|
Yusuf Küpeli,
Kuzey
steplerinin korkusuz suvarileri İskitler, Sarmatlar, ve torunları Alan
(Osset) halkı üzerine notlar
a-
Darius ve İskitler üzerine Herodotustan bir anlatım
(...)
İskitler, devasa Pers ordusunun karşısında savaş düzenine geçmişlerdir.
Savaş için yerler alındığı sırada, İskit süvarilerinin önünden bir
tavşan geçmiştir. Ve bunu gören süvariler, Pers ordusunun varlığını
unutup, tavşanın peşine düşmüşlerdir. İskit safları karışmış, eğlenceli
naralar yükselmeye başlamıştır... Darius, bu kargaşanın nedenini
sorduğunda, düşmanlarının tavşan avına çıktıklarını öğrenip şaşırmıştır.
Ve O, Darius, yanındaki arkadaşlarına şunları söylemiştir: Evet
arkadaşlar, bu adamlar bizleri gerçekten umursamıyorlar. Şimdi anlıyorum
ki Gobryas, onlardan gelen armağanları doğru yorumlamıştır. Artık
ben de onların anlamının bu olduğunu görüyorum. Şimdi bize buradan
kurtulmamızı sağlayacak akıllıca bir öğüt gerekiyor.
b-
Osset veya Alan halkının
kimliği ve tarihi üzerine kısa bilgiler
Tarihte
Alan olarak tanınan bu halkın yaşadığı yere günümüzde
Ossetya denmesi, bir Güney Kafkasya dili olan Gürcü
(Kartveli) dilinde onlara Ossi denmesinden
kaynaklanmaktadır... Değişik kaynaklarda olan bilgilerin ortak
yanlarının özetine göre, İskitler ile benzer Sarmatların doğu bölümünü
oluşturan ve Altay dilleri (türkçe ve yakın akraba diller)
konuşan aşiretlerle karışmış olan bu İrani göçebelere,
Alani, Alaunoi, ve Çin kaynaklarında
O-lan-na adları verilmiş. Aynı göçebelere, 800lü yıllardan
itibaren, As, Rus kaynaklarında Jasy ve
Gürcü dilinde ise Ossi denmiştir. Tarihi kayıtlara
göre, bu kayıtları tutanlar, sözkonusu halka önce Hazar Denizinin
kuzeyinde rastlamışlardır. Aynı halk daha sonra, İsayı izleyen ilk
yüzyılda, Roma İmparatorluğunun Kafkasya bölgesinde gözükmüştür. Hun
akınları ile ikiye ayrılan bu halkın bir bölümü, -barbar bir Germen
(Alman) kabilesi olan- Vandallar ile birlikte Batıya doğru
giderek İspanya üzerinden Kuzey Afrikaya geçip orada tarihten
silinmiştir. Doğuda kalan bölüm, ortaçağ içinde, Karadenizin
kuzeyindeki steplerde kaybolurken, Kafkaslara yerleşmiş olanlar
zamanımıza Ossetler olarak gelmişlerdir... Günümüzde
Hint-Avrupai diller içinde İrani bir dil konuşan, daha doğrusu bir Doğu
İran dili konuşan bu hayranlık uyandırıcı küçük halk hakkında,
nüfuslarına oranla çok fazla araştırma olduğu kaydedilmektedir...
c-
Kuzey ve Güney Ossetya üzerine
kısa bilgiler
(...) Kleist komutasındaki birlikler, 1942 Eylü
ayı başında, bir Kuzey Ossetya kenti olan ve bu küçük ülkenin
kuzeyinde bulunan Mozdok yakınlarında Terek Nehri
geçitlerini aşıp -petrol alanlarına ulaşmalarını sağlayacak- son darbeyi
vurmaya çalışırlarken, durdurulacaklardı. Nazi birlikleri, Osset
topraklarında, Terek Nehrinin güneyinde patinaj yapmaya
başlayacaklardı. Kasım 1942de Vladikavkaza (Ordzhonikidze)
giremeye çalışan Nazi güçleri, bu işi de başaramayacaklardı. Artık
Kafkasyada ilerlemeleri durdurulmuştu ama, Stalingradda kanlı savaşlar
sürüyordu... Alan-Osset halkı Nazilere geçit vermeyecekti...
II. Dünya Savaşının
başlangıcında -güneyi ve kuzeyi ile- toplam nüfusu 340 bin olan
Ossetya halkı, savaşa 89 900 asker ve subayla katılmıştı. Bunlardan
46 bini savaş sırasında canlarını yitirecekti. Savaşa katılanların 34
bin tanesi, yani savaşta sağ kalanların dörtte üçünden biraz fazlası, en
yüksek derecede Sovyet onuru anlamına gelen Sovyetler Birliği
Kahramanı madalyası ve ünvanıyla onurlandırılacaktı. Yine kendi
verdikleri bilgilere göre...
notlar:
-
Ordzhonikidze
-
Nagorno-Karabağ
-
savaşın kaderini berirleyen Stalingrad ve Kursk
muharebeleri
Kaynaklar:
|