Farklı bölümlerden oluşan aşağıdaki göreceli uzun metin aslında 2003 yılı içinde çok daha büyük bir bütünün parçası olarak kaleme alınmıştır. Fakat araya giren diğer işler nedeniyle unutulup basılmamıştır. Metni, günümüzdeki yeni bilgilerle birmiktar zenginleştirerek Sinbat'a yerleştiriyorum... Önce metnin birinci bölümünü yerleştiriyorum. Yarın ikinci bölümünü yerleştireceğim ve ardından sırasıyla diğer bölümler gelecekler. Birbirleri ile bağlantılı olmakla birlikte her bölüm ayrı bir yazı olarak okunabilir.- Yusuf Küpeli, 13 Nisan 2007

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin askeri gücü, toprakları dışındaki askeri üsleri, yayılması ve dünya egemenliği düşleri üzerine notlar

 

1- ABD’nin askeri gücü, yayılması, askeri harcamaları ve yeniden kışkırtılan silahlanma yarışı üzerine bazı genel bilgiler

İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle birlikte İngiliz Emperyalizmi’nin boşluğu, ABD’nin ekonomik ve askeri hegemonyası ile doldurulmuştur. Savaşın hemen ardından ABD, 100 kadar ülke ve alanda, tüm kıtalarda ve bu kıtaların arasındaki adalarda, Antartika’dan Kuzey Kutbu’na dek ulaşan en geniş coğrafyada, 2000 üs alanına yerleştirilmiştir. (Monthly Review, by The Editors, U.S. Military Bases and Empire,  www.monthlyreview.org/03.02editr.htm). Yine Monthly Review’e göre ABD, bu üs alanlarında, 30 bini aşkın tesisten oluşan ve dünyanın hiçbir döneminde görülmemiş olan bir askeri denetim ağı oluşturmuştur... ABD nin günümüzdeki konumuna karşın, “üzerinde güneş batmayan” İngiliz İmparatorluğu, en güçlü dönemlerinde bile sadece 35’i aşkın kolonisi konumundaki ülkede askeri üs ağına sahipti ve özellikle deniz geçitlerini denetleyerek egemenliğini sürdürmektedir. (Monthly Review, by The Editors, U.S. Military Bases and Empire, www.monthlyreview.org/03.02editr.htm). devamına ulaşmak için tıkla

 

2- Rio Paktı, ABD’nin Latin Amerika üsleri ve Latin Amerika’yı sömüren ticari bağlar üzerine bazı notlar

II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından, -NATO’dan önce- ABD yönetiminin şekillenmesine öncülük ettiği asıl büyük karşılıklı askeri anlaşma, 2 eylül 1947 günü imzalanan Intern-American Reiprocal Assistance Treaty (Amerika içi ikili karşılıklı dayanışma anlaşması) adlı birliktir. Rio de Janeiro’da imzalanmış olması nedeniyle aynı anlaşma kısaca Rio Paktı olarakta anılmaktadır...

 

yarın:

3- ABD’nin Avrupa üsleri üzerine kısa notlar

 

bağlantılı metinler:

 

Yusuf Küpeli, Dünya imparatorluğu yolunda denizlerde egemenlik

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin toprakları dışındaki askeri üsleri: Kafkaslar

 

1. Kafkaslar, Şey Şamil, Çeçenler, Vahabiler, halklar vs.

2. politik gelişme ve ABD'nin bölgeye ilgisinin nedenleri üzerine genel bilgiler

3. Gürcistan'daki ABD

4. petrol şirketlerinin Azerbeycan'ı

a. kısa tarihi gelişme

b. petrol şirketleri, Azerbeycan, Laden'in kayınbiraderi, W. Bush

c. Aliyev hanedanı, Azerbeycan üzerine kızışan ABD- Rus rekabeti

5. Rusya'nın stratejik müttefiği Ermenistan

a. genel bilgiler

b. tarihi sürecin özeti

c. Ermenistan'ı kazanmaya çalışan ABD ve Rus- Ermeni bağlaşıklığı

6. ABD'nin artan ağırlığı, İran ve Rusya'nın arayışları, yükselen gerilim

 

Yusuf Küpeli, Bir ABD Deniz Piyade Subayının Mektubu ve Cibuti Gerçeği       

Mektubu yollayan subay daha birçok ayrıntıya değinmekte ve son olarak altını çize çize, “Bizlere, Camp Lemonier’e evsahibi milletin işgücünü sağlayan baş müteahhit Abdirahaman (Abdurrahman) Boreh, Osame bin Laden ile yakın arkadaş olarak ünlenmiştir.”, diye yazmaktadır. Subay, “ O, aynızamanda Cibuti Cumhurbaşkanı’nın arkadaşı ve bölgedeki en güçlü kişilerden biri.”, diyerek Abdurrahman Boreh ile ilgili anlatımını sürdürmektedir. Mektupta, Camp Lemonier’i inşaeden yerli işgücünün tamamının Brown and Root adlı şirket tarafından kiralandığı, aynı şirketin başında da ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in oturduğu ve bu şirketinde -yine- Abdurrahman Boreh tarafından teminedilen insanları kiralandığını açıklayan çok ilginç başka bilgilerde bulunmaktadır.

 

Per Matsson, ABD binlerce mahkumu gizli tutsakevlerinde izole ediyor

The New Zelland Herald’ın yazdığına göre, Tüm dünyadan yaklaşık 10 000 kişi gezegenimizin değişik köşelerindeki gizli ABD tutsakevlerinde ve sorgulama hücrelerinde bulunmaktadır. Bu kuraldışı gizli izalasyon merkezlerinin yapıları Irak’taki Abu- Garib (= Garibin veya fukaranın Babası) hapishanesinin benzeridir... Çok değerli gizli bilgileri kullandığını belirten aynı gazeteye göre, sözkonusu tutsakevlerinden önemli ve hassas olan bazılarının varlığından ABD Kongre üyeleri bile haberdar değillerdir... Abu- Garip tutsakevindeki cinsel tecavüz olaylarının istisna olmayıp, bir sorgulama yöntemi olarak sistematik biçimde uygulanmakta oldukları anlaşılmaktadır... İşkence yapmakla suçlanan yedi Amerikan askerinin hukuki temsilcileri ve aileleri ile yapılan görüşmeler, sözkonusu işkence uygulamalarının üst rütbeli komutanların emirleri ile yapıldığını ve + Yusuf Küpeli'nin notları

(bak: İnsan Hakları)

 

Yusuf Küpeli, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığı, işleri, planları, Irak, İran, Suriye, Türkiye ve Kürtler üzerine kısa bir analiz

Tekrarlamak gerekirse, birbirlerini dengeleyebilen güçlerin varlıkları üzerine oturtulan ABD’nin Ortadoğu politikası açısından, İran ve Suriye’nin hesabı görüldükten sonra sıra kaçınılmaz olarak Türkiye’ye gelmektedir. Zaten olası böyle bir gelişmenin ardından Türkiye, ABD açısından tüm stratejik öneminide yitirmiş olacaktır. Ve ayrıca, ABD’nin yıkmış olduğu Irak yönetimini daha önce İran’a karşı silahlandırıp kullanmış olduğunu hiç unutmamak gerekmektedir. bak: ABD- AB- Türkiye- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları + Direnen Irak

 

Yusuf Küpeli,  “Şer üçgeni”, İran, Irak, “Kuzey Kore”  

Orta Asya ve Hazar yöresini içine alan geniş alanda, doğuya, batıya ve güneye yönelik tam 25 adet petrol ve doğal gaz boru hattı projesi gerçekleşmiştir veya gerçekleşmek üzeredir.  bak: ABD- AB- Türkiye- 11 Eylül ve diğer konspirasyon yazıları

 

http://www.sinbad.nu/