVMÜŞ. ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'nın RAPORUNA GÖRE, "TÜRKİYE'de İNSAN HAKLARI İHLALLERİ SÜRMEKLE BİRLİKTE, İŞKENCEDE AZALMA VARMIŞ." DOĞRUSU AMERİKA'nın YUKARIDA ANILAN "İNSAN HAKLARI" RAPORUNA KARA MİZAH DEMEK, YAŞAMAKTA OLDUĞUMUZ YALANLARI VE ALÇAKLIKLARI KÜÇÜMSEMEK ANLAMINA GELİR. POSTMODERN AMERİKAN FAŞİZMİNİN KENDİNİ GİZLEMEK VE "DEMOKRAT" GÖZÜKMEK KAYGUSU İLE BAŞKA ÜLKELERDEKİ (GERÇEKTE EZİCİ ÇOĞUNLUĞU KENDİ İKTİDAR ALANI İÇİNDE OLAN ÜLKELERDEKİ) İNSAN HAKLARI UYGULAMALARINI ELEŞTİRMESİ, NAZİ ALMANYASI'nın PROPOGANDA YÖNTEMLERİNİ VE YALANLARINI FERSAH FERSAH GEÇMİŞTİR. ÇOKYAKIN BİR GELECEKTE DÜNYA HALKLARININ EZİCİ ÇOĞUNLUĞU "TERÖRİST" KATAGORİSİ İÇİNE ALINMADAN AMERİKAN FAŞİZMİ DURDURULABİLMELİDİR. BU AMAÇLA ÖNCELİKLE IRAK HALKINA YÖNELİK PENTAGON SALDIRISI DURDURULABİLMELİDİR. AKSİ TAKTİRDE POSTMODERN AMERİKAN FAŞİZMİ YİNE YIKILACAKTIR AMA, BU YIKINTININ ALTINDA KALACAK OLANLARIN VE YAŞANACAK ZARARIN HESABI TÜM TAHMİNLERİ AŞACAKTIR. 1 nisan 2003yusuf@comhem.sehttp://www.sinbad.nu/
Boru hatlarının yok
edilmesiyle gelen felaket.. Basra'da kolera tehlikesi başgösterdi (Net Haber, 1 nisan 2003)
|
||||
|
ABD Başkanı Bush, Amerika'da en fazla idamı onaylayan kişi olarak tarihe geçti bile. 1994'TE, 48 yaşındayken, memleketi Teksas'ta vali seçildi. 1998'de ikinci kez seçildi. Bush'un valilik günlerinden akıllarda en çok yer eden çalışması, rekor sayıda idam kararını onaylaması. Son 27 yıl boyunca Amerika'da 716 idam infazı gerçekleşti. Texas eyaleti, 246 idamla, bu alanda birinci sırada. 82 idamla Virginia ve 51 idamla Florida eyaletleri, Texas'ı takip ediyor. (Star, 28.03.2003) Herkes Bush'luk yaparsa (Yeni Şafak, 25.03.2003) Irak savaşında ABD'nin BM'yi devre dışı bırakması, tüm dünyanın bir işgal alanına dönüşmesi tehlikesini doğurdu. BM kararı olmaksızın her güçlü devlet, göz koyduğu zayıf ülkeleri işgal edebilir. Bush yönetimi Irak operasyonunu Birleşmiş Milletler'den onay almaksızın başlatırken, kuruluşundan beri ilk kez BM'nin bu derece devreden çıkarılmasıyla, tüm dünyanın bir işgal alanına dönüşmesi tehlikesi doğdu. Yeni Şafak'ın, tarihteki toprak ihlalleri, sömürgecilik faaliyetleri ve ülkelerin hala var olan toprak talepleriyle ilgili yaptığı araştırma, BM kararı olmaksızın dünyanın güçlü devletlerinin başka ülkeler üzerinde sonu gelmez bir istila faaliyetine girişebileceğini gösteriyor.
New York - Irak'ta savaşın başlamasından
bu yana kitle imha silahı izine rastlanmaması, koalisyon güçlerinde
hayalkırıklığı yarattı. Vietnam ve Birinci Körfez Savaşı'nı takip ederek kamuoyunu bilgilendiren ünlü Amerikalı televizyon muhabiri Peter Arnet, Irak'taki savaş hakkında Irak devlet televizyonuna yaptığı bir yorumu sebebiyle NBC televizyonu tarafından görevinden alındı. NBC televizyonunun "Today's Show" adlı sabah haber programında, televizyon yetkililerince yapılan açıklamada Yeni Zelanda doğumlu Arnet'in kovulduğu belirtildi. NBC açıklamasında, "Özellikle bir savaş anında, Sayın Arnet'in Irak devleti kontrolündeki bir televizyona mülakat vermesi yanlıştı. Bu mülakatta, kendi kişisel izlenimleri ve görüşlerini tartışması yanlıştı. Bu sebeple, Peter Arnet bundan böyle NBC News ve MSNBC için haber yapmayacak" denildi. Irak televizyonuna yaptığı açıklamaların ardından Arnet, Pazartesi günü; NBC ve ABD kamuoyundan özür dilemiş ve yorumları sebebiyle meydana gelen ihtilaftan rahatsız olduğunu belirtmişti. "Açıkçası ateş fırtınasını yanlış değerlendirdim" itirafından bulunan 68 yaşındaki ABD vatandaşı Arnet, NBC'de televizyon izleyicilerine yaptığı konuşmada, "Savaşa karşı değilim, orduya karşı değilim" ifadesini kullandı. Pazar günü Irak televizyonuna yaptığı tartışmalı yorumunda Arnet, "İlk savaş planı, Irak direnişi yüzünden başarısız oldu. Doğrusu Amerikalı savaş planlamacıları Irak kuvvetlerinin kararlılığını yanlış değerlendirdi" demişti. (Net Haber, 31 mart 2003)
Irak
Televizyonu'na çıkıp 'ABD'nin savaş planları başarısız
oldu' diyen Amerikalı savaş muhabiri Peter Arnett, çalıştığı
NBC Televizyonu'ndan kovuldu. Böylece, hem iş hem de görüş
olarak saf değiştirmiş, işsizler arasına katılmış
oldu... ETER Arnett, Birinci Körfez Savaşı'nda Bağdat'tan yaptığı canlı bağlantılarla, verdiği haberlerle tüm dünyada adını duyurdu. Amerikalı emektar savaş muhabiri, şimdi 12 yıl sonra yine Bağdat'ta görev başında. Diğer pek çok Amerikalı muhabirden farklı olarak Bağdat'ta kalmayı başardı. Şimdi, 13 günden beri Amerikan bombardımanına tanıklık ediyor. Ve sonunda dün daha fazla dayanamadı, o da isyan etti. Peter Arnett, Amerika'yı eleştirerek, ülkesinde herkesi şok etti. Arnett 'ABD'nin ilk savaş planı, Irak'ın direnişi nedeniyle başarısızlığa uğradı. Şimdi başka savaş planı hazırlanmaya çalışılıyor' dedi. Amerikan National Geographic Television ve NBC televizyon kanalı için çalışan Arnett, Irak televizyonuna yaptığı ve Amerikan televizyonlarında da yayınlanan açıklamaları şöyle: 'Bravo'
deyip işten attılar Arnett'in Irak televizyonuna demecinin ardından NBC News kanalı, ünlü muhabire desteğini açıkladı. Ancak birkaç saat sonra kanal yöneticileri fikirlerini değiştirdiler. Arnett'in açıklamalarının kamuoyundaki olumsuz etkisi üzerine işine son verdiler. Böylece, 'özgürlükler ülkesi' Amerika'nın sansürcü yüzü de ortaya çıktı.
|
||||
|
ABD medyasında 'Şok
ve Dehşet' operasyonu yaşanıyor. Birinci Körfez Savaşı'nın
ünlü muhabiri Peter Arnett, savaş planını kötüledi ve işinden
oldu |
Amerikayı eleştirdi, kovuldu...
|
|
|||||
Pornografik saldırıya tepkiler tırmanıyor (Osman Ulagay'ın 24 mart 2003 tarihinde Milliyet'ye yayınlanan yazısından)
|
|
Eski
İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook, Irak'ta
savaşan İngiliz askerlerinin geri çekilmesini istedi. (Bugün, 15:19) |
|
Londra
- Eski İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook,
Irak'ta savaşan İngiliz askerlerinin geri çekilmesini istedi. Başbakan Tony Blair'in savaş yanlısı tutumunu protesto amacıyla istifa eden eski Avam Kamarası Başkanı ve kabine üyesi Cook, Sunday Mirror gazetesine verdiği demeçte, ABD öncülüğündeki askeri harekatın "uzun süreli nefrete yol açacağını" kaydetti. Cook, "Ben bu kanlı ve gereksiz savaştan çoktan bezdim. Askerlerimizin ülkeye dönmesini ve daha fazla kayıp vermeden burada olmalarını istiyorum. Irak halkının, bizim başlattığımız savaştan dolayı acı çekmeye devam etmesi halinde, Batı'ya yönelik uzun süreli bir nefret mirası oluşacak" diye konuştu. Cook, ABD Başkanı George W. Bush'u da eleştirerek, "Kimse, düşmanordusu işbirliği yapacak varsayımıyla savaş başlatmaması gerekir. Başkan Bush'un yaptığı tam anlamıyla buydu" ifadesini kullandı. Irak'ın başkenti Bağdat'ı kuşatmanın tehlikeleri konusunda da uyarıda bulunan Cook, ABD ordusundan başka taktikler düşünmesini istedi. Cook, "Kuşatmadan daha çok acı veren bir savaş yoktur. İnsanlar aç kalır. Kentteki su ve elektrik şebekeleri işlemez hale gelir. Çocuklar ölür" dedi. 07:02 30/03/03, Haber X AA |
|
Irak
Ticaret Bakanı Mehdi Salih: 'ABD ve İngiltere, gıda ve
ilacı engelliyor'. (Bugün, 12:41) |
|
Bağdat - Irak Ticaret Bakanı Mehdi Salih, ABD ve İngiltere'yi,
25 milyonluk nüfusa petrol karşılığı gıda
ve ilaç sağlayan yardım programını durdurması
için BM'yi zorlamakla suçladı.
Salih, basın toplantısında, "Gıda karşılığı
petrol programını engelleyen ABD ve İngiltere'nin bu
insanlık dışı ve gayri ahlaki davranışını
kınıyoruz" dedi.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı, ABD ve İngiltere'ye boyun eğmeklesuçlayan Salih, gıda ve ilaç taşıyan kamyon ve gemilerin, Annan'ın kararıyla Irak sınırında ya da denizde oldukları sırada durdurulduklarını söyledi. Salih, Iraklıların en az 6 aydan fazla dayanacak gıda ve ilacı olduğunu belirterek, "Irak halkının, Amerikan ve İngilizlerin insani yardımına ihtiyacı yok. Çocuklarımızı ve kadınlarımızı öldüren, altyapımızı imha edenlerden yardım kabul etmeyiz" dedi.
AA (Haber X, 26.03.2003)
|
|
|||
|
Esir düşen milisler
Taliban ve El Kaide elemanlarıyla aynı kaderi paylaşacak.
Tutsak Iraklılar ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'ne
hapsedilecek |
|
Aşağıdaki
yazı için, "darısı Amerika'nın başına"
demek içimden geliyor ama, böyle bir deyiş söylenen yalanların
ve sergilenen ikiyüzlülüklerin derinliğini hafife almak olacağı
için, hiçbirşey söylemiyorum.- Y. Küpeli
İlerleme var ama... Hürriyet, 01.04.2003 |
|||||
|
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2002 insan hakları raporunda, Türkiye'nin insan haklarına saygılı olduğunu fakat işkencenin sorun olmayı sürdürdüğü belirtildi.
ABD Dışişleri
Bakanlığı'nın 2002 yılı insan hakları
raporunun Türkiye bölümünde, 2002 yılının şubat,
mart ve ağustos aylarında TBMM'nin, insan haklarına ilişkin
çok geniş reformları kabul ettiği belirtildi.
ABD'nin askeri müdahale yaptığı
ülkelerde insan haklarının gelişme gösterdiği
iddia edildi.
ABD'nin insan haklarından
sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı
Lorne Craner, yaptığı açıklamada,
''ABD'nin askeri müdahalelerinin, bu ülkelerdeki insan
haklarında iyileşme görülmesine katkıda
bulunduğuna inanıyorum. Geçmişten Panama,
Kuveyt ve Afganistan gibi ülkeleri örnekolarak verebilirim.
Bu ülkelerde yaşayanlara sorsanız, insan haklarının
Amerikan müdahalesinden sonra daha iyi düzeye geldiği
şeklinde cevap vereceklerini düşünüyorum'' dedi.
Craner, ''Irak'ta da rejimin
devrilmesinin ardından bu yönde bir gelişme olacağını
düşünüyorum'' diye konuştu. |
|||||
|
'Onlar mağarada yaşarken biz medeniyetler kuruyorduk' (Yeni Şafak, 30 mart 2003) Irak'ta savaş sadece cephede değil, enformasyon alanında da yaşanıyor. Irak Enformasyon Bakanı Essahaf, yaptığı açıklamalarla gündemde. Amerikan ve İngiliz güçleri Irak'a saldırırken her iki ülke yetkilileri her gün televizyonların karşısına çıkarak açıklama yapıyor. Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Essahaf, ABD Başkanı Bush ve Savunma Bakanı Rumsfeld'e yönelik sert eleştirileriler yöneltiyor. İlk ABD bombardımanın başlamasının ardından basının karşısına çıkan Essahaf, ABD Başkanı Bush için "uluslararası haydutlar çetesinin lideri" ifadesini kullandı. Irak'ta savaşan İngiliz ve ABD askerleri için "cani" ve "kiralık asker" benzetmesini yapan Essahaf, "Bush'un dedeleri mağaralarda yaşarken, biz Irak'ta medeniyetler kuruyorduk" dedi. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e sert eleştiriler yönelten Essahaf, "Katil Rumsfeld, müzeye dönüştürülen Ezzuhur Sarayı ile barış sarayı olarak adlandırılan konuk evinin imha edilmesini emretmiştir. Bunlar askeri tesisler midir?" diye sordu. Rumsfeld'in, "ABD yöneticilerinin en kötüsü olduğunu" söyleyen Essahaf, "Irak topraklarına saldırıyor, sonra da savunma yaptıklarını söylüyor. Ona Irak içinde nasıl savunma yapılacağını göstereceğiz" dedi. Aşağılık adamlar televizyon merkezimize 5 tane füze gönderdi. Bu da o füzelerden birinin motoru. Füzelerden birini vurduk, bazıları patlamadı. Askerler de siyasetçileri gibi davranıyor.
|
|
Oscar
gecesinde Bush'a protesto
(25
mart 2003 tarihli Özgür Politika'dan kısaltma)
Oscar ödüllerinde Amerika'daki silah kültürünü eleştiren filmiyle en iyi belgesel ödülüne layık görülen Amerikalı sinemacı Michael Moore, ödülünü aldıktan sonra belgesel dalında aday olan diğer sinemacıları da sahneye davet etti ve ABD Başkanı George W. Bush'u sert bir dille eleştirdi. Ödülünü aldıktan sonra belgesel dalında aday olan diğer sinemacıları da sahneye davet eden Moore, ABD Başkanı Bush'u "Uyduruk başkan, biz savaşa karşıyız" diye sert bir dille eleştirdi.
Belgesel ödülüne layık görülen
Amerikalı sinemacı Michael Moore, ABD Başkanı
George Bush'un, uydurma gerekçelerle kendilerini savaşa soktuğunu
belirterek, "Biz uydurma olmayan şeyleri seviyoruz. Şimdi
uydurma bir zamanda yaşıyoruz. Uydurma bir seçim sonucu
uydurma bir başkan seçildi. Bizi uyduruk nedenlerle savaşa
gönderen bir adam var." dedi. Moore sözlerini haykırarak,
"Yazık
sana Mr. Bush. Bu savaşa karşıyız, Mr. Bush
utanmalısın"
dedi
ve alkışlayanlar ve karşı çıkanların yoğun
tepkileri altında sahneden indi. Daha sonra yaptığı
konuşmada "Herkes benim ödülü kazandığım takdirde sahneye çıkıp, bildik teşekkür konuşmasını
yapmayacağımı biliyordu" diyen Moore, "Ben
bir Amerikan vatandaşıyım ve bu binaya girince de
vatandaşlığımı yitirmiyorum. Filmimde
kafamdan ne geçiyorsa söyledim, burada da söylemem kadar doğal
birşey olamazdı" sözleriyle açıklamasına
devam etti. |
|
Irak'ın
bitmeyen çilesi
(30.03.2003 tarihli
Sabah'tan) Körfez Krizi'nden beri belini doğrultamayan Irak, 127 milyar dolarlık dış borcu ve bekleyen 57.2 milyar dolarlıkanlaşmalarıyla yeni bir krize doğru sürükleniyor Koalİsyon güçlerinin Irak'ın özgürlüğü için bölgeye yağdırdığı milyonlarca bomba, bir taraftan küçük çocukları ailelerinden ayırırken, otoriter rejim nedeniyle çöken ekonomisinin canlandırılması hayallerini de suya düşürüyor. Barışın kazanması ve savaşın kirli yüzünün hafızalardan silinmesi için koalisyon güçlerinin ülkeyi kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke haline getirmesi gerekiyor. Ancak Batılı devletler ve uluslararası kuruluşların Irak ekonomisi hakkında pek bilgileri yok. IMF, Irak için son değerlendirmesini tam 20 yıl önce yapmış. Dünya Bankası ise Irak'a krediyi 1973'te kesmiş. Irak'ı kaderine terkeden kuruluşlar bugünkü durumundan sorumlu tutuluyor. 1970'li yıllardaki petrol gelirleri ile yabancılara para ödeyerek altyapı problemlerini gideren Irak hükümeti, bu sayede ülkedeki yaşam standartını da yükseltti. Ancak bütün kazanımlar uzun süren İran savaşıyla yok olup gitti. Petrol ihracatı durdu ve ülke tekrar yoksulluğun pençesine düştü. Petrol ihracatının durmasıyla yoksullaşan Irak kemer sıkma politikasını benimseyerek, IMF ile bir anlaşma imzaladı. HALK FAKİRLEŞTİ IMF anlaşması Irak için hüsranla bitti. Irak'ta yolsuzlukların artması IMF anlaşmasının işlerliğini ortadan kaldırdı. Körfez Savaşı da bu kötü gidişatın tuzu biberi oldu. Kuveyt'in işgaliyle birlikte kişi başına düşen milli gelir yoksulluk sınırına indi. Irak ekonomisinin büyüklüğü 28 milyar dolara kadar geriledi. Petrolden gelen 15-16 milyar dolarlık paranın çoğunluğu halkı doyurabilmek için uygulanan "yiyecek için petrol" programına gidiyor. Kalan para ise Saddam'a yakın kişilere paylaştırılıyor. Koalisyon güçlerinin ilk hedefi petrol gelirlerini 1970'lerdeki seviyeye çekerek bölgede açlıkla mücadele eden halkı doyurabilmek ve kalan parayı da yatırıma ayırmak olmalı. Yetkililer, Irak'ı düzlüğe çıkarmak için petrol gelirlerinin yetmeyeceğini belirtiyor ve ekliyor "Irak'a tarım yok. Ülkeye 1982 yılından beri gerçek bir yabancı sermaye gelmiyor. Bankacılık sistemi çökmüş durumda." Irak'ta dış borç 130 milyar dolara kadar ulaştı. Bu rakam GSMH'den 4 kat fazla. En büyük borçlu olduğu ülkeler ise Orta Doğu'da. Ayrıca ülkede askıya alınmış 57 milyar dolarlık anlaşmalar bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu da Rus firmalarına ait. Şimdi Irak'ta yeniden yapılandırma çalışmalarını üstlenen ABD'ye izleyeceği yollar gösteriliyor. Eğer petrolden ilk yılda 20 milyar dolar gibi bir gelir elde edilirse onarım çalışmaları için ayrılan ödenekler de ortadan kalkacak. Böylece zamanla borçlar azalacak ve ülkeye de daha fazla yatırımcı gelecek. Ülkedeki diğer bir problem ise para biriminde yaşınıyor. 1983'te bir dinar 3 dolar kadarken, şimdi 1 dolar 2.700 dinara eşitlendi. Enflasyon yüzde 60-100'lerde seyrediyor. Irak'ta bir kişinin maaşı ise 40-50 dolar arasında değişiyor. Analistler, bu düzenin ortadan kaldırılması için rüşvetçi liderlerin yönetimden ellerinin çekilmesi gerektiğini belirtiyor. |